Levent Gürses - Veriler yeni yıla nasıl bir gelir adaletsizliğiyle girdiğimizi gösteriyor
Veriler yeni yıla nasıl bir gelir adaletsizliğiyle girdiğimizi gösteriyor
Levent Gürses
Yılın son haftasında art arda önemli veriler açıklanınca, 2026’ya nasıl bir gelir adaletsizliği, işsizlik, yoksulluk tablosuyla girdiğimiz de ortaya çıktı. Öyle ki, 84 milyonluk nüfusun yarısı milli gelirin yüzde 23’ünü alırken, yüzde 10 yani 8,4 milyon kişi yüzde 33’ünü alıyor. Yoksulluk araştırmasında ise durum kötüleşiyor: 16,5 milyon kişi evlerini dahi ısıtamıyorken 21 milyon kişi beklenmedik harcamaları karşılayamıyor. Diğer yandan geniş anlamda işsizlik yüzde 29,1 oldu ve çalışabilir nüfusta her 3 kişiden biri işsiz demek. Birleşik Metal İş’in araştırmasında ise, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretlinin ailesinin sadece 9 gün karnını doyurabileceği vurgulandı.
Önemli gelişmeler şöyle:
Gelir dağılımı: En zengin yüzde 20 toplam gelirin yarısına sahip
TÜİK, yılın son verilerinden biri olarak gelir dağılımını açıkladı. Artık ne kadar inandırıcı bilinmez, resmi verilere göre; 2024 yılı itibarıyla en zengin tabakayı oluşturan yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay 1 puan azalarak yüzde 48 olurken en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,4 oldu.
Ama şu var; eşitsizlik kalıcılaşıyor. Nüfusun yüzde 90’ı gelirin yüzde 67’sini paylaşırken en zengin yüzde 10 tek başına yüzde 33’ü aldı.
En zengin azınlığı oluşturan yüzde 5’lik gelir grubundakiler toplam gelirin yüzde 22,8’ini alırken en dipteki yüzde 5’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 1’ini alabildi.
En üstteki yüzde 10 ise tek başına milli gelirin üçte biri olan yüzde 32,8'i alırken, en alttaki yüzde 10 ise yüzde 2,4'ünü alabildi.
En zengin yüzde 10'un milli gelirden yüzde 32,8 payına karşılık nüfusun yarısı olan yüzde 22,9'u buluyor. Sözün özü; yüzde 10'luk zengin kesim, milli gelir pastasından nüfusun yarısından 10 puan daha fazla pay alıyor.
Gini katsayısında hafif bir düşüş var: 0,410
Sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı gösteren Gini katsayısı bir önceki yıla göre sınırlı azalış ile 0,410 olarak tahmin edildi. Tüm sosyal transferler hariç tutulduğunda Gini katsayısı 0,473, emekli ve dul yetim maaşı dahil diğer tüm sosyal transfer gelirleri hariç tutulduğunda ise 0,420 olarak tahmin edildi. Kâğıt üzerinde hafif bir düzelme sinyali verse de gelir dağılımındaki bozulma sürüyor.
Gelirin yarıya yakını maaş ve ücretlerden
Yüksek faiz ortamında banka faizi ve temettü gibi gelirlerin payı 1,3 puan artarak yüzden 4,8’den yüzde 6,1’e ulaştı. Yüksek faiz ortamında bu artış, üst gelir gruplarına sermaye geliri kanalıyla artan gelir transferini gösterdi.
Toplam gelir içerisinde en yüksek payı, yüzde 49,7 ile bir önceki yıla göre 0,9 puan artan maaş ve ücret geliri aldı. İkinci sırayı yüzde 18,3 ile önceki yıla göre 2,5 puan azalan müteşebbis geliri alırken üçüncü sırayı yüzde 18,2 ile sosyal transfer geliri oluşturdu. Emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı ise yüzde 89,3 olarak gerçekleşti. Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı yüzde 15,6 oldu.
Bölgesel eşitsizlik; en zengin Ankara, en yoksullar Van, Muş, Bitlis, Hakkari
TÜİK'e göre yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 332 bin 882 TL oldu. Kişi başı ortalama geliri anlatan bu tutar, aylık 27 bin 740 TL'ye denk geliyor.
Fert geliri en yüksek bölge Ankara oldu. Burada yıllık ortalama gelir 449 bin 618 TL olarak hesaplanırken İstanbul 434 bin 929 TL, İzmir 405 bin 896 TL ile onu takip etti. En düşük yıllık ortalama geliri ise Van, Muş, Bitlis, Hakkari aldı. Bölgede yıllık ortalama gelir 172 bin 552 TL olarak açıklandı. Yoksul ve zengin gelir grupları arasındaki uçurum en çok Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir'i kapsayan bölgede: 8,5 olarak hesaplandı. Antalya, Isparta, Burdur bölgesi 8,3 ile; Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan bölgesi 8,1 ile eşitsizlikte onu takip etti.
