23 Ekim 2026

Levent Gürses - Merkez Bankası 10 ay sonra ilk kez faiz indirdi

levent-gurses-merkez-bankasi-10-ay-sonra-ilk-kez-faiz-indirdi

Merkez Bankası 10 ay sonra ilk kez faiz indirdi

Levent Gürses

Haftanın en önemli gelişmesi 22 Ekim toplantısında Merkez Bankası'nın Ocak'tan beri ilk kez faiz indirimine gitmesi oldu. Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 36'ya çekti.

Faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurulun, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36’ya çektiği bildirildi. Son olarak, ocak ayındaki toplantıda faiz indirimine giden Merkez Bankası, böylece beş toplantının ardından ilk kez politika faizini düşürdü.

Merkez Bankası'nın gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40’tan yüzde 39’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranının ise yüzde 35,5’ten yüzde 34,5’e indirildiği bildirilen duyuruda, "Aylık dalgalanmalara karşın, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler ana eğilimdeki gerilemeyi teyit etmektedir" denildi.

Küresel ekonomideki enflasyon tehlikesine karşı dünyanın büyük ekonomileri olan ABD, Avrupa ve Japonya'da faiz artırımı beklentileri güçlenirken, Türkiye 10 ayın ardından ilk kez faiz indirimine gitti. Ocak 2026'da politika faizini yüzde 38'den yüzde 37'ye indiren Merkez Bankası, 28 Şubat'ta patlak veren İran savaşından itibaren faiz indirimlerini durdurmuştu.

TCMB: Enflasyonda gerileme eğilimi sürüyor

Faiz kararına ilişkin TCMB'den yapılan yazılı açıklamada, aylık dalgalanmalara karşın son veriler ve öncü göstergelerin enflasyondaki gerilemenin sürdüğüne işaret ettiği vurgulandı. Canlılığını koruyan jeopolitik gerilimler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin sürdüğüne işaret edilen açıklamada, bundan sonraki süreçte atılacak adımların büyüklüğü ve zamanlamasının "enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla" belirleneceği kaydedildi.

Duyuruda, iktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının, iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğine işaret edilirken, diğer taraftan canlılığını koruyan jeopolitik gerilimler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin sürdüğü belirtildi.

Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği vurgulanan duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü ve zamanlaması enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlenecektir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır."

Yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 35'e indirme ihtimali

DW Türkçe'ye konuşan Ekonomi İstanbul Platformu Başkanı Prof. Dr. Sinan Alçın, 2026'ya faizleri düşürme iştahı ile başlayan TCMB'nin İran savaşı nedeniyle yılın neredeyse tamamında faizleri sabit tutmak zorunda kaldığına işaret etti.

Bununla birlikte Eylül ayında yıllık enflasyonun yaklaşık 5 yıl aradan sonra ilk kez yüzde 30'un altına gerilediğini ifade eden Prof. Alçın, "Bununla birlikte reel kesimdeki kalıcı hale gelmiş durgunluk ve nakit akışı ile ilgili sıkıntıların yaratmış olduğu baskı, Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 35'e indirme ihtimalini doğurdu. Yani Aralık'ta yılın son faiz kararında da 1 puanlık bir indirim gelebilir" diye konuşuyor.

"Fon krizinin gölgesinde temkinli bir indirim"

Merkez Bankası'nın faiz indirimini BBC Türkçe'ye değerlendiren Prof. Dr. Selva Demiralp, Merkez Bankası'nın son kararıyla, faiz indirimi döngüsüne kaldığı yerden devam ettiğini belirterek, şöyle dedi:

"Fon krizinin gölgesinde temkinli bir indirim" olarak nitelendirdiğim bu kararın yönü sürpriz değildi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 13 Ağustos'taki Enflasyon Raporu toplantısında enflasyon ve beklentiler iyileşirken faizi sabit tutmanın aslında parasal sıkılaşma anlamına geleceğini söylemişti.

