Son yazımın başlığı aslında bu yazının da başlığı olabilirdi. Biraz erken davranıp kuruluşundan önce “Yeni Parti” başlığını atınca, kendimizi tekrarlamamak için eğerleri bol bir yazı yazmak elzem oldu. Son yazımı okuyan dostlarımın, okurlarımın en büyük merakı, Yeni Parti iktidara aday parti olur mu? Oy oranı ne olur? şeklinde.
Önümüzdeki hafta, TÜİK Temmuz ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Tüketici enflaüsyonun yüzde 32’nin altına inmesi beklenmiyor. Haziran’da aylık yüzde 0,99 olan tüketici enflasyon oranının Temmuz’da yüzde 2,1 olması bekleniyor. Yıllık oranın da Haziran’da yüzde 32,11’den yüzde 32,20’ye çıkacağı öngörülüyor.
Önümüzdeki haftanın en önemli gelişmesi ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz toplantısı olacak. Gerçi halen yüzde 3,75 olan politika faizinde bir değişim beklenmiyor, ama verilecek mesajlarda faiz artışı yönünü tercih edip etmeyeceği belirginleşecek. Türkiye'de ise Haziran ayına ait işsizlik verisi öne çıkıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in uygulamakta olduğu ve kamuoyunda "Şimşek Programı" olarak bilinen enflasyonla mücadele ve mali disiplin hedefleyen Ekonomi Programı geçen hafta üçüncü yılını doldurdu. Türkiye halen, yüzde 30'un altına inemeyen inatçı enflasyon ve yüzde 36,6 seviyesindeki gıda enflasyonu ile mücadele ediyor. Ekonomideki tüm kesimler ve ekonomistler, Şimşek programından şikâyetçi ve bir an önce bitirilmesini istiyor.
Antik Yunanistan'ın en güçlü devlet adamlarından sayılan Perikles MÖ 495 yılında doğdu ve MÖ 429’da öldü. Çocukluğunda Anaksagoras, Damon ve Zenon'dan ders alarak, öğretmenleri tarafından iyi bir siyasetçi olarak yetiştirildi. Otuz yaşında siyasi hayata girdi. MÖ 461 yılındaki seçimlerde demokrat kanattan Arhon (hükümet başkanı) seçildi. MÖ 444 yılında muhalefeti kaldırıp, kendini devlet başkanı ilan etti. Perikles, Atina devlet başkanı olmasıyla, ülkede reformlar yaptı. Yeni yasalar çıkararak, vergi yükünü varsılların üzerine kaydıran yeni bir sistem oluşturdu. Atina'yı yeni baştan imar ettirdi ve birçok yeni sanat ve mimari yapıt ile donattı. Atina'ya Yunanistan'ın en ünlü bilginlerini topladı.
Üniversitede bir yıl okuduktan sonra, 1968 yılında ekonomi bölümünü bırakmış olmama rağmen, hâlâ kamuoyu önünde ekonomi hakkında konuşmam istendiğinde, bu beni şaşırtıyor. Ancak bu ayın başlarında, Lizbon Sürdürülebilirlik Haftası kapsamında Católica Üniversitesi tarafından düzenlenen “Birlikte Sürdürülebilirlik İnşa Etmek” Konferansı’nda açılış konuşmasını yapmak üzere Lizbon’daydım.
Bize yapay zekanın bankacılığı daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli ve daha akıllı hale getireceği söylendi. Şimdi ise finansal sistemi düzenleyenler farklı bir soru sormaya başlıyor. Ya yapay zekâ, küresel finans krizinden bu yana en büyük sistemik risk haline gelirse? Bu endişe, teknolojiye şüpheyle bakanlardan gelmiyor. Bu endişe, uyanık oldukları her anı küresel ekonominin istikrarından endişelenerek geçiren İngiltere Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası ve finansal düzenleyicilerden geliyor.