Kasım ayı işsizlik oranları açıklandı: 10 kişiden 3'ü işsiz
TÜİK'in açıkladığı verilere göre Kasım 2025'te mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik 0,1 puan artarak yüzde 8,6'ya yükseldi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 11,8 oldu. Gerçek işsizlik ise yüzde 29,1 oldu. Haftalık ortalama çalışma süresi ise 42,3 saate yükseldi.
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak yüzde 15,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 24,4 olarak tahmin edildi.
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32 milyon 737 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 49,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,9 olarak gerçekleşti.
Gerçek tablo: 10 kişiden 3'ü işsiz
Gerçek işsizliğin göstergesi olan; Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,1 oldu.
DİSK Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR) yaptığı hesaplamalar; TÜİK'in görmezden geldiği işsizliğin boyutunu gözler önüne serdi. Yaklaşık 12 milyon kişi yeni yıla, işsiz girecek.
Dar tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 98 bin olurken gerçek işsizlik 11 milyon 890 bine yükseldi. Geniş tanımlı işsiz sayısında iki yıllık artış 3,2 milyon kişi ve bir yıllık artış ise 396 bin oldu. Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenleri ifade eden zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı son bir yılda 3 milyon 555 binden 3 milyon 603 bine yükselerek 65 bin kişi arttı. Bu ayda ayrıca, en yüksek üçüncü işsizlik oranı yüzde 24,4 ile dar tanımlı genç kadın işsizliği oldu.
5,2 milyon kişi çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor
Potansiyel işgücü sayısı son 1 yılda 283 bin kişi artarak 4 milyon 906 binden 5 milyon 189 bine yükseldi. DİSK-AR'ın tespitlerine göre 5,2 milyon kişi çalışmak istemesine rağmen iş bulamazken 3,6 milyon kişi esnek değil, tam zamanlı çalışmak istiyor.
Dar tanımlı işsizlik dışında tüm işsizlik türleri artarken zirve yine gerçek kadın işsizliğinin oldu. Geniş tanımlı kadın işsizliği oranı yüzde 38,9 oldu. Erkeklerde bu oran yüzde 23,1 olurken erkek-kadın arasındaki makas farkı 15,8 puana çıktı. 12 milyona dayanan işsizlerin arasında kadınların sayısı 6 milyon 57 bin olarak hesaplandı.
Resmi işsizlerin sadece yüzde 16,2’si işsizlik ödeneği alabildi
İşsiz milyonlar, işsizlik ödeneğinden de faydalandırılmadı. İŞKUR’un Kasım verilerine göre bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 502 bin 425'te kaldı. Böylece Kasım 2025’te resmi işsizlerin sadece yüzde 16,2’si işsizlik ödeneği alabildi. 2,6 milyon işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. İşsizlerin yüzde 83,8’i ödenekten faydalanmadı.
Yoksulluk verileri de açıklandı: 16,5 milyon kişi evini ısıtamıyor
Yılın son haftasında TÜİK'in açıkladığı bir başka istatistik de, 2024 gelir bilgileriyle hazırlanan “Yoksulluk ve Yaşam Koşulları” araştırması oldu. TÜİK’in son araştırması, göreli yoksullukta sınırlı düşüşe karşın temel ihtiyaçlarda kitlesel yoksunluğu ortaya koydu. 16,5 milyon kişi evlerini dahi ısıtamıyorken 21 milyon kişi beklenmedik harcamaları karşılayamaz halde.
TÜİK verilerine göre, her ne kadar yoksulluk oranı 2024 yılında bir önceki yıla göre 0,6 puan azalarak yüzde 13'e düşse de, yoksulluk sınırı ise bir önceki yıla göre 77 oranında artarak 120 bin 575 TL olarak hesaplansa da ve yoksul sayısı 10 milyon 930 bin kişi olarak açıklansa da gerçekler gizlenemiyor.
Gıdadan ısınmaya, konuttan borca uzanan göstergeler toplumun geniş bir bölümünün asgari yaşam standardını sürdürmekte zorlandığı bir tabloya işaret ediyor. Türkiye’de milyonlarca kişi iki günde bir et yiyemiyor, evini ısıtamıyor, borcunu ödeyemiyor.
Birgün gazetesinden Havva Gümüşkaya'nın yaptığı analize göre, raştırma yoksulluğun gündelik yaşamda çok daha geniş bir nüfusu etkilediğini gösteriyor. Nüfusun 50,5'i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 35,1'i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 25,1'i beklenmedik harcamaları, yüzde 19,6'sı evin ısınma ihtiyacını, yüzde 58,0'ı ise eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan ediyor.
Oranlar, 84 milyon 134 bin olan ülke nüfusuna göre şu anlama geliyor:
- 29 milyon 532 bin kişi iki günde bir et ürünleri içeren yemek masrafını karşılayamıyor.
- 21 milyon 218 bin kişi beklenmedik harcamaları karşılayamıyor.
- 48 milyon 800 bin kişi eskimiş mobilyasını değiştiremiyor.
