22 Mayıs 2026

Levent Gürses - Mutlak butlan piyasaları karıştırdı, ilk günde 6 milyar dolar gitti

levent-gurses-mutlak-butlan-piyasalari-karistirdi-ilk-gunde-6-milyar-dolar-gitti

Mutlak butlan piyasaları karıştırdı, ilk günde 6 milyar dolar gitti

Levent Gürses

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki CHP 38. Olağan Kurultayı’nı iptal etmesinin ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve iadesine hükmederken Özel ile parti yönetimini de tedbiren görevden uzaklaştırmasının ardından piyasalarda sert hareketler yaşandı. 22 Mayıs Perşembe günü mutlak butlan kararından sonra borsa çakıldı. Borsa İstanbul’un BIST 100 endeksi günü yüzde 6,05 değer kaybıyla 13.163,88 puandan kapattı.

Sektörel bazda en sert düşüş bankacılık endeksinde yaşandı. BIST Banka Endeksi yüzde 8,63 oranında eriyerek 14 bin 947 puana geriledi. Akbank ve Yapı Kredi hisselerindeki düşüş yüzde 9,90 seviyelerini aşarak taban fiyatlamaya yaklaştı. Holding hisselerinde de satışlar yoğunlaştı. En yüksek işlem hacmi Türk Hava Yolları ve ASTOR hisselerinde gerçekleşti.

 

Dövize fren için kamu bankaları 6 milyar dolar sattı

Sadece borsa değil, döviz piyasalarında da set hareketler oldu. Oluşan talebe karşın döviz fiyatlarının yükselmesini önlemek için milyarlarca dolarlık müdahale geldi. Bloomberg Ajansı, kararın hemen ardından Türk kamu bankalarının liradaki değer kaybını sınırlamak amacıyla piyasaya yaklaşık 6 milyar dolar sattığını yazdı. Haberde, işlemler hakkında bilgi sahibi olan yatırımcılara dayanılarak satışların yaklaşık yarısının mahkeme kararının ardından gerçekleştiği aktarıldı.

Yatırımcılar, döviz satışlarının ilk saatlerdeki yoğunluğunun gün içinde hız kestiğini ancak başlangıçta oldukça sert bir müdahale gerçekleştirildiğini aktardı. Piyasa aktörleri, lira üzerindeki baskının artmasıyla kamu bankalarının döviz arzını yükselttiğini değerlendiriyor.

 

Türkiye’nin risk primi 19 baz puan yükseldi

Karar, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerini gösteren göstergelerde de hareketlenmeye yol açtı. Türkiye’nin 5 yıllık risk primi olarak bilinen CDS, 19 baz puan artışla 260 baz puana yükseldi. Türkiye’nin 5 yıl vadeli dolar cinsi eurobond faizi 24 baz puan yükselerek yüzde 6,87’ye çıktı.

 

Haftanın önemli gelişmeleri şu yönde oldu:

 

Bütçe faize giden kaynak eğitim, sağlık harcamalarının çok ötesinde

Bütçe yılın ilk 4 ayında faiz yükü altında ezildikçe ezildi. Ocak-Nisan döneminde bütçe, 758,8 milyar TL açık verirken Hazine’nin kasasına giren her 100 liralık verginin 26 lirası faize gitti. Faiz, sosyal harcamaları yine geçti. Birgün gazetesinden Havva Gümüşkaya, faiz giderlerinin bütçedeki yükünü hesapladı.

Nisan ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 524,9 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 186,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Nisan ayında bütçe açığı 338,7 milyar TL oldu, 257,6 milyar liralık kaynak faiz harcamalarına aktarıldı.

Yılın ilk dört ayında ise merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 950,3 milyar TL, bütçe gelirleri 5 trilyon 191,5 milyar TL oldu, bütçe 758,8 milyar TL açık verdi. Bu dönemde faiz harcamalarına aktarılan tutar 1 trilyon 133,7 milyar lira oldu. Böylece ilk dört ayda günde ortalama 9,45 milyar TL faiz gideri için harcandı.

