Avrupa'nın temiz enerjiye geçişi, birbirini tamamlayan üç AB politika çerçevesinin temel direğidir: Enerji Birliği, Avrupa Yeşil Anlaşması ve REPowerEU. Bu çerçeveler, toplu olarak yönetişimi sağlar, hedefler belirler ve karbonsuzlaştırma, yenilenebilir enerjinin kullanımı ve enerji sisteminin dayanıklılığı için çabaları hızlandırır.
Haftanın önemli verileri arasında Türkiye'de işsizlik ve ödemeler dengesi var. Küresel ekonomide ise ABD Merkez Bankası'nın (FED) Çarşamba günü açıklayacağı faiz kararı merakla beklenecek. Büyük bir ihtimalle politika faiz oranlarında bir değişiklik olmayacak ancak sonrasındaki tartışmalar, gelişmeler de önemli... Euro bölgesi ve ülkelerde son çeyrek büyüme oranları da önem kazanıyor.
Gazeteler, televizyonlar bir ekonomik kriz sürecinde piyasalarda ve ekonominin birçok düzleminde neler olup bittiğini, binlerce haberle duyurur, yüzlerce yoruma yer verirler. Önemli olan, insanların kendi çevresinde olup bitenlerin ne anlama geldiğini, başkalarının da neler yaşadıklarını ve gelecekte neler olacağına ilişkin ipuçlarına ulaşmaktır. Kriz ekonomisidir asıl olan; herkesi kasıp kavururken, kimlerin yaşamlarını nasıl etkilediğini göstermektir bir ölçüde de…
Zor kelimedir barış. Herkes çok ister, bir türlü gerçekleştirilemez. İnanıp da uğrunda kendisini adanmışlık mertebesine getirenler, başlarına gelmedik sorunlarla boğuşmak zorunda kalırlar. Hele barışı getirmeye çalışanların arkalarında kötü bir sicil varsa, barışı getirmek isteyenlerin daha sonraki akıbetleri vatan hainliğine kadar gidebilir.
Dünkü blog yazısının devamı olarak, sosyal eşitsizlik tartışmasına bir çözüm var mı?b Aslında, birçok çözüm denendi, ancak hepsi de ölümcül kusurlara sahipti. Komünizm diktatörlüklere ve otokrasilere yol açtı; zenginlerden vergi alıp fakirlere vermek teoride kulağa hoş geliyor, ancak pratikte başarısız oluyor (İşçi Partisi iktidara geldiğinden beri İngiltere'yi terk eden milyonerlerin sayısına bakın); devlet yardımlarını artırmak da çözüm değildir, çünkü bu sadece istenmeyen kişileri çeker ve İngiltere'nin büyük bir göçmen nüfusu krizinden muzdarip olmasının nedenlerinin büyük bir kısmı budur; ve bu, Evrensel Temel Gelir (kısaca UBI) de değildir.