- 16 milyon 491 bin kişi evin ısınma ihtiyacını ekonomik olarak karşılayamıyor.
Gerçek yoksulluk oranı yüzde 20,6
Yoksulluk sınırı ortanca gelirin yüzde 60’ı olarak kabul edildiğinde ise yoksulluk oranı daha da yükseliyor. Buna göre hesaplanan yoksulluk oranı yüzde 20,6 oldu.
Ülke nüfusunun 17 milyon 361 bininin geliri ortanca gelirin yüzde 60’ının altında bulunuyor. Bu grup içerisinde yer alanların yüzde 92,52’si için konut masrafları yük getiriyor. Yüzde 44,7’si borç veya taksit öderken zorluk yaşıyor. Yüzde 72’si iki günde bir et ürünleri içeren yemek maliyetini karşılayamıyor, 8 milyon 767 bini evinin ısınma maliyetini ekonomi olarak karşılayamıyor.
Sağlıksız konutlarda yaşam sürüyor
Nüfusun yüzde 28,8'i evinde sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemler yaşarken yüzde 27,9'u konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşıyor. Ortanca gelirin yüzde 60’ının altında olanlarda konut ve çevre problemleri daha fazla yaşanıyor. Bu grupta olanların yüzde 45,9’u sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri olan evlerde yaşıyor, yüzde 44,9’u konutunda izolasyondan dolayı ısınamama sorunu yaşıyor.
Ortanca gelirin yüzde 60’ının altında olanlarda 2014 yılında yüzde 57,8 olan konut sahipliği ise 48,7’ye geriledi. Bu kesimde ise kiracılık oranı yüzde 24,5’den yüzde 34’e çıktı.
Fertlerin yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Kadınlarda bu oran yüzde 30,1 olarak hesaplandı. Erkeklerde ise yüzde 25,6 olarak belirlendi. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski yaş gruplarına göre incelendiğinde en büyük riskin yüzde 36,8 ile 0-17 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunda da kadınlar dezavantajlı olarak görüldü. Bu yaş grubundaki kadınlarda yoksulluk ve sosyal dışlanma riski yüzde 37,8 olarak hesaplanırken erkeklerde yüzde 36 ile ortalamanın altında kaldı.
Açlık sınırı 30 bin 143 TL'ye yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 TL'ye yükseldi
Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının aralık sonuçlarını açıkladı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 30 bin 143 TL'ye yükseldi. İşçinin eline ancak şubat ayında geçecek yeni asgari ücret, bu tutarın 2 bin 68 TL altında kaldı.
Gıda harcamasının yanı sıra kira, ulaşım, faturalar, eğitim ve sağlık gibi temel giderlerin dahil edildiği yoksulluk sınırı da 100 bin TL'ye merdiven dayadı. 4 kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için haneye girmesi gereken toplam tutar 98 bin 188 TL olarak hesaplandı. Tek başına yaşayan bir çalışanın aylık zorunlu harcaması 39 bin 123 TL olarak belirlendi. Bu rakam, yeni asgari ücretin yaklaşık 11 bin TL üzerinde seyrediyor.
Asgari ücret ile ancak 9 gün karın doyurulabilir
Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi- BİSAM, ilk kez açlık sınırının altında açıklanan asgari ücretin alım gücü üzerindeki etkilerini çarpıcı verilerle ortaya koydu.
"Asgari Ücretle Geçim Araştırması" başlığıyla yayımlanan rapora göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında eline geçecek olan 28 bin 75 TL’lik ücretle gıdaya günlük sadece 267 lira ayırabilecek. Rapora göre, "bu miktar, dört kişilik bir ailenin üç öğün beslenmesi için kişi başına 89 TL, öğün başına ise sadece 22 TL düşmesi anlamına geliyor. Asgari ücretlinin gıdaya ayırabileceği pay sadece 8.000 liradır. Buna göre asgari ücretli elde ettiği gelir ile sadece 9 gün karnını doyurabilir. Ülke genelinde ortalama kira (80 metrekarelik bir daire için) 18 bin 400 lirayken yeni geliri ile asgari ücretlinin konut harcamalarının tümüne (konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar) ayırabileceği tutar 9 bin 329 TL, kiraya ayırabileceği tutar ise 6 bin 873 TL."
Rapora göre, çocuk başına aylık eğitim harcaması sadece 67 TL seviyesinde kalıyor. Bu rakamla kırtasiye masraflarının dahi karşılanmasının mümkün olmadığı, asgari ücretlinin çocuklarını kaynak yetersizliği çeken okullara göndermek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Mahfi Eğilmez'in hesabı: 8 yılda fiyatlar yüzde 1.953 arttı
Gıda enflasyonunda uzak ara zirveyi koruyan Türkiye'de marketlerdeki fiyat karşılaştırması artan pahalılığı gözler önüne serdi. İktisatçı Mahfi Eğilmez'in 2017 Mart ayına ait bir fiyat broşürüyle bugünün fiyatlarını kıyasladığı verilere göre aradan geçen 8 yılda fiyatlar 20 kata kadar arttı. Eğilmez’in hesaplamasına göre 22 üründe 8 yılda yaşanan artış oranı ortalama yüzde 1.953 oldu. 22 ürün 2017 Mart ayında 297,07 TL'ye denk gelirken bugün 6.100 TL'ye denk geliyor.
