Levent Gürses - Savaş uzuyor, küresel enerji, ham madde ve gıda piyasaları allak bullak, karamsarlık artıyor
Savaş uzuyor, küresel enerji, ham madde ve gıda piyasaları allak bullak, karamsarlık artıyor
Levent Gürses
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve giderek Ortadoğu'ya yayılan savaş ikinci haftasını geride bırakırken küresel ekonomiyi, piyasaları etkisi altına almaya başladı. Kabus senaryosuna adım adım geçiliyor.
Henüz ekonomik krizden bahsetmek için çok erken, ancak enerji şoku yaşanıyor. Bu da beraberinde enflasyon ve ekonomik durgunluğun birleşimi olan "stagflasyon" riskini getiriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin dayanıklılığının "bir kez daha sınandığını" belirterek karamsar bir ton sergiledi. Başlangıçta savaşın erkenden biteceğini düşünen ve gayet iyimser olan uluslararası borsalar da en kötüye hazırlanıyor.
Enerji şoku stagflasyon riskini getiriyor
Henüz ekonomik krizden bahsetmek için çok erken, ancak enerji şoku yaşanıyor. Bu da beraberinde enflasyon ve ekonomik durgunluğun birleşimi olan "stagflasyon" riskini getiriyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin dayanıklılığının "bir kez daha sınandığını" belirterek karamsar bir ton sergiledi. Georgieva, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10'luk artışın, yılın büyük bölümünde devam etmesi koşuluyla, küresel enflasyonu yüzde 0,4 oranında artıracağını ve dünya çapındaki ekonomik büyümeyi yüzde 0,2 kadar azaltacağını söyledi. Başlangıçta savaşın erkenden biteceğini düşünen ve gayet iyimser olan uluslararası piyasalar da en kötüye hazırlanıyor.
En büyük sorun, dünyanın petrolünün beşte birinin geçtiği Hürmüz’ün kapatılması…
ABD Başkanı Donald Trump'ın yarattığı çatışma dünyanın en yeni ekonomik baş ağrısı haline geliyor. En büyük sorun, dünyanın petrolünün beşte birinin geçtiği ve önceki hafta İran'a füze saldırılarına başlamasından bu yana fiilen kapatılan Hürmüz Boğazı... Çünkü dünyanın hiçbir yerinde bu açığı kapatabilecek fazla kapasite yok.
IMF'nin eski baş ekonomisti Maurice Obstfeld, "Uzun zamandır, ABD'yi İran'a saldırıyı düşünmekten caydıran ve İsrail'e itidal çağrısında bulunmalarına neden olan kabus senaryosu, İranlıların Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıydı. Şimdi bu kabus senaryosundayız" diyor.
Dünyanın en büyük şirketi olan Suudi Arabistan'ın ulusal petrol üreticisi Saudi Aramco CEO'su Amin Nasser ise, "Bu aksaklık ne kadar uzun sürerse, dünya petrol piyasaları için felaket sonuçlar doğuracak ve küresel ekonomi için sonuçlar o kadar vahim olacaktır" dedi.
IEA’nın “arz müjdesine rağmen petrolün varili 100 doların üzerinde
Paniğin temelinde, küresel petrol üretiminin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapatılması geliyor. Geçen hafta Pazartesi günü bir ara 119.50 dolara kadar çıkan, Trump'ın piyasayı sakinleştirici sözleriyle ertesi gün 86 dolara kadar inen, Çarşamba günü 92 dolardan kapanan Mayıs vadeli Brent türü petrol, yüzde 9 artışla Perşembe ve Cuma günleri 100 doların üzerine çıktı. 13 Mart Cuma sabahı itibarıyla Brent petrolü 100,35 dolarda seyrediyor. Brent petrol 13 Mart Cuma itibarıyla son bir ayda yüzde 47,78 yükseldi.
Doğal gazda sert yükseliş, Avrupa zorda
Petrolün yanında doğal gaz fiyatları da yükselişte, özellikle Avrupa'da ciddi bir panik havası var. Doğal gaz fiyatları Avrupa piyasasında 13 Mart Cuma itibarıyla son bir ayda yüzde 66,5, son bir haftada yüzde 5,85 yükseldi. Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de, İran'a saldırılarından önceki 27 Şubat'ta Nisan vadeli megavatsaat başı 31,95 Euro'dan kapanan doğal gaz fiyatları yüzde 67 artışla 53,4 Euro'ya kadar çıktı.