Faize ayrılan kaynak, kamunun sosyal ve kamusal hizmet harcamalarının önüne geçti. Nisan itibarıyla sağlık hizmetleri için yapılan 475,1 milyar TL, eğitim hizmetleri için 658,8 milyar liralık harcama, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlaşmaya 526,9 milyar liralık harcama, faize aktarılan 1 trilyon 133,7 milyar liranın gerisinde kaldı.

 

OECD: Vergi terazisi iyice bozuldu, ücretliler sürekli kaybediyor

OECD’nin Ücretlerin Vergilendirilmesi 2026 Raporu’na göre ülkede ücretler üzerindeki vergi yükü ağırlaştı. Emeğiyle geçinenlerin ücretlerindeki vergi yükü OECD ortalamasının üzerinde seyrediyor. Ortalama ücretle çalışan bekar bir işçinin ücreti üzerindeki vergi yükünü ifade eden için toplam vergi takozu, 2025 yılında yüzde 40,3 olarak gerçekleşti. Bu oran 2024 yılında 0,76 puan daha azdı. OECD genelinde bekar ve çocuksuz bir işçinin vergi takozu, ortalama yüzde 35,1 olarak hesaplandı.

Birgün'ün analizine göre, OECD verilerine göre Türkiye’de vergi gelirlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 24’e yükselerek son 4 yılın zirvesine ulaştı. Türkiye’nin toplam vergi yükü yüzde 34 olan OECD ortalamasının altında, ancak vergi adaletini simgeleyen KDV ve ÖTV benzeri dolaylı vergiler toplam gelirlerin yüzde 62,2’sini oluşturarak yüzde 45,3’lük OECD ortalamasına açık ara fark attı. OECD, kurumlar vergisinin 2022’de yüzde 16,1 olan oranının yüzde 8,6’ya gerilediğini ortaya koydu.

 

Maaş verileri; Ciddi farkla Avrupa sonuncusuyuz

OECD ülkeleri arasındaki maaşların incelendiği bir rapora göre, Türkiye yıllık brüt maaş ortalamasında listenin en sonunda yer alırken, İsviçre, Türkiye'den yaklaşık 89 bin Euro farkla birinci sırada yer aldı.

İsviçre'de bir kişinin yıllık ortalama brüt maaşı 107 bin 487 avroyken, Türkiye'de bir kişinin ortalama yıllık brüt maaşı 18 bin 590 avroda kaldı. Türkiye ile İsviçre arasındaki maaş farkı ise 88 bin 897 avro olarak hesaplandı.

Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden sayılan Almanya ve İngiltere ise 7. ve 8. sıralarda yer aldı. Almanya'da bir yıllık ortalama brüt maaş 66 bin 700 avro olarak ölçülürken, İngiltere’de yıllık ortalama brüt maaş 65 bin 340 avro olarak ölçüldü.

 

Merkez Bankası anketinde enflasyon beklentisi %28,94'e çıktı.

Merkez Bankası Mayıs ayına ilişkin piyasa katılımcıları anketini yayımladı. Geçen ay yüzde 1,82 olan Mayıs ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 1,89'a çıktı. Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi ise yüzde 27,53'ten yüzde 28,94'e yükseldi.

TÜFE'de artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 23,39'dan yüzde 23,82’ye, 24 ay sonrası için ise yüzde 18,02'den yüzde 18,43’e yükseldi.

Yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,2285'ten 51,5711'e, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi de 53,6195'ten 54,6923'e çıktı. Bir önceki anket döneminde 44,3 milyar dolar olan yılsonu cari işlemler açığı beklentisi, bu dönemde 47,8 milyar dolara, gelecek yıl için de 39,8 milyar dolardan 41,6 milyar dolara yükseldi. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış beklentisi yüzde 3,5'ten yüzde 3,3'e gerilerken, gelecek yıl için beklenti yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı.