Eğilmez’in ismini vermediği marketin fiyatlarına göre yüzde 3.900 ile yoğurtta oldu. Onu yüzde 3.454 ile organik domates salçası ve yüzde 3.118 ile 1 litre Ayçiçek yağı takip etti. Listeye göre pirinçteki artış yüzde 2 bin 368.
Konut ve ulaştırmada en pahalı şehir İstanbul
TÜİK’in 2024 bölgesel satın alma gücü paritesi verilerine göre Türkiye’nin en pahalı ili İstanbul olurken, en ucuz bölge Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’i kapsayan TRC3 oldu. Konut, ulaştırma ve sağlıkta İstanbul zirvede yer alırken, gıdada Balıkesir-Çanakkale, lokanta ve otelde İzmir, eğlence ve kültürde ise Kocaeli ve çevresi en pahalı bölgeler olarak öne çıktı.
Konut ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 147,3 ile TR10'da (İstanbul) gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 73,8 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu.
Ulaştırma ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 103,8 ile TR10'da (İstanbul) gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 95,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu.
Gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 106,0 ile TR22'de (Balıkesir, Çanakkale) gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 95,1 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu.
Giyim ve ayakkabı ana harcama grubunda da en yüksek fiyat düzeyi endeksi 108,4 ile TR22'de (Balıkesir, Çanakkale) gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 87,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu.
Lokanta ve oteller ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 113,8 ile TR31'de (İzmir) gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 88,5 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu.
Ekonomiye güven kötümser seviyede
Ekonomik güven endeksi, Aralık ayında aylık bazda aynı kalarak 99,5 değerini aldı. Endeks, kritik sınır olan 100'ün altında kalarak kötümser tabloyu sürdürdü.
Tüketici güven endeksi ise, Aralık'ta aylık bazda yüzde 1,8 azalarak 83,5'e geriledi. Aynı dönemde reel kesim güven endeksi, yüzde 0,5 artışla 103,7 olarak kayıtlara geçti. Hizmet sektörü güven endeksi de yüzde 0,4 yükselerek 112,3 oldu. Perakende ticaret sektörü güven endeksi, yüzde 1,1 artışla 115,4'e çıkarken, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,5 azalışla 84,5 değerini aldı.
Zamlar başladı, iğneden ipliğe...
Yeni yıla zamlarla girildi; bir anda iğneden ipliğe zam geldi. Yeni yılda vergi ve harç artışları yeniden değerleme oranının altında tutuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın indirim yetkisini kullanmasıyla MTV, damga vergisi ve harçlarda 2026 artış oranı yüzde 25,49 yerine yüzde 18,95 olarak belirlendi. Ehliyet, pasaport, IMEI kaydı, köprü ve otoyol geçiş ücretleri ile sağlıkta muayene ve reçete katılım paylarına peş peşe zam yapıldı.
B sınıfı sürücü belgesi harcı 5.678 TL’den 6.754 TL’ye, yurt dışı çıkış harcı da 1000 TL’den 1.190 TL’ye yükseltildi. Pasaport harcı; 1 yıllıkta 4.101 TL’ye, 2 yıllıkta 6.698 TL’ye, 3 yıllıkta 9.516 TL’ye, 3 yıldan fazlası da 13.410 TL’ye yükseldi.
Trafik cezaları, yüzde 25,49 oranında yükselecek. Kırmızı ışıkta geçme ve trafikte telefon ile konuşma cezası 2.719 liraya, hız sınırını yüzde 50'ye kadar aşmanın cezası 5.662 liraya, alkollü araç kullanma cezası 11.629 liraya çıkacak.
Köprü ve otoyolları da zam
İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde tek yön otomobil geçiş ücreti 47 TL’den 59 TL’ye, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ise 80 TL’den 95 TL’ye çıkarıldı. Osmangazi Köprüsü’nde otomobil geçiş ücreti 795 TL’den 995 TL’ye, Çanakkale Köprüsü’nde 795 TL’den 995 TL’ye yükseltildi. Tüm köprü ve otoyolların içinde sadece Yavuz Sultan Selim Köprüsü yüzde 18,8 oranında artarken diğer geçiş ücretleri yüzde 25’in üzerinde, eski ücretlerin 4’te biri kadar arttı.
Avrasya Tüneli’nde araç geçiş ücretleri 1 Ocak itibarıyla 225 TL’den 280 TL’ye yükseltildi.
