Datça’da kamuya ait önemli bir alanın özelleştirme kapsamına alınması, kentte yeni bir gerilimi tetikledi. İskele Mahallesi’nde, halk arasında “eski hastane” olarak bilinen ve halen sağlık ocağı, adliye ile 112 Acil Merkezi’nin bulunduğu yaklaşık 5 bin metrekarelik alan için yapılan düzenleme tepkilere neden oldu.
Milattan Önce 7. Yüzyıl’da, Ege Denizi’nin güneyindeki iki büyük adadan Girit ne denli uygarlık merkeziyse, Rodos da o denli korsanların ana üssüydü; ada yüzyıllar boyunca korsanlarıyla denizcilere korku saldı. Rodos Şövalyeleri’nin (sonradan Malta Şövalyeleri) adayı ele geçirdikleri 14. Yüzyıl’dan sonra korsanlıklar biraz kontrol altına alınsa da, ticaret gemilerine zaman zaman önemli saldırılar yaşandı.
ABD-İsrail saldırganlığının 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı savaşta 40 gün sonra ateşkes ilan edildi. Aslında ateşkes ilan edildi ama savaş bitmedi. Emtia, hisse senedi ve diğer piyasalar sakinleşse de tüm dünyanın gözleri Hürmüz Boğazı'nın üzerinde... İran, dünyanın enerji belkemiği haline gelen Hürmüz'ün silahlardan, füzelerden daha etkili olduğunu anlamış durumda ve çok iyi bir koz olarak kullanıyor.
Önümüzdeki hafta, kuşkusuz İran savaşı ile ilgili gelişmeler ve hassas ateşkesin akıbeti izlenecek. Türkiye cephesinde ise, önümüzdeki hafta Şubat ayı cari işlemler açığı ve Mart ayı bütçe açığı verileri önem kazanıyor. Dünyada ise, Çin'in birinci çeyrek yıla ait büyüme verisi ile dış ticaret ve dengesi ve özelikle ihracat rakamları öne çıkıyor.
İçinden geçmekte olduğumuz hafta fazlasıyla hareketliydi ve hareketli olmaya devam edeceği de kaçınılmaz. Haftanın son günü siz bu satırları okurken, büyük olasılıkla Pakistan’ın başkenti İslamabad’da İran ile ABD yıllar sonra ilk kez bir müzakere masasına oturacaklar. Müzakerelerden bir şey çıkar mı bilemiyoruz. Bilinmezliklerin neler olduğuna değinmeden, dilerseniz önce o heyecanlı Çarşamba gecesi ve öncesine dönerek olup biteni anlamaya çalışalım.
İran savaşıyla ilgili gelişmeler ve küresel ekonomiye yansımaları kaygıyla ve yakından izleniyor. ABD'nin İran'ın enerji altyapısını bombalaması ve İran'ın buna karşılık vermesi, Hürmüz'ün kapalı kalması kâbus senaryosunun devam etmesi demek. Veri tarafında ise, ABD'de Mart ayı enflasyonu ve Şubat ayına ait tüketim harcamaları, kişisel gelir ve harcamalar bekleniyor. Türkiye'de ise Merkez Bankası rezerv verileri yakından izlenecek.
2018'den bu yana bitmeyen ekonomik kriz, pandemi döneminde yaşanan kapanmalar ve ekonominin durması, Ukrayna savaşının getirdiği sıkıntılar ve şimdi de İran savaşı... Şu son birkaç yıldır; emekçiler, ücretliler, öğrenciler ve iş yapanların başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Haydut devletler ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı ve bir ayı geçen savaş belki de en şiddetlisi... Çünkü küresel ekonominin can damarı enerji; petrol ve doğal gaz ile ilgili... Ayrıca, petrolün yan ürünleri gübre, plastik, helyum gibi hammadelerde de sıkıntı yaşanıyor.
Bu akıllara durgunluk veren bir fikir: Her şirketin ayrı ayrı temsil edildiği ve ekonomideki değişimlere paralel olarak gerçekçi kararlar aldığı bir dünya ekonomi modeli. Bu şaşırtıcı karmaşıklığın içinden, benzeri görülmemiş bir netliğe sahip tahminler ortaya çıkacaktır. Bunlar dönüştürücü nitelikte olacaktır: Artık küresel finansal çöküşlere körü körüne sürüklenmek yok, artık hiçbir etki yaratamayan iklim politikaları yok.
