Antik Yunanistan'ın en güçlü devlet adamlarından sayılan Perikles (MÖ 495-429), çocukluğunda Anaksagoras, Damon ve Zenon'dan aldığı derslerle iyi bir siyasetçi olarak yetiştirildi. Otuz yaşında siyasi hayata giren Perikles, MÖ 461 yılındaki seçimlerde demokrat kanattan hükümet başkanı (Arhon) seçildi ve MÖ 444 yılında muhalefeti ortadan kaldırıp, kendini devlet başkanı ilan etti. Atina'nın devlet başkanı olmasıyla, ülkede reformlar yapan Perikles, yeni yasalar çıkararak vergi yükünü zenginlerin üzerine kaydıran yeni bir sistem oluşturdu. Atina'yı yeni baştan imar ettirdi ve birçok yeni sanatsal ve mimari yapıt ile donattı ve Yunanistan'ın en ünlü bilginlerini Atina'ya topladı.
Macaristan’da bitmez denilen Orban dönemi bitti. Trump destekliyor, Putin desteğini esirgemiyor, sandıktan çıkamasa bile sandığı devirir, iktidarını teslim etmez diye düşünenler yanıldı. Macaristan’ın yeni başbakanı Peter Macar 199 sandalyelik parlamentonun 138 sandalyesini alarak Orban’a ağır bir yenilgi tattırdı. Hakkını yemeyelim, seçim sonuçlarının nereye gideceği üç aşağı beş yukarı belli olunca, Orban en azından rakibini kutlamayı başardı. Bundan sonra Orban’ın siyasi kariyeri devam eder mi? 138 sandalyenin anlamı meclisin 3’te 2 çoğunluğu; yani anayasa değiştirme imkânını Macar’a vermesi nedeniyle zor gözüküyor.
Pakistan’ın başkenti İslamabad’taki ABD-İran ateşkes görüşmelerinin geçen hafta sonu bir anlaşma ile sonuçlanmaması ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’na abluka altına alacağını ilan etmesi üzerine umutlar azalmıştı. Ancak, hafta içinde kalıcı bir ateşkes sağlanmasına yönelik görüşmeler etrafındaki artan iyimserlik piyasalara fazlasıyla olumlu yansıdı.
Para konusunda sık sık unuttuğumuz temel bir gerçek var: Para, ancak hepimizin aynı sistemi kullanmayı kabul etmemiz sayesinde işliyor.
İster Visa, ister SWIFT, ister merkez bankası parası olsun, finansın gücü her zaman ortak ağlardan gelmiştir. Ağ ne kadar büyükse, para o kadar kullanışlıdır. Bu nedenle Uluslararası Ödemeler Bankası'nın (BIS) son çalışma raporu dikkatimi çekti; çünkü kripto dünyasındaki en büyük varsayımlardan birine, yani merkeziyetsizliğin koordinasyonun yerini alabileceği varsayımına meydan okuyor.
Rebecca Solnit ile konuştuğumda yüzü gülüyor ve nedenini ilk başta anlayamıyorum. Yeni kitabı The Beginning Comes After the End: Notes on a World of Change (Başlangıç Sondan Sonra Gelir: Değişen Bir Dünyaya Dair Notlar), pragmatik bir iyimserlikle dolu, bu doğru. "Kendine gel, umutsuzluğu aklından bile geçirme," diyen bir tonla yazıyor. Ama gülümsemesinin nedeni bu değil; Andrew Mountbatten-Windsor’un (Prens Andrew) yeni tutuklanmış olması. "Birleşik Krallık neden ABD’nin yapması gerekenleri yapıyor? Neden şimdi? Vay canına!"