Akaryakıt, ekmek, sigara ve alkollü içeceklere de…
2026 yılında uygulanacak özel tüketim vergisi tutarlarının yeniden belirlenmesiyle akaryakıttan benzine, meyve suyundan sigaraya kadar her şeye zam geldi. ÖTV Kanunu'na göre her yıl ocak ve temmuz aylarında, akaryakıt, sigara ve alkollü içeceklerin ÖTV tutarları TÜİK tarafından ilan edilen yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yİ-ÜFE) son 6 ayda meydana gelen değişim oranında güncelleniyor.
Akaryakıtta yüzde 6,95, sigara ve alkollü içeceklerde ise yüzde 7,95 ÖTV artışı yapıldı.
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, yeni zamlarla ilgili olarak, “Piyasa beklentimiz; sigara grubunda 5 TL, alkollü içecek grubunda ise yüzde 15-20 aralığında bir fiyat artışı yaşanacağı yönündedir” dedi.
Nitekim, yeni yılda içkide ilk zammın Efes grubunda gerçekleşti.
Ekmeğe de zam geliyor. Fırıncılar Federasyonu, ekmek fiyatlarında şubat ayında olası bir değişiklik için Ticaret Bakanlığı ile görüşüleceğini bildirdi.
İTO Aralık enflasyonu %1,23, TÜİK'ten beklenti %0,96
İTO, İstanbul'un aylık enflasyon verilerini hesapladı. Aralık ayı enflasyonu yüzde 1,23; yıllık enflasyon ise yüzde 37,6 olarak kaydedildi. İTO verilerine göre geçtiğimiz ay en yüksek fiyat artışı yüzde 3,2 ile lokanta ve otel grubunda yaşanırken ikinci sırada ise yüzde 2,9'luk artış ile sağlık harcamaları grubu yer aldı.
Aralık ayı enflasyonunu 5 Ocak Pazartesi günü açıklanacak. AA Finans'ın enflasyon beklenti anketine göre, beklentilerinin ortalaması yüzde 0,96 oldu. Ekonomistlerin aralık ayı için enflasyon beklentileri yüzde 0,55 ile yüzde 1,24 aralığında yer aldı.
Aralık'ta enflasyon yüzde 0,96 artarsa, bir önceki ay yüzde 31,07 olan yıllık enflasyonun aralıkta yüzde 31'e inebilir.
Emekli ve memur maaşları; en düşük emekli 18.857 TL
Enflasyonun açıklanmasıyla birlikte memur ve memur emeklilerine yapılacak zam da belli olacak. Ancak milyonlarca emekli en düşük emekli aylığının ne kadar olacağını merak ediyor.
Beklenti tahmini doğru çıkarsa 6 aylık enflasyon yüzde 11,71 olacak. Eğer anketteki gibi yüzde 11,71 artış yansıtılırsa emeklilere en düşük ödeme 16 bin 881 liradan 18 bin 857 liraya yükselecek.
Memurlar ve memur emeklileri için ise artış oranı yüzde 18,62 olacak. Artış bu yönde olursa en düşük emekli aylığı 60 bin 25 TL, en düşük memur emeklisi maaşı ise 26 bin 893 liraya yükselecek.
12 ay sonra enflasyonda düşüş bekleyenler yüzde 24,5 indi
Merkez Bankası Aralık 2025 "Sektörel Enflasyon Beklentileri" verilerini yayımladı. Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 0,30 puan azalarak yüzde 24,53 seviyesinde gerçekleşti.
2025 Aralık ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri geçen aya göre, piyasa katılımcıları için 0,14 puan azalarak yüzde 23,35'e, reel sektör için 0,90 puan azalışla yüzde 34,80'e, hanehalkı için 1,34 puan düşerek yüzde 50,90'a geriledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, enflasyonun ocak ayında 30'un altına ineceğini belirterek "Yani 20'li rakamları göreceğiz. Hesabımız beklentimiz bu yönde. Gelecek yılın sonunda hedefimiz yüzde 20'nin altı, 2027'de ise tekrar tek haneli rakamlara ulaşmak" dedi.
ING Türkiye'den 2026 enflasyon ve dolar/TL tahmini; % 22 ve 52 TL
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, 2026 yılı sonunda yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 22, dolar/TL kurunun ise 51 seviyesinde oluşmasını beklediklerini açıkladı. Gökgöz, faizlerdeki düşüşle birlikte net faiz marjlarının iyileşeceğini, bu durumun bankacılık sektörünün performansını güçlendireceğini söyledi.
2025'te fiyatı en çok artan ürün yüzde 110 ile limon
TZOB’un fiyat takip çalışmasına göre 2025 yılında markette ürünlerin çoğunda fiyat yükselirken, en yüksek artış limonda kaydedildi.
Genel Başkan Şemsi Bayraktar, 2025’te markette izlenen 41 ürünün 28’inde fiyatlar artarken, 13 üründe düşüş görüldü. Yıllık bazda en dikkat çekici fiyat artışı hem markette hem de üretici tarafında limonda yaşandı. Limonu yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık ve yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi. Buna karşılık, markette fiyatı en fazla gerileyen ürün yüzde 40,6 düşüşle beyaz lahana oldu. Marul, karnabahar ve kuru soğan da fiyatı düşen ürünler arasında yer aldı.