Avrupa'nın doğalgaz depolarındaki doluluk oranının da yüzde 30'un altına düşmesi, fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Hürmüz’de 20 LNG tankeri sıkışmış ve çıkamaz durumda... Bu dünyadaki spot ticarete konu miktarları taşıyabilen tanker sayısının yarısı…
IEA stokları dönt günlük küresel talebi karşılayabilir
Küresel enerji üretiminin ve tüketiminin yaklaşık üçte ikisini temsil eden Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) aralarında Türkiye'nin de olduğu üyelerine yönelik 400 milyon varillik rezervi kullanıma açma kararı da piyasalardaki endişeyi bastırmaya yetmedi.
Yaklaşık dört günlük küresel talebi karşılamaya yetecek olan 400 milyon varil petrol, İran'ın petrol üretimi ve depolamasına yönelik karşı saldırılarından ve gemi trafiğine yönelik tehditlerinden kaynaklanan kıtlıkları telafi etmeyi amaçlıyor.
Ham madde, gübre ve gıra fiyatları da yükseliyor
Petrol ve türevlerinin aylarca yüksek seviyelerde kalması gıda ve diğer nakliye mallarının daha pahalı hale gelmesine neden olacak. Ve yükselen maliyetlerden etkilenen tüketiciler ile işletmeler, daha az harcama yapmayı tercih ederek ekonomik büyümeyi kısıtlayabilir.
Savaşın emtia fiyatlarına verdiği zarar, enerjinin çok ötesine yayılıyor. Suudi Arabistan ve Umman'da üretilen plastik ham maddesinden ve gübreden Brezilya'dan gelen şekere ve Katar'dan gelen helyuma kadar çeşitli emtiaların fiyatını, arzını veya üretimini etkiledi.
Körfez bölgesi, dünyanın gıda üretimini besleyen ve dünyanın en büyük azotlu gübre ihracatının önemli bir bölümünü sağlıyor. Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Umman yılda toplam 15 milyon ton üre, diamonyum fosfat ve susuz amonyak üretiyor.
Bu nedenle, savaşın başından bu yana arpa, buğday, soya fasulyesi ve mısır gibi gıda emtialarının fiyatlarında yüzde 7 ile 20 arasında yaşanan yükseliş de dikkat çekici...
Wall Street’te karamsarlık yükselişe geçti
Karamsarlık enerji piyasalarında değil sadece, başlarda iyimserliğini koruyan Amerikan borsaları da Perşembe günü sert düşüşle karamsarlık kervanına katıldı. Perşembe günü Wall Street endeksleri yüzde 1,5 seviyesinde değer yitirdi.
Dow Jones endeksi 739 puan kayıpla 46.677 puana indi. Dow Jones Şubat başında 50 bin puanın (10 Şubat'ta 50.188) üzerine çıkmıştı, zirveden kayıp yüzde 7 oldu. S&P 500 endeksi de Perşembe kapanışta yüzde 1,52 kayıpla 6.672 puana indi. 13 Mart Perşembe itibarıyla son bir ayda Dow Jones yüzde 5,7, S%P 500 yüzde 2,39 gerilerken, Avrupa borsaları da sert tepki veriyor; Almanya'nın DAX endeksi bir ayda yüzde 5,32, Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 3,94 düştü. En sert tepkiyi ithal petrole bağımlı ve akışın sekteye uğradığı Asya'nın büyük ekonomileri verdi. Son bir ayda Pakistan borsası yüzde 14, Endonezya yüzde 12, Hindistan yüzde 9 düştü.
Borsa İstanbul'un BİST 100 endeksi ise 13 Mart Perşembe itibarıyla haftayı yüzde 3,86 kayıpla kapattı, ancak aylık kayıp yüzde 6,31'i buldu.
Şimdi borsalarda savaşın kısa süreceğine dair hava değişti.