Eylül'de yıllık enflasyon yaklaşık 2 puan (% 31,5'ten % 29,7'ye) geriledi. Bu durumda reel faizi korumak için politika faizinin yaklaşık 2 puan indirilerek % 35 civarına çekilmesi teorik olarak mümkündü. Merkez Bankası ise indirimi 100 baz puanla sınırladı ve reel faiz yarım puandan fazla yükseldi. Başka bir deyişle Merkez Bankası bugün faiz indirdi ama reel faiz açısından bakıldığında duruşunu bir miktar sıkılaştırdı.

Bu temkinin temel nedeninin fon krizi olduğunu düşünüyorum. Peki bu ne anlama geliyor? Daha yüksek faiz, daha yavaş büyüyen bir ekonomi demek. Dolayısıyla fonzedelere ödeme yapmak için kamu kaynakları kullanılmasa dahi fon krizinin bir maliyeti var. Bu maliyeti bugünkü kararda somut bir şekilde gördük. Daha yüksek kalan borçlanma maliyeti ve daha yavaş büyüyen bir ekonomi. Finansal sistemin görevi fonları tasarruf fazlası olanlardan açığı olanlara aktarmak. Türkiye gibi güvenin daha zayıf olduğu ülkelerde bu aktarımın büyük kısmı bankalar üzerinden yapılıyor. Ülkeler geliştikçe sermaye piyasalarının payı artıyor, para daha hızlı ve sağlıklı dönmeye başlıyor. Fon krizi, derinleşmesi için yıllardır çaba harcanan Türkiye'deki sermaye piyasalarına ciddi darbe vurdu."

 

Haftanın diğer önemli gelişmeleri şöyle:

 

"Made in Europe" Türkiye için hayal mi oluyor?

Tüm girişimlere rağmen, Türkiye’nin AB sanayi politikalarındaki "Made In Europe" programına alınma ihtimali zayıflıyor. Otomotivde Türkiye'nin dışlanması, ihracatta milyarlarca dolarlık kayıp yaşatacak.

Deutsche Well Türkiye'den Aram Ekin Duran'ın özel haberine göre, Türkiye'nin AB'nin "Made in Europe" programından dışlanması, ihracatta milyarlarca Euro'luk kayba yol açacak. Almanya ve Fransa liderleri otomotiv sektöründe Türkiye’yi dışarıda bırakan bir uzlaşmaya varırken, Türkiye’de ise hükümet ve iş dünyası temsilcileri söz konusu karara tepki gösteriyor. Türkiye tarafı, 2025 sonu itibariyle 200 milyar doları aşan dış ticarete imza attığı AB pazarından dışlanmasını "kabul edilemez" olarak niteliyor.

Toplam ihracatının yüzde 40’ından fazlasını AB üyesi ülkelere gerçekleştiren Türkiye’nin "Made In Europe" kapsamına alınıp alınmayacağı, önümüzdeki aylarda son şeklini alacak "Sanayi Hızlandırma Yasası" teklifi ile netleşecek. Ancak şimdilik mevcut tablo, Türkiye açısından parlak görünmüyor. Uzmanlara göre Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi AB ekonomisinin itici gücü olan ülkelerde aşırı sağ partilerin iktidara yürüyüşü, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin AB ile hem ticari hem de diplomatik ilişkilerini daha da zayıflatabilir. 

Türkiye’nin Brüksel çıkarması fayda etmedi

Çin tehdidine karşı sanayi üretimini yeniden Avrupa'ya çekmek amacıyla hazırlanan ve AB içerisinde üretilen ürünlere özel destek ve teşvikler içeren "Made In Europe" düzenlemesi, Avrupa Komisyonu'nun mart ayında hazırladığı "Sanayi Hızlandırma Yasası" teklifi ile somut hale gelmişti.

"Made In Europe" kapsamında verilecek teşvikler arasında elektrikli araç üretimine vergi avantajları, kamu alım öncelikleri, batarya üretimi için Ar-Ge destekleri gibi başlıklar bulunuyor. İlk hazırlanan yasa teklifinde AB üyesi olmayan ama Gümrük Birliği üyesi olan ülkelerden gelen ürünlerin de belirli koşullarda "Made In Europe" kapsamına alınacağı yer almıştı. Ancak hesaplar bir anda değişti.

