12 Haziran 2026

Levent Gürses - Merkez faizi sabit tuttu, küresel göstergeler umut vaat etmiyor

levent-gurses-merkez-faizi-sabit-tuttu-kuresel-gostergeler-umut-vaat-etmiyor

Merkez faizi sabit tuttu, küresel göstergeler umut vaat etmiyor

Levent Gürses

Merkez Bankası’nın beklenen faiz oranlarını sabit tutma kararıyla içerde oldukça sakin bir haftaya karşılık küresel ekonomide ve piyasalarda hareketli günler yaşandı. Başta Wall Street olmak üzere borsalarda yaşanan sert düşüşler yeni bir finansal kriz kaygılarını gündeme taşırken, enflasyonun başını kapıdan göstermesi gelişmiş ekonomilerde faiz artırımını gündeme getirdi.

Nitekim Avrupa Merkez Bankası (ECB) 33 ay sonra faiz artırımına giderken, ABD’de enflasyon son üç yılın zirvesine çıktı. Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle dolar iki ayın en yüksek seviyesine yükselirken, euro, sterlin ve emtia para birimleri baskı altında kaldı. Piyasalarda Aralık ayında faiz artışı ihtimali yüzde 70’in üzerine ulaştı.

Bu da altın fiyatlarında keskin bir düşüşe neden oldu, ons altın altı ay önceki seviyesine geriledi. Salı ve Çarşamba günü sert biçimde düşen borsalar, Perşembe toparlandı; Dow Jones Perşembe kapanış itibarıyla haftayı yüzde 0,04 kayıpla kapatırken, Almanya’nın DAX endeksi yüzde 2,2 kayıpla haftanın en çok gerileyen borsası oldu.

ABD Başkanı Donald Trump ise, ülkede enflasyonun yüzde 4’ün üzerine çıktığını gösteren verilere olumlu yaklaşarak, gazetecilere “Enflasyonu seviyorum” dedi. Trump, “Savaş bittiğinde petrolün eski seviyelerine gerilediğini göreceksiniz” dedi. Petrol fiyatlarının düşüşe geçeceğini savunan Trump, “Düşüyor. Kaya gibi düşecek” ifadelerini kullandı.

Trump’ın bu sözlerine karşılık, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva ise, önemli uyarılarda bulunarak, küresel ekonomide krizlerin artık bir istisna değil, kalıcı gerçeklik haline geldiğini belirtti ve ülkeleri yeni şoklara karşı daha dayanıklı ekonomik yapılar kurmaya çağırdı.

 

Haftanın önemli gelişmeleri şöyle:

 

Avrupa Merkez Bankası 33 ay sonra faiz artırdı

ECB, Haziran toplantısında politika faizlerini 25 baz puan artırarak mevduat faizini yüzde 2,25’e yükseltti. Eylül 2023’ten bu yana ilk faiz artışını gerçekleştiren banka, Ortadoğu savaşının enflasyon baskılarını artırdığını ve faiz artışının, savaşın Euro bölgesinin görünümüne etkisini değerlendiren tüm senaryolarda desteklendiğini belirtti. ECB Başkanı Christine Lagarde de, “Ortadoğu’daki savaş enflasyon baskısını artırmıştır, bu da faiz artırımını gerekli kılmıştır” diye açıklama yaptı. Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon mayıs ayında yüzde 3,2 seviyesine yükselerek ECB’nin yüzde 2’lik orta vadeli hedefinin üzerinde kalmaya devam etti.

J.P. Morgan, faiz artışı kararının enerji fiyatları kaynaklı enflasyon risklerini yeniden ön plana çıkardığını belirtti. Küresel jeopolitik gerilimlerin para politikası görünümünü daha kırılgan hale getirdiği vurguladı.