Wall Street, savaşın kısa süreceğini umuyordu. İran'ın ateşkes çağrısını kabul edeceğini, Hürmüz Boğazından mayınların hızla temizleneceğini, petrol fiyatlarının 70 doların altına düşeceğini, İran'ın nükleer tesislerinin, hava kuvvetlerinin yok edileceğini, bir süre sonra da İran rejiminde kriz yaşanacağını öngörüyordu. Yani, savaşın haftalar içinde bitmesini, petrol fiyatları düşmesini, dünyanın, piyasaların yoluna devam etmesini fiyatlandırıyordu. Olmadı...
Çoğu karamsar uzmanın yazdığı gibi en kötü senaryo konuşuluyor:
- İran ateşkesi reddediyor (İki kez oldu).
- Hürmüz Boğazı'na mayın döşeniyor, petrol akışı kesiliyor (Oldu).
- İran insansız deniz araçları tankerleri batırmaya başlıyor (Halen oluyor).
- Patriot savunma füzesi İran füzesini engelleyemiyor (Bu da oldu).
- İran insansız hava araçları ABD donanmasının savunmasını alt ediyor. (ABD istihbaratına göre gerçek bir tehdit).
- Hürmüz tamamıyla kapanıyor. Küresel petrol arzının yüzde 21'i yok oluyor.
- Petrol 200 dolara çıkıyor.
- Avrupa, Rus enerjisinin yerini dolduramadığı gibi bu kez de Körfez'den gelen enerji arzını da kaybediyor.
- ABD'nin bombaları tükeniyor ve kara işgali başlıyor. Savaş aylarca sürebilir ve 500 milyar doların üzerinde maliyet çıkabilir.
Türkiye'ye ve haftanın diğer önemli gelişmelerine dönelim:
Türkiye de petrol stoklarının bir bölümünü piyasaya açıyor
IEA'nın acil durum planını devreye almasının ardından Türkiye de stratejik petrol stoklarının bir bölümünü geçici olarak piyasaya açma kararı aldı. Rafinerici ve dağıtıcı şirketler belirlenen tarihlerde zorunlu stoklarının bir kısmını piyasaya arz edebilecek.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, rafinerici ve akaryakıt dağıtıcı lisansı sahiplerinin tutmakla yükümlü oldukları zorunlu petrol stoklarının bir kısmı geçici olarak piyasa faaliyetlerinde kullanılabilecek.
Karar kapsamında şirketler, 13-31 Mart tarihlerinde zorunlu petrol stoklarının yüzde 46'sına, 1 Nisan-10 Haziran tarihlerinde ise yüzde 42'sine denk gelen miktarı piyasaya arz edebilecek.
Üye ülkelerin acil durum petrol stoku 1,2 milyar varilin üzerinde
IEA Başkanı Fatih Birol, üye ülkelerin 400 milyon varille kurumun tarihindeki en yüksek miktarda stratejik petrol rezervinin piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya vardığını bildirdi. IEA'nın kararına göre, acil durum petrol stokları, her üye ülkenin ulusal koşullarına uygun bir zaman diliminde piyasaya arz edilecek ve bazı ülkeler tarafından ek acil durum önlemleriyle desteklenecek.
Üye ülkelerin halihazırda 1,2 milyar varilin üzerinde acil durum petrol stoku bulunurken, hükümetlerin yükümlülüğü altında yaklaşık 600 milyon varil endüstri stoku da yer alıyor.
IEA'dan tarihi seviyede petrol arzı
Daha önce benzer kararlar 1991, 2005, 2011 ve 2022'de Rusya-Ukrayna savaşının başlaması sonrasında alınmıştı. 400 milyon varil petrol 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından piyasaya verilen petrolden daha yüksek...x
ABD de küresel fiyatları düşürme çabalarının bir parçası olarak Stratejik Petrol Rezervi’nden 172 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesini planladığını duyurdu.
Küresel petrol tüketimi günlük 100 milyon varilin biraz üzerinde. Körfez bölgesinin üretim kesintisi şu ana kadar bunun yaklaşık yüzde 6’sına denk geliyor. Uzmanlar, Orta Doğu’daki güvenlik risklerinin devam etmesi halinde petrol arzında yeni kesintilerin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Amerikan EIA tahmin yükseltti; 79 dolar
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), Ortadoğu’daki çatışmalar ve olası arz kesintilerini gerekçe göstererek 2026 için petrol fiyatı tahminlerini ciddi şekilde yükseltti. Kurum, Brent petrolün bu yıl ortalama varil fiyatının yaklaşık 79 dolara ulaşmasını beklerken, Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin piyasadaki en büyük belirsizlik olmaya devam ettiğini vurguladı. Fiyat, önceki raporda 57,69 dolar olarak tahmin edilmişti.
Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ortalama varil fiyatının ise 73,61 dolar olacağı değerlendiriliyor. WTI için geçen ay yapılan fiyat tahmini 53,42 dolar olmuştu.
Rusya: Rus gazını Avrupa yerine Asya pazarına göndereceğiz
Rus hükümetinin, Putin’in talimatının ardından şirketlerle görüştüğünü anlatan Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, “Avrupa'ya, tedarik edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) bir kısmının, bizimle yapıcı ilişkiler kuran ve uzun vadeli sözleşmeler imzalama imkanımız olduğu diğer pazarlara yönlendirmeye karar verdik” dedi.
Novak, Rus şirketlerinin ilgili ülkelerle görüşmelere başladığına işaret ederek, “Şirketlerimiz, Avrupa'dan yeni kısıtlamalar gelmesini beklemeden, ortaklarımızla yeni uzun vadeli sözleşmeler imzalamak için Hindistan, Tayland, Filipinler ve Çin gibi diğer ülkelerle fırsatları değerlendiriyor” diye konuştu. Novak, Rus doğal gazını dost ülkelere göndermek istediklerinin altını çizdi.
Putin, Rusya'nın Avrupa gaz piyasasından tümüyle çekilebileceğini belirterek, Avrupa Birliği’ne (AB) gaz sevkiyatını tamamen durdurmak için gerekli çalışmaları yapmak üzere hükümete talimat vermişti. AB Konseyi, gelecek yıl Rusya’dan boru hatlarıyla doğal gaz ve LNG ithalatını tümüyle durdurmayı öngören kararı onaylamıştı.
Hürmüz gerilimi kömüre rekor kırdırttı
Hürmüz Boğaz’ının kapatılmasıyla beraber artan sevkiyat maliyetleri ve taşımacılıktaki gecikmeler de kömür fiyatlarında yükselişe sebep oldu. Sigorta şirketleri bölgedeki gemiler için savaş poliçelerini iptal ederken, önde gelen konteyner ve tanker şirketleri Boğaz'dan geçişleri askıya aldı. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, tarihsel ortalamaya bakıldığında Boğaz'dan günlük 138 ticari gemi geçiş yapıyordu. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun özellikle ABD ve İsrail bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, gemi geçişlerinde ciddi düşüş gözlemlendi.
Asya'da referans Newcastle kömür vadeli işlemleri 27 Şubat'ta ton başına 115,80 dolar iken 9 Mart'ta 138 dolara kadar yükseldi. Bu Aralık 2024'ten bu yana görülen en yüksek seviye oldu. Bu borsada 10 Mart kapanış fiyatı ton başına 133,65 dolar olarak kaydedildi. API2 Rotterdam Kömürü de 27 Şubat'ta kapanışı ton başına 106 dolardan, 9 Mart'ta 132 dolara çıktı.
Türkiye'de enflasyon tahminleri değişti
Savaş, Türkiye ekonomisini de etkiledi. ABD’li JP Morgan ve İspanyol BBVA Research’ın da bulunduğu 9 kurum, bu hafta Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini açıkladı. JP Morgan, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin ardından 12 Mart’ta TCMB’den faiz indirimi beklentisini geri çekti. ABD’li banka, yıl sonunda politika faizinin %31 ve yıllık TÜFE’nin %25 olabileceği öngörüsünde bulundu.