Ankette TCMB'nin politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37, ikinci toplantı beklentisi yüzde 37 ve üçüncü toplantı beklentisi ise yüzde 35,99 oldu. 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 30,22'ye yükseldi.

 

Dev bankadan yılsonu dolar/TL tahmini

İngiltere merkezli HSBC, yıl sonuna ilişkin dolar/TL tahminini yukarı yönlü revize ederek 48’den 50’ye yükseltti. Güncellemenin nedeni olarak yüksek seyreden enflasyon ve genişleyen cari açık gösterildi. Ekonomim gazetesinin haberine göre banka, ilk dört aydaki güçlü enflasyon görünümünün mevcut kur politikası üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.

Rapora göre, 2026 yılının ilk dört ayında enflasyonun yüzde 14,6 oranında artış göstermesi, mevcut döviz politikası üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

 

Açlık sınırı 35 bin liraya dayandı

Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Mayıs 2026 dönemine ait açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı; açlık sınırı 35 bin liraya dayandı, günlük mutfak masrafı bin 160 lira oldu.

Hesaplamalara göre dört kişilik bir hanenin aylık gıda masrafı 34 bin 808 TL'yi bulurken, toplam yoksulluk sınırı ise 114 bin 348 TL olarak gerçekleşti.

 

Gerçek işsizlik arttı, istihdam geriledi

TÜİK 2026 yılı 1. Çeyrek İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Gerçek işsizlik olarak tanımlanan atıl işgücü oranı yüzde 30,4'e yükselirken istihdam edilenlerin sayısı 301 bin kişi azaldı. Yılın ilk çeyreğinde mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 8,2 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 301 bin kişi azalarak 32 milyon 221 bin kişi, istihdam oranı ise 0,5 puanlık azalış ile %48,3 oldu. Bu oran erkeklerde %65,7 iken kadınlarda %31,3 olarak gerçekleşti. İşgücü, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 353 bin kişi azalarak 35 milyon 116 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puanlık azalış ile %52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,5, kadınlarda ise %35,2 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek %15,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,6, kadınlarda ise %20,4 olarak tahmin edildi.

 

Karahan'a göre, krizin nedeni "tüketim iştahı"

Merkez Bankası sosyal medya hesabından Enflasyon Raporu 2026-II kapsamında Başkan Fatih Karahan’ın açıklamalarındaki enflasyona yönelik kısmı yeniden paylaştı. Karahan, dezenflasyon sürecinin maliyetinin zaman zaman tartışıldığını, ancak enflasyonun maliyetinin çok daha yüksek olduğunu ifade etti. Tasarrufların yüksek enflasyon ortamında düştüğünü kaydeden Karahan, yine vatandaşı işaret ederek krizi "tüketim iştahına" bağladı.

Yüksek enflasyonun gelir dağılımında bozulmaya yol açtığını belirten Karahan, yüksek enflasyon ortamında birikimlerin "yastık altında" kaldığını, dolarizasyonun arttığını ve bunun finansal sistemin gücünü zayıflattığını ifade etti. Bu durumun Merkez Bankası rezervlerini olumsuz etkilediğini ve ekonomiyi dış şoklara karşı daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.

 

Yoksullukla mücadelede rakam sürekli artıyor

Yoksullukla Mücadele kaleminden yapılan harcama, Nisan 2026 itibarıyla zirveye ulaştı. Merkezi yönetim bütçesinden yoksullukla mücadele kapsamında 2026 yılının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında kullanılan toplam kaynak, 145 milyar 25 milyon TL'ye ulaştı. 

Birgün gazetesinden Mustafa Bildircin'in haberine göre, her geçen gün daha da derinleşen ekonomik kriz, on milyonlarca yurttaşı sosyal yardıma muhtaç hale getirdi. Ekonomik krizin giderek derinleştiği 2025 yılında, “Yoksullukla mücadele” adı altında yapılan kamu harcaması, 359 milyar 184 milyon TL olarak gerçekleşti. 2024'te ise 166 milyar 378 milyon liraydı. Bu yılın ilk dört ayında ise söz konusu rakam şimdiden 145 milyar 25 milyon TL oldu.