Enflasyon tahminleri artırıldı

ECB ayrıca enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ederek, manşet enflasyonun 2026’da %3,0’a (önceki %2,6) ve 2027’de %2,3’e (önceki %2,0) ulaşmasını beklediğini açıkladı. Çekirdek enflasyon da 2026 ve 2027 için sırasıyla %2,3 ve %2,2 olan önceki tahminlerden %2,5’e yükseltildi. ECB, ekonomik büyüme konusunda, Euro Bölgesi tahminlerini biraz düşürerek, 2026 için %0,8 (önceki %0,9) ve 2027 için %1,2 (önceki %1,3) GSYİH büyümesi öngördü.

Merkez Bankası politika faizini sabit tuttu

Merkez Bankası (TCMB), yılın dördüncü faiz kararını açıkladı. TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde sabit bıraktı.

IMF Başkanı Georgieva’dan dünyaya uyarı: Yeni krizlere hazır olun

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonomide krizlerin artık bir istisna değil, kalıcı gerçeklik haline geldiğini belirterek ülkeleri yeni şoklara karşı daha dayanıklı ekonomik yapılar kurmaya çağırdı. Georgieva, son yıllarda kriz üstüne krizle karşı karşıya kalan dünyanın, sürekli hale gelen şoklara dayanabilecek temeller inşa etmesi gerektiğini söyledi.

Savaşlar, ticaret gerilimleri ve yapay zeka dönüşümüne dikkat çeken IMF Başkanı, pek çok riskin aynı anda yaşandığını ifade ederek dünyanın belirsizliklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Bloomberg’in podcast’inde konuşan Georgieva, “Dünyanın böyle olacağını henüz tam olarak içselleştiremediğimizden endişeliyim. Şokların ortadan kalkacağı bir noktaya ulaşamayacağız” dedi.

Küresel ekonomi için iki önemli endeks olumsuz sinyaller veriyor

Küresel ekonomiyi izlemek için öne çıkan iki endeks; S&P VIX Korku endeksi ile Baltık Kuru Yük Endeksi pek parlak sinyaller vermiyor. Bu iki endeksin düşüşte olması, küresel ekonomi için önemli mesajlar içeriyor. S&P VIX Korku endeksi Nisan başından beri en yüksek seviyesine çıkarken, Baltık Kuru Yük Endeksi 10 gündür düşüyor.

Korku endeksi olarak bilinen ve yükselmesi belirsizliğin arttığına dair yorumlanan S&P VIX Korku endeksi, 4 Haziran’dan beri süren yükselişinin sonunda 11 Haziran Perşembe günü 22,32 seviyesine çıktı. Endeks Perşembe itibarıyla son bir haftada yüzde 26 yükseldi.

Diğer yandan küresel ticaretin barometresi niteliğindeki Baltık Kuru Yük Endeksi 11 Haziran Perşembe itibarıyla 10 gündür art arda düşüyor. Baltık Borsası’nın kuru yük taşımacılığı endeksi, kuru yük emtialarını taşıyan gemiler için oranları izleyen endeks, 1 Mayıs’tan bu yana yeni bir düşük seviye olan 2.729 puana geriledi.

Dünya Bankası dünya ekonomisi ve Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

Dünya Bankası bugün yayımladığı Küresel Ekonomik Görünüm raporunda Türkiye için 2026 büyüme tahminini yüzde 3.7’den yüzde 2.8’e, 2027 büyüme tahminini yüzde 4.4’ten yüzde 3.7’ye düşürdü. Banka, Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle bu yıl için küresel büyüme tahminini yüzde 2.6’dan yüzde 2.5’e düşürürken, enerji arzındaki aksamanın daha da kötüleşmesi hâlinde büyümenin yüzde 1.3’e kadar düşebileceği konusunda uyardı.

IMF de Nisan ayında küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ederken Türkiye ekonomisinin de 2026 büyüme tahminini yüzde 3,7’den yüzde 3,4’e, 2027 tahminini ise yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e düşürmüştü.

