Müge Okur - Ayvalık’taki “tartışmalı yat limanı projesi”ne tepkiler büyüyor
Ayvalık’taki “tartışmalı yat limanı projesi”ne tepkiler büyüyor
Müge Okur
Balıkesir Ayvalık’ta belediyenin hayata geçirmek istediği “Yat Limanı” projesi, çevreye verdiği zarar ve ticari rant gerekçesiyle tepki çekiyor. Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler, projenin ciddi riskler yaratacağını vurguladı.
Balıkesir - Ayvalık ilçesi 150 Evler Mahallesi’nde Ayvalık Belediyesi tarafından hayata geçirilmek istenen “Yat Limanı, Dip Tarama Faaliyeti, Çekek Yeri Revizyonu ve Dolgu Alanı İlavesi” projesi, kentte deniz ekosistemini tehdit edeceği ve yeni bir ticari rant alanı yaratacağı gerekçesiyle tepki çekiyor. Evrensel.net’in haberine göre, Ayvalık Tabiat Platformu, yaklaşık 10 bin metrekarelik deniz dolgusu ve devasa dip taraması içeren projenin kente faydadan çok zarar getireceğini savunuyor. Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler, projenin deniz ekosistemine ve kentin altyapısına yönelik ciddi riskler yaratacağını söyledi.
“İç deniz kapalı bir göl gibi, yeni dalgakıran sirkülasyonu durdurur”
Projenin denize ve kıyıya yapacağı fiziksel müdahaleler, Ayvalıklı doğaseverlerin en büyük endişe kaynağı. Ayvalık iç denizinin zaten kirlilik tehdidi altında olduğunu ve sirkülasyonun yetersizliği nedeniyle “kapalı bir göl” yapısında bulunduğunu vurgulayan Nebahat Dinler, yeni bir dalgakıran projesinin mevcut su akışını daha da olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.
Bölgedeki deniz ekosisteminin hassasiyetine dikkat çeken Dinler, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Doğan Yaşar’ın “bölgede detaylı oşinografik çalışmalar yapılmadan harekete geçilmemesi” yönündeki uyarısını hatırlatıyor. Ancak hazırlanan ÇED dosyasında akıntı ölçümleri, biyolojik oşinografi ve kum hareketleri gibi temel analizlerin yer almadığı, projenin denizel ekosisteme etkilerine dair doyurucu bir bilginin bulunmadığı ifade ediliyor. Dinler, kirlilik kaynaklarının kurutulması gerekirken denizin sirkülasyonunu engelleyecek bu tür adımların bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığının altını çiziyor.
“300 milyon TL’lik proje halkın mı, sermayenin mi?”
Projenin maliyetinin 300 milyon TL olması, Ayvalık Belediyesi’nin bu yatırımı Yap-İşlet-Devret modeliyle özel sektöre devredeceği ve alanın büyük bir ticaret merkezine dönüştürüleceği endişesini beraberinde getiriyor. Proje tanıtımlarında alanın “yeni nesil yat limanı” olarak pazarlandığına dikkat çeken Dinler, Ayvalık’ın ihtiyacının bu olmadığını savunuyor.
“Altyapı alarm verirken lüks yat limanı reva mı?”
Proje alanının hemen bitişiğinde halihazırda Kırlangıç Yaşam Merkezi gibi büyük bir ticari alan bulunduğunu hatırlatan Dinler, kıyı kullanım hakkına vurgu yaparak şu eleştiriyi getiriyor: “Kırlangıç’ın yanına yeni bir AVM konseptinin gelmesini kıyı kullanımı açısından doğru bulmuyoruz. Şehrin bir başında Setur Marina var, bir başında Kırlangıç AVM var. Buraları sadece ticari alan olarak değerlendirme bakış açısına karşıyız”. Ayvalık’ın özellikle yaz aylarında su, kanalizasyon ve trafik gibi ciddi altyapı sorunları yaşadığını belirten Dinler, önceliğin yeni rant alanları yaratmak değil, altyapıyı iyileştirmek olması gerektiğini ifade ediyor. Doğa hakkı savunucuları, mevcut çekek yerinin devasa bir marinaya dönüştürülmesi yerine, iyileştirilerek halkın kullanımına açık sosyal donatı alanları haline getirilmesini talep ediyor.
Süreç işletilmedi ancak “ÇED gereklidir” kararı umut oldu
Projeye dair itirazlarını aylar öncesinden, 19 Kasım 2024 tarihinde yapılan Kent Konseyi toplantısında dile getirdiklerini belirten Dinler, sivil toplumun dışlandığını ve konseyin bir buçuk yıl boyunca toplanmadığını ifade ediyor. Bu süreçte ÇED dosyasının sessiz sedasız bakanlığa sunulması tepkilere neden olurken, Balıkesir Valiliğinin projeye doğrudan onay vermeyip “ÇED Gereklidir” kararı alması çevreciler için umut verici bir adım oldu.
29 Nisan kritik eşik: Karar Ayvalık halkının
Ayvalık Tabiat Platformu, bu karar sayesinde kapsamlı bir inceleme sürecinin başlayacağını ve 29 Nisan’da yapılacak “Halkın Katılımı Toplantısı” ile Ayvalık halkının doğayı ve insanı önceleyen itirazlarını resmi olarak kayıt altına aldırabileceğini vurguluyor. Bilim insanları ve hidrobiyologlardan da destek alan platform, denizin ve kıyıların korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtiyor.