Tam da AB üyesi olmayıp Gümrük Birliği üyesi olan en büyük ülke konumundaki Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve iş dünyasının önde gelen isimleri ile Brüksel’e çıkarma yaptığı 13-14 Ekim tarihlerinde, Almanya ve Fransa’dan gelen sürpriz bir açıklama Türkiye’nin "Made In Europe"taki yerini tehlikeye attı.

13-14 Ekim 2026 tarihinde Brüksel'de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri tarafından European Business Summit (EBS) iş birliğinde düzenlenen zirvede "Made In Europe" kapsamında Türkiye-AB arasında ekonomik iş birliği ile ticari diplomasi arasında yeni köprüler kurulmasına dönük mesajlar öne çıkarken, Türkiye'nin "Made In Europe" ile AB’nin rekabetçiliğine vereceği destek vurgulandı

S&P: 2026'da enflasyon yüzde 30,9, büyüme yüzde 3 olacak

S&P Global Ratings’in Türkiye’ye dair analizine göre, Orta Doğu'daki savaş sonrası ortaya çıkan enerji fiyat şokunun Türkiye'de enflasyona yukarı yönlü baskı yapabileceği tahmin ediliyor. Bu kapsamda Türkiye'de enflasyonun bu yıl ortalama yüzde 30,9 ve 2027'de yüzde 21,7 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Türkiye ekonomisinde büyümenin ise geçen yılki yüzde 3,7 seviyesine göre bu yıl yüzde 3 düzeyinde gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. Orta Doğu'daki savaş nedeniyle bu yıla ilişkin büyüme beklentisi kurumun daha önceki tahminlerinin 0,4 puan altında kalıyor. Ekonomik büyümenin 2027'de yeniden hızlanarak yüzde 3,7'ye ulaşması bekleniyor.

"Savaşın enflasyon üzerinde 7 puanlık yukarı yönlü etkisi"

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunumunu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kişi başına düşen milli gelirin, 2026 yılında 20 bin 523 dolara, 2027 yılında 22 bin 285 dolara ve 2028 yılında 23 bin 419 dolara yükselmesi beklendiğini belirterek, "2027 yılı için de mal ihracatı hedefimizi 292 milyar dolar olarak belirledik" dedi.

Ortadoğu'daki savaşın sürmesinin enerji başta olmak üzere küresel emtia fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden dezenflasyon sürecine ilave baskı yarattığını aktaran Yılmaz, "Söz konusu gelişmelerin enflasyon gerçekleşmeleri üzerinde yaklaşık 7 puanlık yukarı yönlü etkisi olabileceği hesaplanmaktadır. Bu etkinin yaklaşık 5 puanının enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki artışların doğrudan ve dolaylı maliyet yansımalarından kaynaklandığı, kalan kısmın ise daha geniş yayılım kanallarıyla ilişkili olabileceği tahmin edilmektedir" dedi.

Tüketici güveninde sert düşüş, 9 ayın en düşüğü

Eylül ayı ortasında bazı fonlarda ortaya çıkan sorunların kamuoyunun gündemine taşınması ile ortaya çıkan fon krizi, kısa sürede tüketicilerin ekonomiye ilişkin beklentilerini de olumsuz etkiledi.

TÜİK'in Ekim ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerine göre, Eylül ayında 91,9 olan endeks değeri, Ekim ayında yüzde 7,7 azalarak 84,8'e geriledi ve son 9 ayın en düşük değerini gördü. Endeks değerinin 100'den büyük olması tüketicilerin ekonomiye ilişkin "iyimser", 100'den küçük olması ise "kötümser" olduğu anlamına geliyor.

Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi 68,3'e gerilerken, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi 86,4'e indi. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi, bu ay 81,7'ye inerken, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi de 102,7'ye geriledi.

Fon kanun teklifi Meclis'ten geçti

Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Dokuz maddelik kanun teklifi 21 Ekim'de Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlandı ve ilk beş maddesi aynı gün kabul edildi.