Avrupa birincisiyiz: Türkiye enflasyonda Arjantin’i geride bıraktı

Enflasyonda Avrupa’nın lideri olan Türkiye yüksek enflasyonla yıllardır mücadele eden Arjantin’i geride bıraktı. Arjantin’de yıllık enflasyon yüzde 32,4 seviyesine düşerken, Türkiye’de Mayıs itibarıyla yüzde 32,6 seviyesinde.  Nefes gazetesinden İlkay Akkaya’nın haberine göre; bir dönem yıllık enflasyonun yüzde 300’e dayandığı, hiperenflasyon ve ekonomik krizlerle anılan Arjantin’de sıkı maliye politikaları ve kemer sıkma önlemleriyle fiyat artışları önemli ölçüde geriledi.

Böylece Türkiye, enflasyonun en yüksek olduğu ülkeler sıralamasında dünyanın dördüncü ülkesi konumuna yükseldi. Türkiye’nin önünde yalnızca yüzde 612 ile Venezuela, yüzde 113 ile Güney Sudan ve yüzde 50 ile İran yer aldı. Arjantin ise yüzde 32.4 ile Türkiye’nin hemen arkasında kaldı.

Avrupa ülkeleri arasında ise Türkiye en yüksek enflasyona sahip ülke olmayı sürdürdü. Türkiye’yi yüzde 10.7 ile Romanya, yüzde 8.6 ile Ukrayna, yüzde 7.5 ile Kosova ve yüzde 7 ile Bulgaristan izledi. Türkiye’nin enflasyonu, Avrupa’daki en yakın rakibi Romanya’nın üç katına ulaştı.

“Üç yıllık Şimşek döneminde enflasyon tam yüzde 215”

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın başına getirilmesinin ardından son üç yılda yaşanan enflasyonun yüzde 215 olduğunu belirterek, “Türk halkına “mutluluk” diye vaat edilen oran ine ine 40’tan 33’e indi ama bu dönemde başlangıçta 100 olan genel fiyat düzeyi 315’e çıktı” dedi. 

Mehmet Şimşek görevi devraldığında yıllık enflasyonun yüzde 40, şimdi ise yüzde 33 düzeyinde olduğunu belirten Aktaş, “Üç yılda kaydedilen düşüş bu kadar, kendi içinde oranlarsak yüzde 17,5’lik bir iyileşme var. TÜİK verileri ve son üç yılda yaşanan enflasyon; tam yüzde 215. Gerçek artışın çok daha yüksek olduğu dile getirilecektir, biliyorum. Şimşek’in üç yıllık görev süresinin ilk yılında, yani Haziran 2023-Mayıs 2024 dönemindeki enflasyon yüzde 75,45 oldu. İkinci on iki aylık dönemin enflasyonu yüzde 35,41’e indi. Bu yılın mayısı itibarıyla son on iki aydaki enflasyon ise pek değişmedi ve yüzde 32,61’de kaldı. Üç yılın birikimli toplamı da yüzde 215” diye yazdı.

Rusya’da enflasyon son 3 yılın en düşük seviyesine yakın

Türkiye’de enflasyon halen yüzde 32,6 seviyesinde seyrederken, Ukrayna ile savaştaki Rusya’nın yıllık manşet oranı, Nisan ayındaki yüzde 5,6’dan Mayıs 2026’da yüzde 5,3’e gerileyerek ikinci ay üst üste düşüş gösterdi ve piyasa tahminleri olan %5,4’ün altında kaldı. Bu, Ağustos 2023’ten bu yana en düşük oran oldu, ancak Rusya Merkez Bankası’nın yüzde 4’lük hedefinin oldukça üzerinde kaldı.

Yabancıdan bir haftada 1,14 milyar dolarlık satış

Merkez Bankası, Menkul Kıymet İstatistiklerine göre, yurt dışında yerleşik yabancı yatırımcılar, 5 Haziran ile sona eren haftada 856,9 milyon dolarlık hisse senedi ve 279,6 milyon dolarlık tahvil satışı gerçekleştirdi.