 

Varlık barışında geri adım beklenirken kapsamı genişletildi

Meclis'te görüşülen varlık barışının kapsamı genişletildi. Böylece girişim sermayesi yatırım fonu da varlık barışı kapsamına alındı. Düzenlemeye AKP’nin son dakika önergesiyle girişim sermayesi yatırım fonları da dahil edildi. Böylece kaynağı bildirilen varlıkların yalnızca banka ve devlet tahvili gibi alanlarda değil, girişim sermayesi yatırım fonları içinde de değerlendirilebilmesinin önü açıldı. Kaynağı tartışmalı paranın ülkeye girmesine kamuoyu ve milletvekilleri tepki göstermişti.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan vergi düzenlemesiyle “varlık barışı” uygulaması 31 Temmuz 2027’ye kadar uzatıldı, SGK ve kamu borçları için taksit süresi de 72 aya çıkarıldı.

 

Ceza bütçesi şişti, trafikte yıllık hedef 4 ayda aşıldı

Dört ayda 78,5 milyar liralık trafik cezası kesilerek yıllık hedef aşıldı. Trafik cezalarının 26,8 milyar lirası tahsil edildi. Ocak-Nisan’da Hazine’nin kasasına giren 100 liralık para cezasının 29’u trafik cezalarından geldi. Vergi cezasında tahsilat oranı yüzde 6,7’de kaldı.

 

"Daha kırılgan ve daha yoksul bir dengeye doğru..."

Birgün gazetesi yazarı Güldem Atbay, "Enerji şokuyla Kral çıplak!" başlıklı yazısında, Türkiye'nin artık yalnızca yüksek enflasyon yaşayan bir ekonomi olmadığını aynı zamanda yönünü kaybettiğini vurgulayarak, "Enerji şokuyla birlikte bozulan dış denge, büyüyen bütçe açığı, yüksek faiz baskısı ve sıkışan sanayi yapısı bize tek bir şeyi söylüyor: Mevcut ekonomi yönetimi Türkiye’yi daha iyi bir dengeye değil, daha kırılgan ve daha yoksul bir dengeye sürüklüyor" dedi.

Atabay, "Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine yerleşmesi Türkiye açısından artan cari açık, bütçe açığı ve enflasyon baskısının yeniden büyümesi, TL politikasının zorlanması demek. Nitekim cari işlemler dengesi şimdiden alarm verdi. 12 aylık cari açık yeniden 40 milyar dolara yaklaşırken, enerji ve altın hariç çekirdek dengede de ciddi bozulma var. Bu çok kritik. Çünkü sorun yalnızca pahalı enerji değil; üretim yapısının ithalata bağımlılığı ve ekonominin döviz yaratma kapasitesindeki zayıflık. Yani Türkiye ekonomisi büyümese bile döviz açığı üretiyor. Daha da önemlisi, bu açık çok kırılgan finansmanla çevriliyor. Yabancı sermaye çıkışları hızlanırken rezervler yeniden eriyor. Jeopolitik risk arttığında, sıcak paraya dayalı ekonomi modelinin ne kadar kırılgan olduğu bir kez daha görünür hâlde" diye yazdı.

 

110 doların üzerine çıkan Brent petrol hafta sonuna doğru gevşedi

Petrol fiyatları İran savaşıyla ilgili gelişmelere bağlı olarak dalgalanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile olası bir anlaşma konusunda "bazı cesaret verici işaretler" olduğunu belirterek, İranlı yetkililerin Washington'ın son teklifini incelediğini ve Pakistanlı arabulucuların Tahran'ı ziyaret etmesinin beklendiğini söyledi. Hafta başında varili 112 dolara kadar çıkan Brent petrolün Perşembe günü 102,60 dolara inmesine neden olmuştu.

