Osman Şenkul - Mezopotamya'daki “temiz sayfa” benzeri yaygın tarım desteğine acil ihtiyaç var
Mezopotamya'daki “temiz sayfa” benzeri yaygın tarım desteğine acil ihtiyaç var
Osman Şenkul
Tarihçiler, Sümerlerin satın alma gücündeki değişiklikleri, binlerce çivi yazısı tabletine kaydedilmiş sabit değerler ve piyasa fiyatları aracılığıyla inceleyip, o dönemdeki gelişmeleri anlatıyor. Bu konuda en kapsamlı çalışmaları Çivi Yazısı Dijital Kütüphane Girişimi (The Cuneiform Digital Library Initiative - CDLI) yapıyor. Birleşik Krallık merkezli CDLI, MÖ 3350 civarında yazının başlangıcına tarihlenen çivi yazısı yazıtlarının biçim ve içeriğini internet üzerinden erişime açmak amacıyla, Asurologlar, müze küratörleri ve bilim tarihçilerinden oluşan uluslararası bir grubun çabalarını temsil ediyor.
Bir bölümü kamu ve özel koleksiyonlarda bulunan bu kalıntı tabletlerin sayısı 500.000'i aşıyor. Bunların 400.000'den fazlası CDLI tarafından elektronik ortamda kataloglandı. Çivi yazısı metinlerinin biçimini ve içeriğini çevrimiçi olarak erişime açan CDLI, eski Orta Doğu'nun zengin tarihi geleneğine yeni yollar açıyor. Araştırmacılar, müzeler ve ilgili kamuoyuyla yakın işbirliği içinde olan proje, ortak dünya mirasının en eski tanıkları olan bu yapıtların olağanüstü içeriğini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
CDLI tarafından ortaya konulan veriler, bölgede gıda ve gıdaya erişime ilişkin gelişmelerin, özellikle kuraklıklar, seller ve toprağın tuzlanmasının, ürün verimini önemli ölçüde düşürdüğünü gösteriyor. Hasat kayıpları sırasında gümüşün satın alma gücü dibe vuruyordu; bu da aynı miktarda tahıl satın almak için çok daha fazla gümüş gerektiği anlamına geliyordu.
Ayrıca, kara veya deniz ticaret yollarının kesintiye uğraması da, hammadde ve gıda tedarikinin şehirlere ulaşmasını engelliyordu. Akad İmparatorluğu'nun çöküşünü ve Kral Naram-Sin'in tanrılarla olan ilişkisini anlatan, MÖ 2000'lere tarihlenen ünlü bir Mezopotamya şiiri olan Agade'nin Laneti gibi tarihi kayıtlar, savaş ve kuraklık nedeniyle piyasa fiyatlarının patlamasından açıkça şikâyet ediyor. Antik Babil'den (MÖ 6. yüzyıldan 2. yüzyıla kadar) elde edilen uzun süreli fiyat verileri, Büyük İskender'in ölümünden sonra olduğu gibi, hükümetin çöküşü dönemlerinde arpa fiyatlarının keskin bir şekilde yükseldiğini ortaya koyuyor.
Fiyat şokları ve borç yükümlülükleri genel halk için çok aşırı hale geldiğinde, Lagashlı Enmetena gibi erken dönem Mezopotamya hükümdarları ve daha sonra Hammurabi gibi Babil kralları, periyodik borç silme uygulamalarına başvurdu. Bu kraliyet kararnameleri, tarımsal borçları sildi ve arazi müsaderesini geri aldı; ekonomik eşitsizlik ve şişirilmiş borç yükü yönetilemez hale geldiğinde, etkili bir şekilde eski bir sıfırlama düğmesi işlevi gördü.
Antik Mezopotamya'da enflasyon, özellikle arpa, hurma ve yün gibi temel malların fiyatlarındaki ani yükseliş şeklinde ortaya çıkıyordu ve genellikle şiddetli kuraklıklar, savaşlar, ablukalar veya ticaretin kesintiye uğraması tarafından tetikleniyordu. Modern bir Tüketici Fiyat Endeksi'ne sahip olmasalar da, Mezopotamyalılar arz ve talebe göre dalgalanan standartlaştırılmış döviz kurlarını kullanıyorlardı.
Enflasyon ve kötü hasatlar nedeniyle köylüler (genellikle gümüş veya arpanın yüksek fiyatına sabitlenmiş olan) kredilerini geri ödeyemez hale geldiklerinden, kırsal borçlar hızla artıyordu. Büyük çaplı toplumsal kargaşayı önlemek ve çiftçilerin topraklarını kaybetmemelerini veya köleleşmelerini engellemek için, Mezopotamya kralları zaman zaman “temiz sayfa” veya borç affı ilan ederdi. Hammurabi gibi hükümdarlar, işçi sınıfının isyan etmesini önlemek için tarımsal borçları sistematik olarak silerdi ve ekonomiyi fiilen sıfırlardı.