Yurt dışında yerleşik kişilerin önceki hafta 41 milyar 590,5 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 5 Haziran haftasında 40 milyar 632,5 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 14 milyar 421,9 milyon dolardan 14 milyar 238,9 milyon dolara inerken ÖST stoku 1 milyar 542,2 milyon dolardan 1 milyar 272,5 milyon dolara geriledi.

Altında sert satış dalgası; haftalık kayıp %3,5

Altın fiyatları kesin inişlerin yaşandığı geçen hafta 6 ayın en düşük seviyesine inerken, Cuma sabahı itibarıyla haftalık yüzde 3,5 değer yitirdi. Ons altın 12 Haziran TSİ 10.00 itibarıyla son bir ayda yüzde 10,9 geriledi. Spot altının onsu Perşembe sabahı 4.023 dolara kadar indi. Daha sonra 4.230 dolardan günü tamamladı. Cuma sabahı da 4.185 dolardan işlem görüyor. Oysa altının onsu Haziran başında 4.500, Mayıs ortasında 4.700 dolar seviyesindeydi.

Altın, Ortadoğu’daki savaşın özellikle enerji maliyetlerindeki artışla enflasyonu tırmandıracağı ve başta FED olmak üzere merkez bankalarının faiz oranlarını artıracağı kaygısıyla değer yitiriyor. Doların değer kazanması altın fiyatları ile ters bir korelasyon içinde... Bu nedenle hafta içinde açıklanan ABD enflasyon verileri altın satışlarında etkili oldu.

Perşembe akşam saatleri itibarıyla ABD ve İran arasında yakın zamanda bir barış anlaşmasına dair artan iyimserlik, sürekli enflasyon ve olası faiz artırımları hakkındaki endişeleri azalttı. ABD Başkanı Donald Trump, planlanan saldırıları erteledikten sonra, İran ile bir anlaşmaya hafta sonu kadar erken bir tarihte varılabileceğini söyledi. İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı da, nihai metin onaylanmamış olsa da Tahran’ın anlaşmayı kabul etmesinin muhtemel olduğunu bildirdi.

JP Morgan altın tahminini aşağı yönlü revize etti: 2026 sonu 6 bin dolar

JPMorgan, ons altın için 2026 sonu hedefini 6 bin 300 dolardan 6 bin dolara, 2027 sonu hedefini ise 6 bin 550 dolardan 6 bin 263 dolara düşürdü. JP Morgan Global Research, altın fiyatlarının 2026 yılının son çeyreğinde ortalama 6.000 dolar/ons seviyesine ulaşmasını bekliyor. Bununla birlikte bankanın Baz ve Değerli Metaller Araştırma Başkanı Greg Shearer, yatırımcı ilgisinin son dönemde zayıfladığını belirtti. Shearer, “Altın teknik açıdan bir tür belirsiz bölgede sıkışmış durumda. Fiyatlar yaklaşık 4.340 dolar/ons seviyesindeki 200 günlük hareketli ortalamanın üzerinde kalırken, şimdilik 4.730 dolar/ons seviyesindeki 50 günlük hareketli ortalamanın altında sınırlanıyor” yorumu yaptı.

ABD’de enflasyon üç yılın zirvesine çıktı

ABD’de tüketici enflasyonu Mayıs ayında yüzde 0,5 artarak, yıllık yüzde 4,2’ye yükseldi ve Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Enflasyon oranı piyasa beklentileriyle paralel seyretti. Böylece, manşet enflasyonda art arda üçüncü aylık artış gerçekleşti. Enflasyon Nisan’da aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,8 olmuştu.

