06 Mart 2026

Osman Şenkul - Avrupa’da işsizlere yeni destekler geliyor, bizde manzara kötüleşiyor

osman-senkul-avrupada-issizlere-yeni-destekler-geliyor-bizde-manzara-kotulesiyor

Avrupa’da işsizlere yeni destekler geliyor, bizde manzara kötüleşiyor

Osman Şenkul

Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, iki hafta kadar önce (25 Şubat), işsizlikle karşı karşıya kalan işçilere desteği genişletmek amacıyla, Avrupa Küreselleşme Uyum Fonu'nun (EGF) kapsamını genişletmeyi öngören bir düzenleme üzerinde geçici bir anlaşmaya vardı. Anlaşmanın hemen ardından EGF’den yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Bugün imzalanan anlaşma, Avrupa dayanışmasının net bir mesajını vermektedir. Hızla değişen küresel ekonomide, çalışanlar belirsizlikle tek başlarına yüzleşmemelidir. EGF'nin kapsamını genişleterek, desteğin insanlara daha erken ulaşmasını sağlıyoruz ve onlara yeniden eğitim alma, uyum sağlama ve işgücü piyasasında aktif kalma konusunda gerçek bir fırsat sunuyoruz.”

Açıklamada ayrıca, yeni kuralların mevcut EGF programının sona ereceği 2027 yılının sonuna kadar geçerli olacağı vurgulandı. Kıbrıs Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Marinos Moushouttas, “EGF'nin amacı, şirketlerin yeniden yapılandırılması nedeniyle işini kaybeden işçiler ve serbest meslek sahipleriyle dayanışma göstermek ve onların yeniden istihdam edilmesine yardımcı olmaktır” dedi.

Anlaşma kapsamında EGF finansmanından yararlanabilecek destek tedbirleri arasında, çalışanlara farklı bir göreve geçmek veya iş bulmak için gerekli becerileri kazandırmaya yönelik aktif işgücü piyasası politikası tedbirleri yer alıyor ve bunlar arasında eğitim, beceri sertifikasyonu, iş arama yardımı veya kariyer danışmanlığı da bulunuyor.

Bu tür desteklerin özellikle yeniden yapılandırma sonucunda işten çıkarılmış kişilere ayrıldığının altı çizilen açıklamada şöyle denildi:

“Ancak yeniden yapılandırma nedeniyle işten çıkarmalar genellikle dalgalar halinde gerçekleşir, bu da işten çıkarılma riski altında olan kişilerin de eğitim desteğine erişime ihtiyaç duydukları ve işten çıkarılmadan önce daha erken bir aşamada bu desteği almalarının yararlı olacağı anlamına gelir.”

Buna göre, revize edilen yönetmelik uyarınca, şirketin yeniden yapılandırılması sonucunda işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan, etkilenen işletmenin tedarikçileri ve üreticileri de dahil olmak üzere çalışanlar, işten çıkarma oranını azaltmak ve çalışanların yeni rollere geçişine yardımcı olmak için EGF kapsamında desteğe erişebilecekler.

EGF’ye göre, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu arasındaki anlaşma, aynı zamanda, revize edilen yönetmeliğin kapsamını netleştirerek, işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya olan çalışanların sürecin daha erken aşamalarında desteğe erişebilmelerini sağlayacak. Anlaşılan metin ayrıca, üye devletlerin şirketlerin mali ve idari kapasiteleriyle ilgili ön kontroller yapma olanağı gibi yeterli güvenceleri de sağlayacak. Üye devletler ayrıca şirketlere taksitler halinde ön finansman tahsis etme olanağına da sahip olacaklar.