TBMM'de kabul edilen düzenlemeye göre, tasfiye süreci SPK'nın gözetiminde yürütülecek; fon pay sahipliği ise Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ kayıtları esas alınarak belirlenecek. Kanuna göre SPK'nın belirleyeceği fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarları dikkate alınarak ara ödeme yapılabilecek. Ayrıca yatırımcılara, şartların oluşması halinde, nihai ödemeden düşülmek üzere en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Bu ödemelerde yatırımcıların "net yatırım tutarı" esas alınacak. Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak.

Borsada MSCI depremi

Fon krizi öncesinde Türkiye’yi uyaran MSCI bu kez endeks değişikliklerini dondurdu. Kuruluş gerekli adımların atılmaması durumunda Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar liginden düşeceğini açıkladı. MSCI'ın uyarısı ile Borsa İstanbul yeni bir satış dalgasına sürüklendi.

Fon Kurulu’nda 7. toplantı: Tasfiye olan fonların sayısı 47’te düştü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Yedinci Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, tasviye sürecindeki fonların sayısının 131’den 47’ye düştüğü açıklandı.

10 kişiden 7’si borçla yaşıyor

Nüfusun yüzde 80’i yani her 10 kişiden 8’i hayatta kalmaya çalışıyor. Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, toplumun yüzde 80’inin hayatta kalma güdüsüyle indirim avcılığı yaptığını belirterek, “Artık vatandaş sadece en ucuz market değil, en ucuz bulgur nerede diye bakıyor” dedi. Ağırdır, gelir uçurumuna dikkat çekerek, yüzde 20’lik kesiminde kişi başına gelirin 50 bin dolar, yüzde 20’de ise 3 bin dolarda yani açlık sınırının altında olduğunu söyledi.

Nefes gazetesinin sorularını yanıtlayan Ağırdır, “Türkiye’de şu an vasata razı olmuş bir toplumsal psikoloji var. Hayal dediğimiz şey artık evin, gelirinin ya da emekli maaşının olabilmesi. Ülkenin yüzde 70’i borçlu, yüzde 70’i yine borçlanmaya açık. Onların da yüzde 38’i geçen ayki borcunu kapatmak için, yüzde 32’si bu ayki cari giderlerini karşılayabilmek için borçlanmanın peşinde; koltuğu, buzdolabını yenilemek için değil” diye konuştu.

Hazine garantili projelere 1.9 trilyon lira gidecek

Yap-işlet-devret (YİD) ve yap-kirala-devret modelleriyle hayata geçirilen garanti ödemeli köprü, otoyol, tünel ve şehir hastaneleri için yine bütçeden büyük bir gider kalemi oluşturuldu. Nefes gazetesinin haberine göre, YİD modelleriyle hayata geçirilen köprü, otoyol, tünel ve şehir hastaneleri için ödemeler 2027’de 296,8 milyar lira, 2028’de 354,7 milyar lira ve 2029’da 381,8 milyar lira olarak hesaplanıyor.

Yeni Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu’ya göre, 2017-2026 arasında bu projeler için kamu bütçesinden toplam 816 milyar lira, yani yaklaşık 31,5 milyar dolar ödeme yapıldı. Gelecek yıllarda ise tablo daha da ağırlaşacak. Öngörülen ödemeler 2027’de 296,8 milyar lira, 2028’de 354,7 milyar lira ve 2029’da 381,8 milyar lira olarak hesaplanıyor. Yalnızca bu üç yılın toplamı 1 trilyon lirayı geçiyor. 2017-2029 dönemi bütünüyle ele alındığında ödemelerin yaklaşık 1,9 trilyon liraya ulaşacağı belirtiliyor. Orta Vadeli Program’daki (OVP) kur tahminleri esas alındığında bu miktar yaklaşık 50 milyar dolara denk gelecek.