Massachusetts Institute of Technology (MIT) öğretim üyesi Prof. Dr. Peter Temin, Antik Mezopotamya’daki Sümer ve Babil dönemlerindeki tarımsal üretim ve temel gıda fiyatlarındaki değişimleri temel aldığı “Eski Babil’de Fiyat Davranışları” başlıklı makalesini, CDLI ekiplerinin çözümlediği tabletlerdeki verilere dayanarak hazırlayıp yayınladı.
Prof. Dr. Temin, makalesinde, antik Babil’den elde edilen ve MÖ 500’den MÖ 100’ün ötesine kadar uzanan, antik dünyanın en uzun süreli kesintisiz fiyat verilerini inceledi. Prof. Temin’in analizi, bölgede tarım ürünleri fiyatlarının, MÖ 323'te Büyük İskender'in ölümünden sonra keskin bir artış gösterdiğini, dönemin sonuna doğru ise daha kademeli bir artış sergilediğini ortaya koyuyor:
“Antik ekonomilerin yapısı, on yıllardır tartışma konusu olmuştur. Antik dönemle ilgili ekonomik verilerin kıtlığı, bu konudaki anlaşmazlıkları ve tartışmaları körüklemiştir. Bu nedenle, Alice Louise Slotsky’nin¹ günümüze ulaşan en uzun antik fiyat serisinin varlığını bildirmesi büyük bir sürpriz olarak karşılanmıştı. Bu makale, bu varsayılan fiyat serilerini, fiyatların doğasını anlamak ve antik Babil ekonomisi hakkında neyi işaret ettiklerini ortaya çıkarmak için fiyatların incelenmesi amacıyla tasarlanmış zaman serisi yöntemlerini kullanarak analiz ediyor.”
Alice Louise Slotsky, Babil matematiği ve Babil muhasebesi üzerine yaptığı çalışmalar ve Brown Üniversitesi'nde Akad dili üzerine verdiği popüler derslerle tanınan Amerikalı bir matematik tarihçisi ve Asurbilimciydi.
Prof. Dr. Peter Temin, makalesinin sonuç bölümünde, “Tüm bu gözlemleri bir araya getirdiğimde, iki sonuca varıyorum. İlk olarak, zaman serisi teknikleri kullanılarak bu fiyatların dikkatli bir şekilde incelenmesi, Slotsky’nin bu fiyatların piyasa fiyatları olduğu yönündeki savını doğrulamaktadır. Fiyatlar büyük ölçüde rastgele hareket etmiş ve zaman içinde değişkenlik göstermiştir. Bu tarım fiyatları, modern fiyatların rastgele yürüyüşü gibi hareket etmiş ve tüm mahsulleri etkileyen hava koşullarına tepki olarak birbirleriyle uyumlu bir şekilde değişmiştir” saptamasına yer veriyor ve ekliyor:
“Bu değişiklikler piyasa çerçevesi içinde açıkça anlaşılabilir; idari bir çerçeve içinde anlaşılması imkânsızdır. Bu nedenle, yazmanların işleyen piyasalarda belirlenen fiyatları kaydettiği sonucuna varıyorum. İkincisi, fiyatların seyri bize Milattan Önce Babil'deki ekonomik koşullar hakkında bilgi vermektedir. Fiyatlar büyük dalgalanmalar göstermiştir. İskender'in dönüşü ve ardından ölümü, para arzında ve dolayısıyla fiyatlarda büyük bir şoka yol açmış ve bu şok bir nesil veya daha uzun süre devam etmiştir.”
Buradan anlaşıldığına göre, “kademeli bir enflasyon” MÖ 300'den önceki yıllarda yaşanan ani fiyat artışının, sıradan insanlar için yarattığı kadar büyük bir sıkıntıya dönüşmüyordu. Bilim insanlarına göre, fiyatların temel ölçütü, gıdanın temeli sayılan “buğdayın fiyatı”ydı. Bu nedenle, buğday fiyatları, Babil fiyatlarıyla karşılaştırılabilir şekilde, yüzyıllar boyunca, düzenli bir şekilde belgelendi. Bir başka anlatımla, Babil fiyatları gibi, esas olarak tarımsal bir ekonomiden gelen tarım ürünlerinin fiyatlarıydı ve serbest piyasa koşullarında belirlenmiş olsalar da, tarih boyunca, başta buğday olmak üzere, tüm gıda fiyatlarında yüksek artışlara izin verilmiyordu; bunun için de, tüm antik dönemde görüldüğü gibi, özellikle tarım kesimi, çiftçiler destekleniyor ve gerekli görüldüğü zamanlar da borçları siliniyordu.
Tüm bunlar, o dönemlerde Asur, Sümer, Babil ve Hitit devletlerinin yer aldığı, bugün de “Dünya Gıda Enflasyonu Şampiyonluğu”na doğru ilerleyen Türkiye’nin bulunduğu Antik Mezopotamya topraklarında yaşandı. Bu yaşananlardan yüzlerce yıl sonra, sayıları 3 milyondan 2 milyona gerileyen çiftçilerin borçlarının ise 1,3 trilyon lirayı aştığı Türkiye’de, gıda fiyatlarını aşağıya çekecek yaygın bir tarım desteğine olan gereksinimin giderek daha çok öne çıktığı açıktır.