Meclis 3 yıl erteledi: 'Enflasyon düzeltmesi' yoluyla vergi kıyağı
Meclis'te kabul edilen yeni düzenlemeyle, şirketlerin devasa varlıklarının vergilendirilmesini sağlayacak enflasyon muhasebesi üç yıllığına ertelendi. Sol haber sitesinde yer alan habere göre, patronların milyarlık varlıklarını gerçek değeri üzerinden beyan etme zorunluluğu 2028 yılına kadar erteleyen düzenleme Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Vergi Usul Kanunu’ndaki değişiklikle, şirketlerin mali tablolarını enflasyona göre güncelleyerek daha fazla vergi ödemesinin önüne geçildi. Geçici Madde 37 ile getirilen düzenlemeye göre, enflasyon düzeltmesi uygulaması için şartlar oluşsa bile 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde mali tablolar bu işleme tabi tutulmayacak.
Söz konusu erteleme kararı, özellikle borçlanarak büyüyen ve bu nedenle enflasyon düzeltmesi yapıldığında kârı yüksek göründüğü için vergisi artan patron kesimini rahatlattı. Düzenlemeyle birlikte Cumhurbaşkanı’na, bu erteleme süresini üç hesap dönemine kadar daha uzatma yetkisi verilerek, sermayeye sağlanan bu muafiyetin kalıcılaşabileceği sinyali de verilmiş oldu.
Demirören’in Ziraat Bankası'na borcu açıklandı
Sayıştay, Demirören Holding’e Doğan Medya Grubu’nu satın almak için Ziraat Bankası’ndan verilen 800 milyon dolarlık kredinin geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle alacağın 34 milyar liraya yaklaştığını tespit etti. Sayıştay, holdingin içinde bulunduğu duruma dikkati çekerek yasal takip dahil her türlü önlemin hızlıca alınmasını istedi.
Meclis'e sunulan denetim raporuna göre, borcu iki kez yapılandırılan ve faiz indirimi de uygulanan holding, ödeme planlarına uygun hareket etmedi. İstanbul Kurumsal Şubesi tarafından kullandırılan krediden kaynaklanan borç alacağı 33 milyar 910 milyon liraya ulaştı. Kredilerin banka bilançosunda önemli bir yer tuttuğu ve bankanın toplam takipteki alacaklarının ya da kredilerinin yüzde 101,73’üne denk geldiği belirtildi.
Raporda, "yapılandırma koşullarında yaşanan aksamaların giderilememesi durumunda yasal takip dahil her türlü önlemin hızlıca alınması" önerisinde bulunuldu.
Gümüş yıla yine yükselişle başladı
Yılsonu rallisiyle yılın emtiası olan gümüş, 2026'ya da yükselişle başladı. Gümüş, geçen yılın son günlerinde yaşadığı düzeltmeden sonra, yılın ilk gününde yüzde 3 yükselerek ons başına 74 dolardaki yerini güçlendirdi.
Gümüş geçen yıl ons/dolar bazında yüzde 148 değer kazandı.
Yılın ilk gününde 4.360 dolardan kapanan altın ise, 2025'i yüzde 64,2 performans ile bitirdi. Böylece 1979’dan bu yana en yüksek yıllık kazancını sağladı. FED’in faiz indirimleri, merkez bankalarının artan alımları ve küresel jeopolitik riskler altını rekor seviyelere taşıdı.
FED'in bu yıl da iki faiz indirimine gideceği öngörülürken ABD Başkanı Donald Trump'ın agresif şekilde faiz indirimini savunması da altına talebin güçlü kalmasını sağladı.
Altın için temel göstergeler yükseliş yönlü
Finansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, yaptığı değerlendirmede, "Altındaki yükselişte birkaç faktör rol oynamaktadır. Bunlar ABD faiz indirim beklentileri, jeopolitik riskler, Fed'in bağımsızlığına yönelik tehditler, küresel mali koşullar ve ABD'nin ticaret politikasıdır" dedi.
Bunların bazılarının yapısal nitelikteki faktörler olduğunu ifade eden Rodda, merkez bankalarının rezervlerini dolar varlıklarından uzaklaştırarak çeşitlendirmek amacıyla altın alımı yaptığını dile getirdi.
Rodda, altının değerindeki artışın uygulanan politikalarla ilgili olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Yatırımcılar, enflasyonun hedeflerin üzerinde olduğu ve genişlemeci maliye politikasının uygulandığı bir dönemde, yaklaşan Fed faiz indirimlerine tepki gösteriyorlar. Altının kısa vadeli seyri politikalarla bağlantılı olduğundan, altın piyasasındaki herhangi bir ters yönlü seyir politikalarda meydana gelebilecek değişikliklerden kaynaklanabilir. O zamana kadar, teknik göstergeler piyasanın aşırı alım bölgesinde olduğunu işaret etse bile altın için temel göstergeler yükseliş yönlüdür."
