Bloomsbury İstihbarat ve Güvenlik Enstitüsü (Bloomsbury Intelligence and Security Institute - BISI) kripto paranın demokrasiye yönelik risklerine ilişkin bir rapor yayınladı. Ciddi misiniz? Kripto para, hepimize demokratik bir oy hakkı tanıyan özgürlükçü bir hayaldir. Bunda ne risk var ki? Peki, ayrıntılara girelim, çünkü bu konu “ödeme alanındaki yenilik” ya da “paranın geleceği” ile ilgili değil. Bu, iktidarla ilgili.
Endüstrinin sürece dahil edilmesi, askeri alanda yapay zekânın sorumlu bir şekilde uygulanmasına yönelik silah kontrol girişimlerinin temel hedeflerinden biridir. Ancak bu süreçlerde “endüstriyi” kimin temsil etmesi gerektiğine -politika bağlamında hangi şirketlerin veya özel sektör yapay zekâ tedarik zincirinin hangi kesimlerinin ilgili olduğuna- çok az dikkat edilmektedir.
İtalya'nın Cenova şehri 21 Nisan Salı günü, kirletici ürünlerin reklamını yasaklayan dünya çapındaki şehir ve belediyelerin giderek uzayan listesine katıldı. Şehir meclisinde 23 lehte, 14 aleyhte oyla onaylanan önerge, karbon ayak izi yüksek fosil yakıt bazlı ürünlerin reklamlarının yasaklanmasını içeriyor. Bu karar, Floransa'nın kamusal alanlarda fosil yakıt reklamlarını yasaklayan ilk İtalyan şehri olmasından sadece birkaç ay sonra geldi ve İtalya'nın kentsel iklim politikalarında tarihi bir dönüm noktası oldu.
Uluslararası ticaretin örgütlü bir şekilde gelişmesinin en önemli temel taşlarından biri de kuşkusuz “İpek Yolu”dur. Uzak Asya’yı Anadolu ve Avrupa ile birleştiren, yıllarca her iki tarafın da ekonomilerinin gelişmesinde motor güç rolünü oynayan İpek Yolu’nun kurulmasında en önemli unsur askerlerdi. Hem de tarihin ilk “profesyonel askeri timleri” sayılacak nitelikte askeri örgütlenmeler sayesinde İpek Yolu tarihteki misyonunu yerine getirdi.
Antik Hindistan’da, bugün de hâlâ oldukça etkili olan seller, zaman zaman köylüleri ürünsüz ve daha da önemlisi, yeni ekim döneminde tohumsuz bırakıyor, dolayısıyla açlık yayılıyor ve gıdasızlık nedeniyle, hastalıklar ve ölümler artıyordu. Antik dönemde, Hindistan'da tefecilik yaygındı ve faiz oranları çok yüksekti. Tohum, tarım aletleri veya gıda için alınan borçlar, genellikle hasat zamanı geri ödenmek üzere, yüzde 100'e varan faizlerle veriliyordu. Bu yüksek faiz oranları, çiftçilerin borç batağına düşmesine ve tefecilere bağımlı hale gelmesine neden oluyordu.