Ancak, bu yüzde 4'lük düşüşün ardından Cuma sabahı, İran'ın Yüksek Liderinin ülkenin zenginleştirilmiş uranyum rezervlerinin İran içinde kalması emrini verdiği yönündeki haberlerle, Brent petrol vadeli işlemleri Cuma günü varil başına 104 dolara doğru yükseldi.

 

Hürmüz Boğazı küresel ekonominin en kritik noktası oldu

Bu durum, Tahran'ın nükleer programının ortadan kaldırılmasının ABD'nin temel taleplerinden biri olması nedeniyle devam eden barış görüşmelerini karmaşıklaştırdı. İran'ın ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiği üzerindeki kontrolünü resmileştirecek kalıcı bir geçiş ücreti sistemi için Umman ile bir çerçeve üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Ancak Başkan Donald Trump, su yolunun açık, ücretsiz ve geçiş ücreti alınmadan kalması gerektiğinde ısrar ederek bu öneriyi reddetti.

Bölgedeki baskıyı artıran bir diğer gelişme ise ABD donanmasının İran limanlarına uyguladığı abluka oldu. Bu nedenle İran’ın Hark Adası petrol terminali en az 10 gündür faaliyet dışı kaldı. Bu durum Tahran’ın petrol gelirlerini keserken piyasadan milyonlarca varil petrol çekilmesine yol açtı.

 

Otomotivde üretim de ihracat da geriledi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, yılın ilk 4 ayında toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 azalarak 448 bin 428 oldu. Otomobil üretimi ise yüzde 15 gerileyerek 250 bin 276 oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 455 bin 526’yı buldu. Ocak-Nisan döneminde ticari araç grubunda üretim, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17, ağır ticari araç grubunda yüzde 20, hafif ticari araç grubunda ise yüzde 17 arttı.

Otomotiv ihracatı da 4 ayda geçen yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 9 gerileyerek 300 bin 718 olarak kayıtlara geçti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre, aynı dönemde otomobil ihracatı yüzde 3 azalarak 3,5 milyar dolar oldu.

 

Domatesin yoksulluğu artıran fiyat öyküsü

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, markette kilosu 169,95 TL’ye çıkan domates üzerinden artan gıda enflasyonuna dikkat çekti. Üretici maliyetleri, enerji fiyatları ve alım gücündeki düşüşü değerlendiren Genç, “Domates artık lüks hale geldiyse ekonomi politikaları iflas etmiştir” dedi.

Bir domatesin ağırlığının ortalama 96 gram, tanesinin fiyatının ise 16,32 TL olduğunu söyleyen Genç, "Artık vatandaş pazarda, markette kilo hesabı yapamıyor, tane hesabı yapıyor. Domatesin tanesi 16 lirayı geçmişse, burada sadece sebze fiyatından değil, çöken bir alım gücünden söz ediyoruz" dedi.

Genç, domatesteki fiyat artışının yalnızca raf etiketiyle sınırlı olmadığını söyleyerek 2025 yılında Türkiye’de domates üretimi 14 milyon 617 bin tondan 13 milyon 500 bin tona gerilediğini, yıllık düşüş yüzde 7,6 olduğunu belirtti.

Genç, TZOB’un Nisan 2026 değerlendirmesine göre üretici-market fiyat farkı bazı ürünlerde yüzde 393,7’ye kadar çıktığını, markette 40 ürünün 18’inde fiyat artışı yaşandığını ifade etti.

 

Her 5 gençten 1’i okula gitmiyor

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) “Eğitim ve Öğretimden Erken Ayrılanlar” raporuna göre, Türkiye’deki yaklaşık 1,3 milyon genç okuldan koptu. Eurostat'ın verilerine göre, Türkiye’de gençlerin eğitim sisteminden erken kopuş oranı Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde seyretti. Buna göre 18-24 yaş grubunda eğitimden erken ayrılma oranı 2025 yılında yüzde 17,9 oldu.