UBS’ten altın için güçlü revizyon; 5 bin dolar
UBS, altın piyasasına yönelik beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Banka, 2026 yılının mart, haziran ve eylül dönemleri için ons altın fiyatının 5 bin dolara ulaşmasını öngörüyor. Bu yeni hedef, daha önce paylaşılan 4 bin 500 dolarlık tahmine kıyasla belirgin bir artış anlamına geliyor.
Merkez Bankası, 2026 Para Politikası’nı yayımladı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılı politikalarına ilişkin yol haritası niteliğinde olan Para Politikası metnini yayımladı. Metne göre, Para Politikası Kurulu (PPK), 2026 yılında 22 Ocak, 12 Mart, 22 Nisan, 11 Haziran, 23 Temmuz, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerde toplam 8 defa toplanacak, Enflasyon Raporu yılda 4 kez, Finansal İstikrar Raporu ise yılda 2 defa yayımlanacak.
Metinde 2026 yılında para politikasının enflasyonu orta vade hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde oluşturulacağı belirtildi. Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışının ön koşulu olduğu, belirlenen yüzde 5’lik enflasyon hedefinin korunduğu belirtilen metinde, "TCMB’nin hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olan belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi hedef etrafında her iki yönde 2 yüzde puan olarak belirlenmiştir” ifadelerine yer verildi.
Varlık Fonu sır küpü
TBMM’ye sunulan 2024 TVF denetim raporu, Fon’un 10 trilyon 671 milyar TL’lik borç yükünü ortaya koydu. Raporda en dikkat çeken bölüm, bağımsız denetçilerin gizlilik nedeniyle şirketlere dair verilere ulaşamaması oldu. Fon’un finansal raporlarına göre 2024 yılında uzun ve kısa vadeli borçların toplamı 10 trilyon 671 milyar liraya ulaştı. Bu tutarın 8 trilyon 814 milyar lirasını kısa vadeli borçlar oluştururken 1 trilyon 857 milyar lirasını uzun vadeli borçlar oluşturdu.
2023 yılında 7 trilyon 884 milyar lira olan Fon’un toplam yükümlülüklerinin bir yılda yüzde 35,3 oranında arttığı görüldü.
Bağımsız denetim raporunda Fon’un mali raporlarına ilişkin sınırlı olumlu görüş verildi. Toplamda 4 şirketle ilgili olarak 5 husus şartlı görüşe konu edildi:
- Fon bünyesindeki TEC’in (Turkish Energy Company) “gizlilik unsuru” gerekçesiyle finansal tabloları bağımsız denetimden geçmeyen, TEC’e ilişkin toplam varlıklar, toplam özkaynaklar ve net kâr kalemlerine dair yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilemedi.
- BOTAŞ’ın mali tablosunda ilişkili olmayan taraflardan “uzun vadeli diğer alacaklar” kaleminde 9 milyar 335 milyon TL tutar bulunduğu ancak kalemin ‘gizlilik unsuru’ taşıdığı için denetçi yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edemedi.
- TPAO’nun finansal tablolarında toplam maddi duran varlıklar 490.940 milyon TL, ayrıca ertelenmiş vergi varlıkları 11.045.490 milyon TL olarak yer aldı. Finansal tablolar gizlilik unsuru taşırken, petrol/gaz varlıklarında değer düşüklüğü ve ertelenmiş vergi varlıklarının geri kazanılabilirliği gibi alanlarda işlemlerin gizlilik nedeniyle yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilemedi.
- Türkşeker’in finansal tablolarında yer alan 37 milyar 421 milyon TL tutarındaki stoklarına ve 22 milyar 35 milyon TL tutarındaki satışların maliyetlerine ilişkin denetim kanıtı bulunamadı.
İran'da hayat pahalılığı protestolar yayılırken can kaybı haberleri geliyor
İran'da hayat pahalılığı ve enflasyona karşı başlayan protestoların beşinci gününde taşradan çatışma ve can kaybı haberleri gelmeye başladı.
Birçok kentte protestocular ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda en az 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Ölümler, pazar günü hayat pahalılığına karşı başlayan gösterilerde kaydedilen ilk can kayıpları oldu. Protestolar, Tahran’da esnafın yüksek fiyatlar ve ekonomik durgunluk nedeniyle greve gitmesiyle başladı ve ülkenin diğer bölgelerine yayıldı. İran’ın Fars haber ajansı, Çarşamba günü Çaharmahal ve Bahtiyari eyaletine bağlı Lordegan kentinde güvenlik güçleriyle protestocular arasında çıkan çatışmalarda 2 kişinin, komşu Lorestan eyaletindeki Azna kentinde ise 3 kişinin öldüğünü duyurdu.