Avrupa Komisyonu, söz konusu adımları ilk olarak 1 Nisan 2025 tarihinde, “yeniden yapılandırma sürecindeki işletmelerde” işini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan işçilere destek sağlanması konusunda (AB) 2021/691 sayılı Tüzüğü (Yerinden Edilmiş İşçiler için Avrupa Küreselleşme Uyum Fonu Tüzüğü) değiştirerek attı. Komisyon, EGF yönetmeliğini değiştirme niyetini ilk olarak ekonomik aksaklıklar ve jeopolitik zorluklar bağlamında otomotiv ve çelik gibi endüstriyel sektörleri desteklemek amacıyla Komisyon'un 5 Mart 2025 tarihinde yayınladığı Avrupa Otomotiv Sektörü için Endüstriyel Eylem Planı'nda duyurmuştu.

Revizyon, AB'nin insanlara yatırım yapmak ve Avrupa Sosyal Haklar Sütunu'nun uygulanmasını desteklemek için kullandığı ana araç olan Avrupa Sosyal Fonu Plus'ı (ESF+) değiştirme önerisiyle birlikte sunuldu. 15 Temmuz 2025 tarihinde, Konsey ve Parlamento, AB'nin uyum politikasının devam eden orta vadeli gözden geçirme sürecinin bir parçası olarak ESF+'nın revizyonu konusunda geçici bir anlaşmaya vardı.

Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nu bu konuda harekete geçiren gelişmelerin, kararda da sık sık vurgulandığı gibi, “yeniden yapılandırma sürecindeki işletmelerde” ortaya çıkan istihdam kayıplarının olduğu belirtiliyor. Birçok sektörde ortaya çıkan istihdam kayıplarının da son dönemde yapay zekâ kaynaklı olduğu biliniyor. Kısacası, Avrupa Birliği genelinde tüm hükümetlerin aldığı önlemlere ek olarak, AB’nin en üst organları olan Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu da bir araya gelerek, bu nedenler kaynaklı tüm iş kayıplarının bireyler üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmenin adımlarını atmış oldular.

Buradan Avrupa’ya baktığımızda, bu gelişmelerin temelinde tüm AB ülkelerinde ve genel anlamda AB’nin kuruluş sözleşmelerinde öne çıkan sosyal politikalar olduğunu görebiliriz.

İşletmeler üretimlerini kârlı biçimde sürdürebilmek için, küresel gelişmelerin de etkisiyle istihdamda önemli ölçülerde azaltma yaparken, sosyal politikalar devreye girerek, iş güvencesi de dahil olmak üzere, oluşan tüm zararları karşılamak için gerekli adımları atıyor.

Ayrıca bu adımlar, Euro Bölgesi'nin 21 üyesini kapsayan mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranının yüzde 6,1'e inerek yakın tarihin en düşük seviyesine gerilediğinin açıklanmasının hemen ardından atılıyor. Eurostat'a göre bu oran, 2025 Aralık ayındaki yüzde 6,2'nin ve bir yıl önceki yüzde 6,3'ün altında.

Ancak, Avrupa’dan buraya baktığımızda, tamamen başka bir manzara ile karşı karşıya kalıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 2026 yılı Ocak ayında işsizlik oranı bir önceki aya kıyasla 0,3 puan artarak yüzde 8,1 seviyesine çıktı. İşsiz sayısı 73 bin kişi artışla 2 milyon 819 bine yükseldi. Ocak ayında istihdam edilenlerin sayısı 516 bin kişi azalarak 31 milyon 953 bine düştü. İstihdam oranı ise 0,8 puanlık gerilemeyle yüzde 47,9 olarak kaydedildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizleri kapsayan atıl iş gücü oranı Ocak ayında 0,9 puan artarak yüzde 29,9’a yükseldi. Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2, işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,2 olarak hesaplandı. Kısacası, işgücü piyasasındaki bu tablo, yılın ilk ayında istihdam ve katılım tarafında zayıflamanın öne çıktığını gösterdi.