Ancak çekirdek enflasyon tahminlerden daha az arttı. Gıda ve enerjiyi içermeyen çekirdek enflasyon ise aylık yüzde 0,4’ten yüzde 0,2’ye geriledi ve yüzde 0,3’lük tahminlerin altında gerçekleşti. Yıllık bazda ise beklentiye paralel yüzde 2,8’den yüzde 2,9’a yükseldi.

İran ile yaşanan çatışmanın tetiklediği enerji şoku nedeniyle enerji maliyetleri yüzde 23,5 (Nisan ayında %17,9) arttı. Benzin fiyatları yüzde 28,4’lük artışın ardından yüzde 40,5 oranında yükseldi. Ayrıca, konut (%3,4’e karşı %3,3) ve gıda (%3,1’e karşı %2,3) enflasyonu da tekrar hızlandı.

Üretici fiyatlarında %1,1 artış

Mayıs itibarıyla üretici fiyatları da aylık bazda yüzde 1,1 artarken, yıllık artış yüzde 6,5 oldu. Üretici enflasyonu beklentilerin üzerinde arttı ve  Kasım 2022’den beri en yüksek artış olarak kayda geçti.

Çekirdek ÜFE ise aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 4,9 ile tahminlerin altında arttı. Rapora göre, enerji fiyatları Mayıs ayında yüzde 10,7 oranında arttı.

Artışın yarısından fazlası benzindeki yüzde 23,4’lük artıştan kaynaklandı. Dizel yakıt, jet yakıtı, plastik reçineler ve malzemeler, endüstriyel kimyasallar ve doğal gaz sıvıları fiyatları da arttı.

Dolar endeksi 10 haftanın en yüksek seviyesine çıktı

Dolar endeksi Perşembe günü 100’ün üzerine çıkarak 10 haftanın en yüksek seviyesine yaklaştı. Dolar endeksi 11 Haziran Perşembe günü 100,315 seviyesine çıktı. Euro da dolar karşısında 1,15 ile iki aydan fazla bir süredir en düşük seviyesine yakın seyrediyor.

Yatırımcılar, ABD ve İran arasındaki çatışmanın daha da tırmanmasının enerji fiyatlarını yükseltebileceği ve enflasyon baskılarını artırabileceği konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor. Enflasyondaki yükseliş de dolar bazlı değerlere talebi artıracak faiz yükselişi beklentisini güçlendiriyor.

Petrol fiyatları haftayı yüzde 7 düşüşle bitirdi

Ham petrol fiyatları, Çarşamba ve Perşembe günü yaşanan düşüşle haftayı yüzde 7 seviyesinde değer kaybıyla bitirdi. Ağustos vadeli Brent petrolün varili Cuma sabahı 86,58 dolardan işlem görürken, bir haftada yüzde 7,1 değer yitirdi. Temmuz vadeli Batı Teksas petrolünün varili ise Cuma sabahı 83,87 dolardan işlem görürken, bir haftada yüzde 7,4 geriledi.

ABD Başkanı Trump’ın, İran ile yeni bir mutabakat açıklaması fiyatları aşağı çekerken,  talep tarafında ise, Çin’in Suudi Arabistan’dan ithalatının Temmuz ayında düşmesi beklenirken, Hürmüz Boğazı’ndan tanker trafiği arttı. Bununla birlikte, önemli bölgelerde stoklar daralıyor; stratejik rezervler de dahil olmak üzere ABD ham petrol stokları son haftalarda keskin bir düşüş gösterirken, Singapur yakıt stokları 2013’ten bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor.

Pimco’dan finansal mühendislik ve kriz uyarısı

Dünyanın en büyük sabit getirili yatırım kuruluşu Pimco’nun yatırım direktörü Ivascyn, şirketin yıllardır endişe verici bir durum görmemesine rağmen şu anda bu eğilimi izlediğini söyledi. Ivascyn, “Bugün sistemik riskler görmüyor olsak da, finans mühendisliğinin hızının önümüzdeki birkaç yıl boyunca izlenmesi gereken bir noktaya doğru hızlandığını görmeye başlıyoruz” dedi.