Buna göre yaklaşık 1 milyon 350 bin genç, liseyi tamamlamadan eğitim hayatını sonlandırdı. Türkiye’deki yüzde 17,9’luk oran, yaklaşık her 5 gençten 1’inin eğitim sisteminden erken ayrıldığını ortaya koyarken, AB genelinde bu oran 11 gençten 1’i olarak kaydedildi.

Rapor, en fazla ortaokul düzeyinde eğitim almış ve son dört hafta içinde herhangi bir eğitim veya mesleki öğretim programına katılmamış 18-24 yaş grubunu kapsarken, Türkiye Avrupa’daki ülkelere kıyasla en yüksek eğitimden kopuş oranına sahip ülke oldu.

Türkiye’yi yüzde 15,5 ile Romanya, yüzde 13,1 ile Almanya ve yüzde 12,8 ile İspanya takip etti. Avrupa Birliği (AB) ortalaması ise yüzde 9,1. Hırvatistan yüzde 2,1 ve Yunanistan’da yüzde 3 ile en düşük orana sahip ülkeler.

 

Suudiler, Türk akaryakıt devine ortak oluyor

Dünyanın en büyük petrol üreticisi şirketi olan Suudi Arabistan'ın kamu şirketi Saudi Aramco'nun Türkiye'de akaryakıt yatırımı planladığı ortaya çıktı. Şirketin Türkiye'nin akaryakıt devlerinden TotalEnergies ile görüştüğü aktarıldı. Gazeteci Olcay Aydilek, Türkiye'de binlerce akaryakıt istasyonu bulunan TotalEnergies'in çatı şirketi olan OYAK'ın Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Doğan ile görüştüğünü belirterek, "Telefon görüşmemizde Saudi Aramco ile ortaklık için görüştüklerini söyledi" diye yazdı.

 

İstikbal Mobilya'nın yeni sahibi Paşalı Group oldu

Türkiye’nin köklü mobilya markalarından İstikbal Mobilya’nın satış süreci tamamlandı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından düzenlenen ihale sonucunda şirket, Paşalı Grup’un bünyesine geçti. Son gerçekleştirilen ihalede ise şirketin değeri yaklaşık 4 milyar TL artarak 16 milyar 500 milyon TL seviyesine ulaştı.

1978 yılında inşaat sektörüyle faaliyetlerine başlayan Paşalı Grup, zaman içinde otomotiv, araç kiralama ve turizm alanlarında da büyüme kaydetti.İstikbal Mobilya’nın satın alınmasıyla birlikte Paşalı Grup, mobilya sektörüne de güçlü bir giriş yapmış oldu. 2005 yılında kurulan Avek Otomotiv, Almanya merkezli Volkswagen Grubu’nun bayilerinden biri ve Paşalı Grup, Avec bünyesinde Audi, Seat, Skoda, Cupra gibi markaların da İstanbul, Çanakkale ve İzmir genelinde yetkili satıcılığını ve servis hizmetlerini yürütüyor. 2016 yılında kurulan AVEC Rent a Car da büyük araç kiralama şirketlerinden biri haline geldi.

 

Uzmanlardan 'El Nino' uyarısı: Gıda fiyatlarında yeni dalga yaşanabilir

Temmuz ayında etkili olması beklenen El Nino hava olayının, küresel sıcaklık ve yağış düzenlerini değiştirerek tarım üretimini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, özellikle palm yağı, kakao, pamuk ve pirinç gibi ürünlerde yaşanabilecek üretim kayıplarının gıda fiyatlarında yeni bir dalgaya yol açabileceği uyarısı yaptı.

 

SpaceX halka arz yolunda, dev yatırım bankaları peşinde

Elon Musk’ın CEO’su olduğu SpaceX, halka arz için ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na başvurdu. Şirketin Nasdaq’ta “SPCX” koduyla işlem görmesi planlanırken, halka arz sürecinde Goldman Sachs, Morgan Stanley, JPMorgan ve Citigroup gibi dev yatırım bankalarının da yer aldığı açıklandı.

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.