Bu hafta şubat enflasyonu ve jeopolitik gelişmelerin ardından rapor yayımlayan finans kuruluşlarının yıl sonu enflasyon tahminleri ise şöyle:
-İş Yatırım: %25,50
-Alnus Yatırım: %25,29
-Garanti BBVA Yatırım: %25,00
-Akbank: %25,00
-BBVA Research: %25,00
-OYAK Yatırım: %24,80
-Kuveyt Türk Yatırım: %24,10
-Şekerbank: %23,50
Gedik Yatırım tarafından paylaşılan analizde ise petrol fiyatlarındaki artışların bugünkü seviyelerde dengelenmesi halinde, mart enflasyonuna %0,3 puanlık katkısının olabileceği aktarıldı. Analizde “Petrol fiyatlarında %10’luk artışın, enflasyona 6-12 aylık bir vadede dolaylı etkilerle birlikte yaklaşık 1,0-1,5 puanlık yukarı yönlü katkı yapabileceğini tahmin ediyoruz” görüşü aktarıldı.
Hammadde krizinin yeni adı: Polietilen
Petrol ve petrokimyasal ürünlerin Türkiye’deki en büyük tedarikçisi olan Ortadoğu’daki savaş, yeni bir hammadde krizine neden oldu. Polietilen başta olmak üzere, polimer hammaddeleri ve petrokimyasal ürünlerde ciddi bir tedarik sıkışıklığı yaşanıyor. Kriz hammadde fiyatlarını zirveye taşırken, sektör temsilcileri “Bugün savaş bitse bile 90 günden önce tedarik sağlayamayacağız” diyerek üretimde ağır kayıp sinyali veriyor.
Emekli ikramiyesi iktidara yük oldu
AKP, milyonlarca emeklinin bayram ikramiyelerine ‘Bütçe yok’ diyerek artış yapmadı. 2018 yılından bu yana emeklilere ödenen bayram ikramiyesi, bu her iki bayramda da zamsız kaldı. 17 milyon emeklinin 4 bin lira olarak aldığı bayram ikramiyesine AKP rejimi tarafından artış yapılmamasına “Bütçeye yük getirecekti” denilerek karar verildi. AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler, ‘bütçe disiplini’ ve ‘Orta Vadeli Program’ı gerekçe gösterdi. Emekliler ise aylıklarının sefalet düzeyinde kaldığını, iktidarın ikramiyeyle telafi edeceği yerde “bütçe” bahanelerine tepki yağdırdı. Kararın tercih olduğunu belirten emekliler “Yandaş ihalelere, saraya kaynak çok. Emeklinin torununa alacağı çikolata parası yok” dedi.
Yaşlı nüfus artıyor ama geçinemiyor ve iş arıyorlar
Türkiye'de 65 yaşın üzerindeki nüfusu 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. 2020 yılında her 100 kişiden 9'u yaşlı kategorisinde iken 2025 yılında bu sayı 11'e çıktı. Uzun yıllar genç nüfus avantajıyla öne çıkan Türkiye, doğum oranlarının düşmesi ve yaşam süresinin uzaması nedeniyle nüfus yapısında önemli bir dönüşüm yarattı
Sayıları 9,5 milyonu bulan yaşlılar yoksulluk, yalnızlık çalışma zorunluluğu ve güvencesizlik ile karşı karşıya. 267 bin yaşlı çalışıyor, 2025’te 126’sı çalışırken öldü.
İŞKUR'a kayıtlı işsizlerin sayısı önceki yıla göre yüzde 14,5 artarak 2 milyon 455 bin 884 kişiye ulaşırken, kayıtlı işsizler arasında 60 yaş ve üzeri kesim dikkat çekti. Geçen yıl Şubat’ta kuruma kayıtlı 60 ve üzeri yaştaki 31 bin 51 işsiz bulunurken Şubat 2026 itibarıyla sayıları 36 bin 467 kişiye ulaştı. Böylece 60 yaş üstü kayıtlı işsiz sayısı bir yılda yaklaşık yüzde 17 arttı. Ayrıca, Ocak ayı itibarıyla 60 yaş üstü bin 650 kişi işsizlik ödeneğine başvurdu. Başvuranların yüzde 56’sı işsizlik ödeneğinden faydalanmaya hak kazandı.
Sanayi üretimi yıla kötü başladı: 9 ayın en düşük verisi
Sanayi üretim endeksi Ocak'ta aylık yüzde 2,8, yıllık yüzde 1,8 azaldı. Buna göre, 9 ayın en düşük verisi kaydedilmiş oldu. TÜİK verisine göre, sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Ocak'ta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,5 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 5,6 arttı. Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 2,6 azalış oldu.