TÜİK’in enflasyona ilişkin verilerinin ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) ile karşılaştırıldığı gibi, işsizlik ile ilgili verilerinin karşılaştırıldığı Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), geniş tanımlı işsiz sayısının dar tanımlı işsiz sayısının neredeyse dört katına ulaştığını belirterek işgücü piyasasında uçurumun büyüdüğünü vurguladı:

"Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı son bir yılda 3,4 milyondan 3,9 milyona yükselerek 464 bin kişi arttı. 3,9 milyon kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istiyor. Zamana bağlı eksik istihdamdaki artış geçim sıkıntısının sonucu olarak ortaya çıkıyor. Potansiyel işgücü sayısı son 1 yılda 689 bin kişi artarak 4,9 milyondan 5,3 milyona yükseldi. Başka bir ifadeyle Ocak 2026 itibarıyla Türkiye’de 5,3 milyon kişi, çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor."

Rapora göre, Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı Ocak 2026 itibarıyla 11 milyon 946 bin kişiye ulaştı, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29,9 düzeyine yükseldi.

Türkiye’deki işsizlik ile ilgili bu gelişmelere, işyerlerine ilişkin gelişmeleri öne çıkararak baktığımızda, önümüze çıkan manzaranın da, Avrupa’dan oldukça farklı olduğunu görüyoruz.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2025 yılında kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini kamuoyu ile paylaştı. Rapora göre, Aralık 2025 döneminde bir önceki aya kıyasla kurulan şirket sayısında artış gözlemlenirken, kapanan şirket sayısındaki yüzde 193,6’lık rekor artış dikkat çekti. Benzer şekilde kapanan kooperatif sayısında yüzde 284,9, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 103,4 oranında ciddi bir artış kaydedildi.

Aralık ayında faaliyetine son veren şirket ve kooperatiflerin sektörel dağılımında ticaret sektörü öne çıktı. Kapanan 2 bin 508 şirketin toptan ve perakende ticaret ile motorlu taşıt onarımı sektöründe olduğu kayıtlara geçti. Ayrıca imalat sektöründe 1087, inşaat sektöründe ise 689 şirket kapısına kilit vurdu. Gerçek kişi ticari işletmelerinde de benzer bir eğilimle en çok kapanış ticaret sektöründe yaşandı. Aynı dönemde kurulan 166 kooperatifin türleri incelendiğinde, ağırlığın konut yapı kooperatiflerinde olduğu görüldü. Kurulan kooperatiflerin 114’ü konut yapı, 26’sı işletme ve 9’u motorlu taşıyıcılar kooperatifi olarak tescil edildi.

DİSK-AR'ın 5 Mart günü açıklanan "Ücret Kayıpları İzleme Raporu"nda, enflasyon ile vergilerin işçi ücretlerine iki aylık toplam faturasının "en az 268 milyar 714 lira" olduğu vurgulandı ve ayrıntılar şöyle açıklandı:

 

  • Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor.
  • Yılın ikinci ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 113,4 milyar TL.
  • Gelir ve damga vergilerinin toplam faturası ise 155,3 milyar TL oldu.
  • İşçilerin birikimli toplam enflasyon ve vergi kaybı, 2025’in ilk iki ayına göre yüzde 53,7 arttı.
  • İşçiler Şubat 2026’nın yaklaşık 8 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı.
  • Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı (kesinti hariç) 8.743 TL olarak gerçekleşti.
  • Asgari ücret yılın ikinci ayında 2.232 TL kaybetti.
  • Şubat 2026’da asgari ücretin 1,5 katı ücretlerin yüzde 25,9’u, 2 katı ücretlerin yüzde 28’i, 2,5 katı ücretlerin yüzde 29,2’si ve 3 katı ücretlerin yüzde 30’u vergi, kesinti ve enflasyon sebebiyle eridi.

 

Görüldüğü gibi, eklenen en küçük veriler dahi Türkiye’deki manzarayı alabildiğince kötüleştiriyor; bakılamaz duruma sokuyor. Bu nedenle, 86 milyon kişi, tüm bunlara sırtını dönüp, karşıdaki güzel manzaraya bakarken umutlanarak yaşama tutunurken, karşı taraftan bu tarafa bakarak içi kararan 450,4 milyon kişi için de üzülmeden edemiyor.

 

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.