Benzinin litresi bir haftada 7 lira 60 kuruş ucuzladı

Küresel piyasa hareketleri ve döviz kurundaki değişimlerin etkisiyle 22 Ekim Perşembe günü benzin fiyatlarına 3 lira 30 kuruşluk yeni bir indirim yansıtıldı. Böylece benzinde bir hafta içinde gerçekleşen toplam indirim miktarı 7 lira 60 kuruşa ulaştı. İstanbul Avrupa yakasında benzin, motorin (motorin) ve otogaz (LPG) litre satış fiyatları şöyle oldu:

Benzin: 76.30 TL

Motorin: 96.80 TL

LPG: 41.20 TL

JP Morgan'dan aracı kurum kararı, müşterilere 3 ay süre

ABD'li JP Morgan Bankası'na bağlı JP Morgan Menkul Değerler, faaliyetlerini durdurmak için Sermaye Piyasası Kurulu'na başvuruda bulunma kararı aldı. JP Morgan Menkul Değerler'in KAP'a yaptığı açıklamaya göre şirket, onay alınmasının ardından sermaye piyasası faaliyetlerini durduracak ve aracı kurum olma niteliğini kaybedecek.

SPK tarafından yapılan bilgilendirmede, JP Morgan Menkul Değerler nezdinde yatırım hizmetleri, sermaye piyasası faaliyetleri veya yan hizmetler kapsamında hak ya da alacağı bulunduğunu ileri süren müşterilere yönelik düzenlemelere yer verildi. Hak veya alacak iddiasında bulunan müşterilerin, ilan tarihinden itibaren üç ay içinde ellerindeki ilgili belgeleri hem şirkete hem de SPK'ya iletmeleri gerekiyor.

Türkiye COP31'e hazırlanıyor; 4 milyar dolar katkı sağlayacak

Türkiye, iklim diplomasisi ve uluslararası organizasyonlar tarihinin en büyük etkinliklerinden biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na (COP31)  ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  İklim zirvesi 2 milyar doları doğrudan olmak üzere Türkiye ekonomisine toplam 4 milyar dolar katkı sağlayacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile birlikte Antalya'da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 alanında incelemelerde bulunarak organizasyonun ekonomik ve lojistik boyutlarına ilişkin detayları kamuoyuyla paylaştı.

Kurum, zirveye 1 milyonu aşkın ziyaretçinin geleceğinin öngörüldüğünü ve hazırlıkların son aşamaya geldiğini açıkladı. Organizasyon kapsamında 11-12 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Liderler Zirvesi'ne şu ana kadar 85 ülke liderinin katılımını bildirdiği, ayrıca 300’e yakın bakanın da Antalya'da bulunacağı aktarıldı. EXPO alanında toplam 1 milyon 100 bin metrekarelik devasa bir sahada kurulan zirve için 159 pavilyon ve 90 delegasyon ofisi başvurusu onaylandı. Alanda iki genel kurul salonu, 28 toplantı salonu ve 4 bin medya temsilcisine hizmet verecek basın merkezi hazırlandı.

Türk tekstil devi 7 fabrikasını kapattı 5 bin kişi işsiz

Türk tekstil devi TYH Tekstil'in 13 fabrikasından 7'sini kapattığı ve 5 bin kişinin işsiz kaldığı açıklandı. Ekonomim gazetesine konuşan TYH Tekstil'in Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Mehmet Kaya Kaya, 13 olan fabrika sayılarını 6'ya indirdiklerini belirterek, "13 fabrikada 6 bin 900 kişiyle üretim yapıyorduk. 1900 kişiye indik. Yani, 5 bin personelimizle vedalaşmak zorunda kaldık" dedi. Bir diğer tekstil firması Akın Tekstil de faaliyetlerini daraltmayı planlıyor.

80 ülkeye 1.250 ürünü ihraç eden holding iflasın pençesinde

İnşaat, enerji ve madencilik sektörlerinin dev oyuncusu Ral Yatırım Holding (RALYH), finansmana erişimde yaşadığı darboğaz ve likidite baskısı nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Şirketin hisseleri Borsa İstanbul’da taban fiyata gerilerken, zirveden kayıp yüzde 94,4'ü aştı.

Danone Türkiye'deki 3 markasını sattı

Dünya gıda devi Danone Türkiye'deki 3 markasını sattı. Danone, Türkiye'deki ambalajlı su ve içecek operasyonunu Antalyalı Ceylan Grubu'na devretmek için imzaları attı. Sırma, Hayat ve Akmina markalarının Ceysu çatısı altında birleşeceği dev satış hamlesinin Rekabet Kurumu onayının ardından 2027’nin ilk yarısında tamamlanması bekleniyor.