Aylık bazda bakıldığında Ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.
Merkez Bankası faizi yüzde 37'de tuttu
Ortadoğu’da başlayan savaşın ekonomiye etkileri beklenirken Merkez Bankası, Mart toplantısında faiz indirimlerine ara verdi. TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu. Para Politikası Kurulu ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit bıraktı.
Açıklamada "Son dönem gelişmelerin de etkisiyle enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır" ifadesi yer aldı. Piyasa da faizin sabit bırakılmasını bekliyordu. TCMB Ocak ayında yılın ilk toplantısında 100 baz puanlık faiz indirimine gitmişti.
“Jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir”
TCMB'den yapılan açıklamada, Şubat ayında enflasyonun ana eğiliminin yataya yakın seyrettiği belirtildi. Jeopolitik gelişmeler kaynaklı belirsizliklerin arttığı, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlendiği kaydedilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir."
Cari açık yılın ilk ayında beklentiyi aştı
Merkez Bankası verilerine göre, ocak ayında cari işlemler hesabı 6,8 milyar dolarla beklentilerin çok üzerinde açık verdi. Yıllık cari açık ise 32,9 milyar dolara ulaştı.
Merkez Bankası tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, Ocak 2026'da cari işlemler hesabında 6 milyar 807 milyon dolarlık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında da 1 milyar 228 milyon dolarlık açık verildi. Bu dönemde, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı da 6 milyar 967 milyon dolar oldu.
Yıllıklandırılmış verilere göre, Ocak'ta cari açık yaklaşık 32,9 milyar dolar olurken ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesinde de 71,2 milyar dolarlık açık oluştu. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,1 milyar dolar fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 24,1 milyar dolar ve 695 milyon dolar açık verdi.
Tekstilde üç tezgâhtan biri şalteri indirdi, üretim durdu
Sanayi üretimi yıllık yüzde 1,8 gerilerken dokuz ayın en sert daralması kaydedildi. Özellikle emek yoğun sektörler eski üretim kapasitelerine dönemiyor. Tekstilin yanı sıra mobilya ve madenlerde üretim sert daraldı. Son 12 ayda aralıksız gerileyen tekstil imalatı, yılın ilk ayında da yüzde 6 daraldı. Giyim imalatı bir yılda dörtte birden fazla daralarak yüzde 25,8 gerileme kaydetti. Deri ürünleri de benzer biçimde yüzde 20,7 daraldı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın (TEPAV) analizlerine göre bu sektörler 3 yılda 3'te 1 oranında daralma kaydetti.
TEPAV analizleri ayrıca, ilişkili sektörlerde istihdam krizini de tespit etmişti. Emek yoğun sektörlerdeki daralma, burada istihdam kaybına da yol açtı. Üretim gerileyip bant ve tezgâhlar boş kalırken yüz binlerce emekçi de işlerini kaybetti. TEPAV, sadece Kasım ayında dahi tekstil ilişkili sektörlerde istihdam kaybının 138 bin kişiyi bulduğunu duyurmuştu.
Borç krizi bankaları büyütüyor, tüketici 118 milyar lira borç faizi ödedi
Tüketiciler kredi ve kredi kartı borçları için bankalara ocak ayında 118 milyar liraya dayanan tutarda faiz ödedi. Bankaların kredilerden aldığı ücret ve komisyon geliri geçen yıla göre yüzde 35,1, hizmet gelirleri ise yüzde 39,2 arttı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre sektörün net kârı, yılın ilk ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 84 artarak 87,2 milyar liraya yükseldi. Birgün'ün haberine göre, Ocak ayında kamu bankalarının net kârı yüzde 89,9 artışla 29,5 milyar liraya çıktı. Özel ve yabancı sermayeli bankaların net kârı ise yüzde 81,6 artarak 57,8 milyar liraya ulaştı. Bankaların faiz gelirleri Ocak’ta toplam 789,3 milyar liraya ulaşırken bunun 505,4 milyar lirasını tüm kredilerden alınan faizler oluşturdu.