145 yıldır kullanılan leva tarih oldu: Bulgaristan Euro Bölgesi'ne katıldı
Bulgaristan’ın Euro Bölgesi’ne resmen katılmasıyla birlikte Bulgar levası bugün itibarıyla yerini euroya bıraktı. 1881’den bu yana kullanılan leva, resmi para birimi olmaktan çıktı. Ülkede bir ay boyunca leva ve euro birlikte tedavülde olacak, 1 Şubat’tan itibaren yalnızca euro kullanılacak.
Ancak, Bulgaristan’ın euro’ya geçişi siyasi krizle gölgeleniyor. Hükümet istifa etti ve nüfusun neredeyse yarısı Bulgar Levası’nı korumak istiyor. Ülke, hukukun üstünlüğünü iyileştirememesi ve hükümet yetkililerinin yolsuzluklarını soruşturmada başarılı olamaması nedeniyle AB tarafından eleştiriliyor.
Diğer önemli gelişmeler de şöyle oldu:
- Son 6 yılda 8,6 milyar lirayı aşkın zarar eden PTT’de fatura vatandaşa kesilirken, yönetim kurulu üyeleri rekor zamlarla ödüllendirildi. Kurumun 2024’te 3,6 milyar lira zarar etmesine rağmen yöneticilerin maaşlarına yüzde 116 zam yapıldığı ortaya çıktı.
- CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, FİSKOBİRLİK’in 2007’den beri yaklaşık 15 milyar lira zarara uğradığını anlatarak Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ı eleştirdi. Adıgüzel, fındık fiyatlarının düşüşü hakkında Bayraktar’a açıklama yapmasını istedi.
- MASAK, yasa dışı bahisle mücadele kapsamında 200 bin TL üzeri tüm banka transferlerinde açıklama zorunluluğu getiriyor. Uygulama ATM, mobil ve internet bankacılığını kapsayacak. Düzenleme, 1 Ocak 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek.
- Gelir İdaresi Başkanlığı'nın kayıt dışıyla mücadeleye yönelik kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi gerekçesiyle Risk Analizi Genel Müdürlüğü, Başkanlık bünyesine alındı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Veri madenciliğine dayanan etkin bir risk ve uyum analiz sistemi kurulacak" dedi.
- 2004’te 23,8 milyon TL’ye özelleştirilen Kütahya Şeker Fabrikası, Kiler-Torunlar ortaklığına dev kâr sağladı. AKP’nin yok pahasına sattığı fabrika, son 4 yıl 9 ayda şirkete, 1 milyar 115 milyon 458 bin TL’lik net kâr getirdi.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, piyasa yapıcı bankaları belirledi. Buna göre, Ocak-Aralık 2026 döneminde "piyasa yapıcı" olarak faaliyet göstermesi uygun görülen bankalar; Akbank, Denizbank, HSBC Bank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Garanti Bankası, Halk Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası oldu.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rusya'nın Akkuyu NGS için 9 milyar dolarlık yeni bir finansman sağladığını ve bu finansmanın 4-5 milyar dolarlık kısmının 2026'da Türkiye'de kullanılacağını ifade etti. Bayraktar, Akkuyu'da 2026'da ilk enerji üretimini gerçekleştirmek istediklerini söyledi.
- TMSF, Resmi Gazete’de yayımlanan ilanlarla birlikte, Antalya ve İzmir’de bulunan iki büyük otel ile Form Sünger ve Yatak Sanayi AŞ’nin tamamının satışa çıkarıldığı duyurdu.
- Konya’da 1980 yılında faaliyete başlayan ve özellikle Mevlana şekerleriyle Türkiye genelinde bilinirlik kazanan Konya Giba Gıda, yaşadığı mali krizden çıkamayarak iflas etti. Şirketin iflasına ilişkin süreç, mahkemenin verdiği kararla resmiyet kazandı.
- Meta, Çin merkezli yapay zeka girişimi Manus’u satın aldı. Hamle, şirketin OpenAI ve Google gibi rakiplerle rekabetini güçlendirme hedefinin bir parçası olarak görülüyor.
- Milyarder Masayoshi Son’ın Softbank, veri merkezi yatırım şirketi DigialBridge’i satın almak için dört milyar dolarlık bir anlaşma yaptı.
- ABD yönetimi, Samsung Electronics’in Çin’deki üretim tesislerine çip üretim ekipmanı gönderebilmesine 2026 yılı için geçerli olacak yıllık bir lisans verdi.
- Müzisyen Beyoncé’nin country müziğine cesur bir geçiş yapması, türün tarihindeki en başarılı konser turuna imza atmasına ve 10 haneli bir servet kazanmasına yardımcı oldu. Forbes Türkiye'ye göre, Grammy ödüllü şarkıcı bu başarıyı elde eden beşinci müzisyen oldu.
- ABD merkezli yarı iletken üreticisi Intel, Nvidia ile eylül ayında imzalanan anlaşma kapsamında planlanan hisse satışını tamamladığını duyurdu. Şirket, bu işlemle toplam 5 milyar dolar kaynak sağladı.