Avrupa’yı doğal gaz sıkıntısı sardı; fiyatlarda sert yükseliş

Avrupa’da doğal gaz fiyatları, Batı Asya’daki savaş ve arz güvenliğine ilişkin endişeler nedeniyle son yılların en yüksek seviyelerine çıktı. Fiyatları, İran savaşının başlamasından önceki seviyelerin iki katından fazla üzerinde bulunuyor. Fiyatlar, son 4 yılın zirvesine yükselirken 2022 enerji krizinden bu yana ilk kez 90 Euro sınırını aştı. Avrupa’nın referans doğalgaz fiyatı olarak kabul edilen Hollanda TTF vadeli kontratları, 22 Ekim günü megavatsaat başına 90,24 Euro’ya kadar çıkarak 2022 enerji krizinden bu yana ilk kez 90 Euro sınırını aştı.

Elon Musk, Tesla ve SpaceX’i birleştirmek istiyor

Elon Musk’ın Tesla ve SpaceX’i 3,5 trilyon dolarlık bir şirkette birleştirmeyi değerlendirdiği, anlaşmanın Trump’ın görev süresi sona ermeden tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Dünyanın en zengin insanı Tesla ile SpaceX'in olası bir birleşmeyi incelediğini doğruladı. İki şirketin toplam değeri yaklaşık 3,5 trilyon dolar (3,1 trilyon euro) ve bu da anlaşmayı tarihin en büyük birleşmesi haline getirebilir.

Bu adım, Elon Musk'ın şirketlerini birbirine bağlayan bir dizi anlaşmanın son halkası olabilir. Olası birleşme, Musk'ın şirketlerini birbirine bağlamaya başladığı on yıl önce başlayan sürecin yeni bölümünü oluşturacak.

Meta'nın karı 3'e katlandı

Meta'nın geliri yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 26 artarak 64,6 milyar dolara, net kârı ise yüzde 264 yükselişle 9,9 milyar dolara ulaştı. Şirket, piyasa beklentilerini aşarken dördüncü çeyrek için 73-76 milyar dolar gelir öngördü.

Şirketin bilançosuna dair açıklamasında, Ağustos ayında gençlerin ruh sağlığı ve sosyal medyayla ilgili davaları çözüme kavuşturmak amacıyla 52 eyalet başsavcısıyla bir anlaşmaya varıldığı, bu anlaşmanın yaklaşık 18,59 milyar dolara varan ödeme öngördüğü anımsatıldı.

Meta'nın kurucusu ve Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, "Bu çeyrekte, ilk ileri düzey modelimiz olan Muse ve Muse Wonder'ın kullanıma sunulması da dahil olmak üzere herkes için kişisel bir süper zeka sunma hedefimize yönelik önemli dönüm noktalarına ulaştık. Yaptığımız yatırımlar meyvelerini veriyor, ana iş kolumuz oldukça güçlü ve her alanda kayda değer bir hızlanma görüyoruz" dedi.

En çok otomobil üreten 3 ülke: Çin, ABD ve Japonya; Türkiye 13'üncü

Dünyanın en çok otomobil üreten ilk üç ülkesi Çin, ABD ve Japonya olurken, Türkiye 1 milyon 419 bin 464 araçla 13. sırada yer aldı. Uluslararası Motorlu Araç Üreticileri Örgütü (OICA) tarafından derlenen 2025 yılı verilerine göre, Türkiye; İngiltere, Endonezya ve İran'ı geride bıraktı.

Küresel üretimde ilk sırayı Çin aldı. Ülkede 2025 yılında 34 milyon 530 bin 738 motorlu araç üretildi. İkinci sıradaki ABD'nin üretimi ise 10 milyon 243 bin 844 araç olarak kaydedildi. Böylece Çin'in yıllık araç üretimi, ABD'nin üç katını aştı. İki ülke arasındaki üretim farkı 24 milyon 286 bin 894 araca ulaştı. Üçüncü sırada 8 milyon 410 bin 232 araçla Japonya, dördüncü sırasında ise 6 milyon 490 bin 810 araçla Hindistan yer aldı.

