Müge Okur - Suyun iki yüzü: Kızıldeniz’in ölüm havuzlarından Los Angeles’ın plastik toplarına
Suyun iki yüzü:
Kızıldeniz’in ölüm havuzlarından Los Angeles’ın plastik toplarına
Müge Okur
Dünyanın bir ucunda deniz tabanının yaklaşık 1,4 kilometre altında oksijensiz ve aşırı tuzlu bir havuz, binlerce yıl önce ortadan kaybolmasına rağmen geçmişte barındırdığı yaşamın izlerini koruyor. Başka bir kıtada ise içme suyu rezervuarının yüzeyi yaklaşık 100 milyon siyah plastik topla kaplanarak güneş ışığının suyla temas etmesi engelleniyor.
İlk bakışta birbirinden tamamen farklı iki hikâye gibi görünen bu gelişmeler, suyun kimyasal ve fiziksel koşullarının yaşam, su kalitesi ve hatta insanlığın geleceğine ilişkin ne kadar önemli ipuçları taşıdığını gösteriyor.
Kızıldeniz’in dibinde kaybolmuş bir havuz
Kızıldeniz’in kuzeyinde, deniz tabanının yaklaşık 1.370 metre altında bulunan Hume Çukuru’nda araştırma yapan bilim insanları, geçmişte var olmuş bir derin deniz tuz havuzunun izlerine ulaştı. Araştırmacılar, bölgedeki tortuları ve canlı kalıntılarını inceleyerek havuzun yaklaşık 2 bin ila 16 bin yıl önce aktif olduğunu belirledi.
Bu tür havuzlar, çevredeki deniz suyundan çok daha yoğun ve tuzlu olmaları nedeniyle deniz tabanında adeta su altında ayrı bir göl oluşturuyor. Oksijenin bulunmadığı bu ortam, pek çok deniz canlısı için ölümcül. Ancak aynı koşullar, aşırı tuzluluğa ve oksijensiz ortama uyum sağlayabilen mikroorganizmalar için farklı bir yaşam alanı oluşturuyor.
Miami Üniversitesi öncülüğündeki araştırma ekibi, OceanX ile gerçekleştirilen araştırmalarda hem günümüzde aktif olan NEOM tuz havuzunu hem de artık suyunu kaybetmiş Hume Çukuru’nu inceledi. Aktif NEOM havuzu yaklaşık 1.770 metre derinlikte bulunuyor.
Bilim insanlarının dikkatini çeken noktalardan biri ise havuz ortadan kalktıktan sonra bile deniz tabanında geçmişteki mikrobiyal yaşamın kimyasal izlerinin kalmış olması.
Ölümcül ortam, yaşamın geçmişine açılan pencere
Araştırmanın sonuçları, aşırı koşullarda yaşayan mikroorganizmaların yalnızca hayatta kalmadığını, çevrelerindeki kimyasal süreçleri de etkilediğini ortaya koyuyor.
Çalışmaya göre, havuzlardaki mikroorganizmalar demir, manganez, bakır ve molibden gibi elementlerin tortullarda yoğunlaşmasına katkıda bulunuyor. Bazı örneklerde metal yoğunluklarının normal deniz tabanı tortularına göre 100 katın üzerine çıktığı belirlendi. Araştırmacılar, bu bulguların hem deniz tabanındaki mineral oluşumlarının anlaşılması hem de Dünya’nın erken dönemlerindeki yaşam koşullarının araştırılması açısından önem taşıdığını belirtiyor.
Buradaki asıl dikkat çekici ayrıntı ise suyun artık orada olmamasına rağmen bıraktığı izlerin hâlâ okunabiliyor olması. Başka bir deyişle deniz tabanı, binlerce yıl önce ortadan kalkmış bir su kütlesinin adeta doğal arşivine dönüşmüş durumda.
Araştırmacılar, bu ekstrem ortamların oksijenin henüz atmosferde bugünkü düzeylere ulaşmadığı Dünya’nın erken dönemlerindeki yaşam biçimlerini anlamaya yardımcı olabileceğini düşünüyor. Ancak çalışma, milyarlarca yıl önce yaşamış ilk canlıların doğrudan kanıtlarını ortaya çıkarmıyor; daha çok günümüzdeki ve yakın jeolojik geçmişteki ekstrem ortamları erken Dünya koşullarını anlamak için bir model olarak kullanıyor.
Bu kez suyun üstünde milyonlarca plastik top var
Kızıldeniz’in derinliklerinde suyun olağanüstü özelliklerini araştıran bilim insanlarının aksine, Los Angeles’ta insanlar suyun özelliklerini değiştirebilecek çevresel etkenleri azaltmak için suyun yüzeyini kapatmayı tercih etti.