Bloomberg HT’nin haberine göre, Ivascyn için özel bir endişe konusu da derecelendirme şirketlerinin garantiler ve koşullu garantiler gibi korumalara fazla ağırlık vererek yapılandırılmış menkul kıymetlere aşırı cömert kredi notları veriyor olabilmesi. Bunun, kriz öncesindeki dönemde fazlasıyla tanıdık bir dinamik olduğunu söyleyen stratejist, “İnsanlar eski oyun kitaplarının tozunu alıyor” ifadelerini kullandı.

DİSK-AR: İşçi sınıfının 890 milyar liralık ücreti eridi

DİSK Araştırma Merkezi’nce (DİSK-AR) yayımlanan Haziran ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nda, “Ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın beşinci ayında vergi ve enflasyonun 16,7 milyon işçiye birikimli toplam kaybı en az 889 milyar 991 milyon lira olarak gerçekleşti” ifadeleri kullanıldı.

DİSK-AR, haziran ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nu yayımladı. Buna göre, ortalama kayıtlı işçi ücretlerinde yılın beşinci ayına bakıldığında vergi ve enflasyonun 16,7 milyon işçinin birikimli toplam kaybı en az 889 milyar 991 milyon lira olarak gerçekleşti.

Raporda şu ifadelere yer verildi: “İşçinin 64 bin 985 liralık brüt ücreti yılın beşinci ayında 25 bin 284 lira kayıp yaşadı. Daha yılın beşinci ayında birikimli olarak 890 milyar TL’yi bulan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 889 milyar 991 milyon liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır.”

“19 milyon çalışan ara zam alamayacak”

Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, yükselen enflasyona karşılık 19 milyon çalışanın ara zam alamayacağını yazdı. Prof. Dr. Çelik, Birgün’deki köşesinde, “Temmuz ayında 19 milyona yakın çalışan zam alamayacak. Memurlar ve emeklilerin bir bölümü ise enflasyonun altında zam alacak. Türkiye’de sendikalar bir zamanlar ‘ücret sendikacılığı’ yapmakla eleştirildi. Bugün ‘ücret sendikacılığı’ dahi yapamıyorlar. Ücretlerin bastırıldığı bir dönemde ekmek kavgası mücadelenin özüdür. Konfederasyon, sektör ve bölge ayrımını aşan birleşik bir emek mücadelesi, başka bir sendikacılık hem mümkün hem zorunlu” diye yazdı.

Türkler 15 yılda Schengen vize başvurusuna 890 milyar Euro harcadı

Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2025 Schengen vizesi istatistiklerine göre, Türk vatandaşları 2010 yılından bu yana vize başvuruları için 890 milyon Euro’ya yakın ödeme yaptı. Türkiye, 1,25 milyonu aşan başvuruyla Çin’in ardından en fazla vize başvurusu yapan ikinci ülke oldu. İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) çalışmasına göre, 2025 yılı Schengen vize istatistikleri, Schengen Bölgesi’ne yönelik talebin artmaya devam ettiğini ortaya koydu. Verilere göre geçen yıl AB ve Schengen ülkelerinin konsolosluklarına yaklaşık 12 milyon kısa süreli vize başvurusu yapıldı. Başvuru sayısı 2024’e göre yüzde 1,8, 2023’e göre ise yüzde 15,5 artış gösterdi.

2025 yılında Schengen vizesine en fazla başvuru yapılan ülke 1,8 milyon başvuruyla Çin oldu. Türkiye ise 1,25 milyonu aşan başvuruyla ikinci sırada yer aldı. Türkiye’yi 1,15 milyon başvuruyla Hindistan, 679 bin başvuruyla Rusya ve 620 bin başvuruyla Fas takip etti.