Ryanair CEO'su: Avrupa tarihinde en büyük bilet zammı geliyor

Ryanair CEO'su Michael O'Leary, artan yakıt maliyetleri, vergiler ve azalan kapasitenin havayollarını zorlamasıyla Avrupa bilet fiyatlarının 2027'de yüzde 20'ye kadar artabileceğini öngörüyor. CEO Michael O'Leary, Euronews'e yaptığı açıklamada artan yakıt maliyetleri nedeniyle 2027'de uçak biletlerinin ciddi biçimde yükseleceğini söyledi. Ayrıca havayollarının maliyetlerini artırdığı gerekçesiyle Avrupa'daki çevre vergilerini eleştirdi.

Avrupa'nın en büyük düşük maliyetli havayolu şirketinin patronu, İran'daki savaşın petrol fiyatlarını yükseltmeye devam etmesi ve havayollarının daha pahalı jet yakıtından etkilenmesi nedeniyle 2027'de Avrupa genelinde uçak biletlerinin yüzde 20'ye varan oranlarda artmasını bekliyor.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre, Avrupa ve BDT'de jet yakıtı fiyatları 16 Ekim'de sona eren haftada varil başına ortalama 207,61 dolar oldu; bu, geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse yüzde 128'lik bir artış anlamına geliyor.

Barclays, yapay zekâya yönelirken 5 bin kişiyi işten çıkaracak

İngiliz bankası Barclays, 2026 sonuna kadar yapay zekâ ve diğer teknolojilere yönelerek operasyonlarını sadeleştirmek için küresel iş gücünün yaklaşık yüzde 5’ine denk gelen 5 bin kişiyi işten çıkaracağını açıkladı. Banka yönetimi, yılın ilk yarısında zaten yapılan yaklaşık 1.000 kişilik azaltım da dahil olmak üzere toplam yaklaşık 5.000 kişiyi işten çıkaracağını bildirdi. Barclays, 'yapay zekâ destekli kurumsal sadeleşme ve teknoloji dönüşümü yoluyla verimlilik artışına' gittiğini açıkladı. Bankaya göre yapay zekâ çalışanları daha verimli hale getirdikçe, işten çıkarmaların yaklaşık yüzde 60'ı yazılım geliştiriciler de dahil olmak üzere destek fonksiyonlarını etkiliyor.

Dünyanın en büyük varlık fonu üçüncü çeyrekte 30 milyar dolar kaybetti

Norveç Varlık Fonu, tahvil fiyatlarındaki düşüşün genel performansını olumsuz etkilemesi nedeniyle üçüncü çeyreği 30 milyar dolar (26,4 milyar Euro) zararla kapattı. Yaklaşık 2,1 trilyon Euro'luk varlığıyla dünyanın en büyük devlet varlık fonu olan Norveç'in egemen varlık fonu, yükselen faiz oranlarının baskısı altında kalarak perşembe günü 278 milyar kron (26,4 milyar eEuro) tutarında yatırım zararı açıkladı.

Fonu yöneten Norges Bank Investment Management (NBIM), portföyünün dörtte birinden biraz fazlasını oluşturan sabit getirili yatırımlarında yüzde 3,5'lik negatif getiri kaydetti. Bu yatırımların yaklaşık yüzde 70'i devlet tahvillerinde bulunuyor.

Yılın üçüncü çeyreği, ABD ve AB'de artan kamu borcuna ilişkin endişelerin büyümesiyle birlikte, küresel tahvil satışlarının yaşandığı ve devlet tahvili getirilerinin finansal krizden bu yana görülmeyen seviyelere yükseldiği bir dönem oldu.

Volkswagen çalışanlarına 4 yıl zam yapmayacak

Almanya’nın dev otomobil üreticisi Volkswagen hakkında dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Almanya’nın en büyük sendikası IG Metall, Alman otomotiv üreticisi Volkswagen (VW) Grubu’nun, dünya genelindeki yaklaşık 660 bin çalışanının maaşlarına 2030'a kadar zam yapmamayı hedeflediğini açıkladı.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.