Togg'un zararı 14,6, Tarım Kredi Merket'in ise 4,7 milyar TL
Ekonomi yönetiminin sürekli övündüğü iki proje de geçen yıl yüksek zararlar açıkladı. Elektrikli otomobil projesi Togg'un 2025 yılı zararı 14,61 milyar lirayı bulurken, son iki yıldaki toplam kayıp 28 milyar lirayı buldu.
Tarım Kredi Kooperatif Marketleri ise, 2025 yılında 66,3 milyar liralık satış hasılatına karşın 4 milyar 744 milyon 189 bin liralık net dönem zararına imza attı.
Şubat'ta en çok kazandıran yatırım borsa oldu
TÜİK verilerine göre Şubat ayında en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinde gerçekleşti. TÜFE’ye göre yüzde 7,06 kazandıran borsa ilk sırada yer alırken, aynı dönemde dolar ve Euro yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde şubatta BİST 100 endeksinin getirisi yüzde 7,06 oldu. Külçe altın yüzde 5,03 yatırımcısına reel getiri sağlarken, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,03, DİBS yüzde 0,86, avro yüzde 1,05 ve dolar yüzde 1,81 kayba yol açtı.
İran savaşı Hindistan'ı vurdu
Hindistan'da durum iyi değil, savaş dev ekonomiyi vurdu; Fabrikalar ve restoranlar kapandı, basmati pirinci limanlarda yığıldı, havayolları seferleri iptal edildi. Ülkenin ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 50’si Hürmüz Boğazı'ndan yapılıyor. 2025 yılında ülkenin sıvılaştırılmış petrol gazı arzının yüzde 89’u yine bu kritik su yolundan geçti. Yeni Delhi acil durum önlemlerini devreye soktu.
İddialı kalkınma planı açıklayan Çin, iç piyasayı güçlendirecek
Dünya İran krizini konuşurken, Çin sessiz sedasız 4 Mart'ta 15. Kalkınma Planını açıkladı. İçinde humonoid robotlar, yapay zeka, makina öğrenmesi yeni üretim ve kalkınma modellerinin olduğu 141 sayfalık plan açıklandı. Çin yönetimi, ekonomide dış belirsizliklere karşı iç piyasayı güçlendirme mesajı verdi. Ticaret Bakanı Vang Vıntao "Bazı ülkeler, piyasayı bir silah veya pazarlık aracı olarak kullanarak korumacılığa yöneliyor. Çin, sorumlu bir büyük ülke olarak geniş pazarını etkin şekilde dışa açıyor, bunu bir fırsat ve işbirliği temeli olarak görüyor" dedi.
3 bin 428 bin kişinin toplam serveti 20,1 trilyon dolara ulaştı
Amerikan iş dünyası dergisi Forbes'un Milyarderler Listesi'nde yer alan kişi sayısı bu yıl 3 bin 428'e çıkarken, milyarderlerin toplam serveti 20,1 trilyon dolara yükseldi. Buna göre, dünya genelinde milyarder sayısı, geçen yıla kıyasla 400 kişi artarak 3 bin 428 ile rekor sayıya ulaştı. Milyarderlerin toplam serveti, bu yıl geçen yıla kıyasla 4 trilyon dolar artarak 20,1 trilyon dolarla rekor seviyeye yükseldi. Dünya genelinde 20 kişinin, 12 haneli yani 100 milyar dolar ve üzeri servete sahip olduğu görüldü.
Tesla, SpaceX, X ve xAI gibi şirketlerin sahibi Elon Musk, art arda ikinci yıl zirvede yer aldı. Musk, 839 milyar dolarlık tahmini servetiyle kayıtlara geçen en zengin kişi oldu.
Google'ın kurucu ortağı Larry Page, 257 milyar dolarlık servetiyle listede 2'inci sırada yer alırken, Page'i 237 milyar dolarlık servetiyle ortağı Sergey Brin izledi. Amazon'un kurucusu Jeff Bezos, 224 milyar dolar ile 4'üncü sırada, Meta kurucusu Mark Zuckerberg de 222 milyar dolar ile 5'inci sırada yer aldı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın serveti ise büyük ölçüde kripto işlemleri ve dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla hakkında açılan davada cezasının iptal edilmesiyle yüzde 27 arttı. Serveti tahmini 6,5 milyar dolara yükselen Trump, listede 645'inci sırada yer aldı.