Türkiye, Avrupa’da en yüksek çalışma süresine ve en düşük asgari ücrete sahip ülke

Türkiye, haftada 42,4 saat ortalama ile Avrupa’da çalışma süresinin en yüksek olduğu ülke oldu. Türkiye ayrıca, Avrupa’da en düşük asgari ücrete sahip ülke konumunda.  Avrupa İstatistik Ofisi’ne (Eurostat) göre, Türkiye, haftada ortalama 42,4 saatle Avrupa’da çalışma süresinin en yüksek olduğu ülke oldu.  AB aday ülkeleri ve EFTA üyelerinin de dahil edildiği sıralamada Türkiye’yi 40,9 saat ile Bosna Hersek, 40,6 saat ile Sırbistan izliyor.

Avrupa’da en düşük asgari ücret Türkiye’de. Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde asgari ücretler 2 bin Euro seviyesinin üzerine çıkıyor. 2026 itibarıyla Avrupa’da en yüksek asgari ücret Lüksemburg’da uygulanıyor. Ülkede aylık brüt asgari ücret yaklaşık 2 bin 704 Euro seviyesinde. Lüksemburg’u İrlanda, Almanya ve Hollanda gibi Batı Avrupa ülkeleri takip ediyor. En düşük brüt aylık asgari ücret ise 620 Euro ile Bulgaristan ve 619 Euro ile Türkiye’de.

Türkiye’nin en değerli markaları; THY, Arçelik ve İş Bankası

Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance, 2026 yılına ilişkin “Türkiye’nin En Güçlü ve En Değerli Markaları-Türkiye 125” raporunu hazırladı. Türk Hava Yolları (THY), marka değeri sıralamasında 2 milyar 884 milyon dolarla bu yıl da zirvedeki yerini korudu. İkinci sıranın sahibi 1 milyar 989 milyon dolarla Arçelik olurken, İş Bankası 1 milyar 243 milyon dolarla üçüncü sıradaki yerini korudu. Geçen yıl beşinci olan Ford Otosan, bir sıra yükselerek 1 milyar 37 milyon dolarla dördüncü sıraya çıktı. Ziraat Bankası da 958 milyon dolarla beşinci sıraya yükseldi.

 

Diğer önemli haberler şöyle:

 

- Türkiye, Avrupa Yatırım Bankasından (AYB) yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda 200 milyon Euro kaynak temin etti. Sekiz yıl aradan sonra ilk kez temin edilen kaynak, sürdürülebilir sanayi yatırımları ile Türk ihracatçıların yeşil finansman projelerine tahsis edilecek.

 - 37 yıldır otomotiv yan sanayi sektöründe olan Pars Rot ve Rotil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin iflasına karar verildi. 200’den fazla çalışanı ve yıllık 5 milyonluk üretim kapasitesi bulunan şirketin iflas kararı resmen onaylandı.

 - 15 yıl önce alüminyum üretimi için iki dev fabrika kuran ve 6 kıtada 100 ülkeye ihracat yapan alüminyum devi Patrop Group, yüksek kur, maliyet baskısı ve nakit akışı sorunlarına dayanamayıp, konkordato ilan etti. Mahkeme ilerleyen süreçte şirketin iflasına karar verildi.

 - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kayyım olarak yönettiği Assan Group Makine Savunma Sanayi AŞ’ye ait varlıklardan oluşturulan Assan Group Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nü satışa çıkardı. Savunma sanayi faaliyetlerine yönelik varlıkları kapsayan ihale için muhammen bedel 416,5 milyon dolar olarak belirlendi.

 - ABD’de işsizlik başvuruları son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Haziran ayının ilk haftasında işsizlik maaşı başvurusunda bulunan kişi sayısı 4 bin artarak üç ayın en yüksek seviyesi olan 229.000’e ulaştı ve piyasa beklentilerinin (219.000’e düşüş) oldukça üzerinde gerçekleşti.

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.