Los Angeles Reservoir’ın yüzeyi yaklaşık 96 milyon siyah plastik “shade ball” ile kaplandı. Dört inç çapındaki toplar, suyun güneş ışığıyla temasını azaltmak amacıyla kullanılıyor. Los Angeles Su ve Enerji Dairesi’ne göre toplar güneş ışığının neden olduğu bazı kimyasal reaksiyonları ve alg oluşumunu azaltırken, rezervuardaki suyun buharlaşmasını da önemli ölçüde düşürüyor.
Uygulama 2015 yılında tamamlandı. Rezervuarın yaklaşık 175 dönümlük yüzeyine yerleştirilen topların toplam sayısı 96 milyona ulaştı. LADWP, sistemin yılda 300 milyon galondan fazla suyun buharlaşmasını önlediğini ve su kalitesinin korunmasına yardımcı olduğunu bildiriyor.
Siyah rengin de özel bir nedeni bulunuyor. Toplarda kullanılan karbon siyahı, plastiğin güneşin ultraviyole ışınlarına karşı dayanıklılığını artırıyor. LADWP’nin açıklamasına göre toplar içme suyuyla temas için gerekli standartlara uygun yüksek yoğunluklu polietilenden üretiliyor ve suyla temas eden toplar düzenli olarak test ediliyor.
Plastik topların asıl görevi suyu gölgelemek
Uygulamanın ortaya çıkışındaki temel neden yalnızca buharlaşmayı azaltmak değil.
Güneş ışığı, açık rezervuarlarda alg oluşumunu artırabiliyor. Ayrıca bazı koşullarda sudaki bromür ile dezenfeksiyon süreçleri arasındaki kimyasal reaksiyonlar sonucunda bromat oluşabiliyor. LADWP, shade ball uygulamasının güneş ışığını engelleyerek bu reaksiyonları azaltmaya yardımcı olduğunu belirtiyor.
Dolayısıyla milyonlarca plastik topun suya bırakılması, ilk bakışta çevre açısından tuhaf görünen bir görüntünün arkasında oldukça belirli bir su yönetimi yaklaşımı barındırıyor: Suyun yüzeyini gölgelemek.
İki farklı su hikâyesi, ortak bir gerçek
Kızıldeniz’in karanlık derinliklerindeki tuz havuzları ile Los Angeles’taki siyah plastik toplar arasında doğrudan bilimsel bir bağlantı bulunmuyor. Biri doğal yollarla oluşmuş, ekstrem bir deniz ortamı; diğeri insan eliyle tasarlanmış bir su yönetimi uygulaması.
Ancak iki olay da suyun yalnızca “H₂O”dan ibaret olmadığını hatırlatıyor.
Tuzluluk, oksijen miktarı, güneş ışığı, sıcaklık, mikroorganizmalar ve suyun çevresindeki tortular; suyun nasıl bir yaşam alanına dönüşeceğini veya ne kadar süreyle kullanılabilir kalacağını belirleyebiliyor.
Kızıldeniz’deki araştırmada binlerce yıl önce ortadan kalkmış bir su havuzunun bıraktığı kimyasal izler okunurken, Los Angeles’ta insanlar henüz kaybedilmemiş suyu korumak için onun üzerine milyonlarca plastik top yerleştiriyor.
Birinde doğa suyun geçmişini kayda geçiriyor, diğerinde insan suyun geleceğini korumaya çalışıyor.
Ve iki hikâyenin ortasında aynı soru duruyor: Suyu yalnızca kullanmakla yetinmeden, onun nasıl bir sistem olduğunu ne kadar iyi anlayabiliyoruz?
Kaynaklar
Kayıp Rıhtım, “Kızıldeniz’in Derinliklerinde ‘Ölüm Havuzu’ Keşfedildi: Dünya’daki İlk Yaşamın Sırrı Çözülebilir”, 28 Eylül 2026.
Chakraborty ve ark., “Brine Pool Microbes Enrich Metalliferous Sediments in Salt Giant Basins”, AGU Advances, 2026. Araştırmanın bilimsel kaynağı.
Sözcü, “İçme suyu deposuna milyonlarca plastik top attılar”, 28 Eylül 2026.
Los Angeles Department of Water and Power (LADWP), Shade Ball uygulaması ve su kalitesi bilgileri.
LADWP, Los Angeles Reservoir’a ilişkin güncel tesis bilgileri.
