Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hepimizin aklında aynı endişe beliriyor: Acaba bu yıl hangi ormanlarımız alevlere teslim olacak? Televizyon ekranlarında yükselen dumanları izlerken çoğu zaman gördüğümüz şey yalnızca yanan ağaçlar oluyor. Oysa gerçek bundan çok daha ağır. Çünkü orman yangınlarının ardından kararan yalnızca gökyüzü değil; canlıların yaşam alanları, insanların umutları ve geleceğe dair beklentileri de oluyor.
Önümüzdeki hafta oldukça yoğun geçecek. 3 Temmuz Cuma günü Haziran ayı enflasyonu açıklanacak. 30 Haziran Salı da yoğun bir gün; Mayıs ayına ait işsizlik ve dış ticaret dengesi istatistikleri kamuoyuyla paylaşılacak. Yurtdışında ise; ABD'de Haziran işsizlik verisi, Çarşamba günü de Euro bölgesinde Haziran enflasyonu verileri takip edilecek.
Önümüzdeki hafta Türkiye cephesinde Haziran ayına ait tüketici ve hizmet, perakende, finansal sektörlere yönelik güven endeksleri açıklaması bekleniyor. Ayrıca, Mayıs ayına ait iç ve dış borç istatistikleri de önemli... ABD'de ise yılın ilk çeyrek yılına ait GSYİH büyümesi final verisi açıklanacak. Daha önce yüzde 0,5 olan büyüme oranının yüzde 1,6 olarak revize edilmesi bekleniyor.
Para, ardından “devlet”i sürükleyerek insanlığın yaşamına girdi ama kısa sürede, bir değişim değeri olarak onun da bir fiyatı olması gerektiği anlaşıldı. Bir başka deyişle, para varsa, onun fiyatı olan “faiz” de olması gerekiyordu. Faizin organize bir şekilde ekonomik ilişkilerin içine girdiği Orta Çağ dönemlerinde, elde ettikleri büyük kazançları kasalarında, keselerinde, yastıklarının altında tutmak yerine “rant” elde etme fikrine kapılan büyük tüccarlar paralarını yüksek faizle zor duruma düşen soylulara veriyorlardı.
Yapay zekanın vaat ettiği gelecek gerçektir. Ancak en önde gelen bazı yapay zekâ şirketleri bu yarışta ayakta kalamayabilir. Biden yönetimi, 2022’de Çin’e en son teknoloji yarı iletkenleri sağlamayarak ülkenin yapay zekâ alanındaki gelişimini durdurmaya çalıştı. Başkan Trump, bu politikayı yerine geçecek net bir plan olmaksızın biraz gevşetti.
Hemen hemen her yenilik, bunun geçimimizi sağlama yeteneğimizi yok edeceğine inanan insanlar tarafından karşılanır. Ludditler makineleşmeden korkuyordu. Büro çalışanları bilgisayarlardan korkuyordu. Banka yöneticileri internetten korkuyordu. Taksi şoförleri araç paylaşım uygulamalarından korkuyordu. Perakendeciler e-ticaretten korkuyordu. Ve şimdi herkes yapay zekâdan korkuyor.
ABD ile İran'ın savaşın sona erdirilmesi konusunda mutabakat imzalaması, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz ablukasını kaldırması ve Hürmüz'de tanker geçişlerine İran tarafından yakında izin verilecek olması, geçen hafta petrol fiyatlarının yüzde 8 düşmesine neden oldu. Brent petrolün varili 18 Haziran Perşembe günü 76,6 dolara kadar indi. 19 Haziran Cuma sabahı da 80 doların altına seyrederek 79,9 dolardaydı. Mayıs sonunda 100 doların üzerinde seyrediyordu.
ABD’nin genç Başkanı John F. Kennedy, seçim kampanyasında “Korkmaktan başka korkacak bir şeyimiz yok!” demişti ve 22 Kasım 1963 tarihinde hâlâ açıklanamayan bir suikast sonucunda hayatını kaybetmişti. Aslında korku ile ilgili ilk söylemin çıkışı yine bir başka ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in 1933 yılında göreve başlarken yaptığı konuşmada kullandığı, “Korkulacak tek şey korkunun kendisidir!” ifadesi.
