06 Şubat 2026

Levent Gürses - Enflasyon Ocak'ta yoldan çıkarken, bir yıldır %30'ların altına inemedi

levent-gurses-enflasyon-ocakta-yoldan-cikarken-bir-yildir-30larin-altina-inemedi

Enflasyon Ocak'ta yoldan çıkarken, bir yıldır %30'ların altına inemedi

Levent Gürses

Ocak enflasyonu beklenildiği gibi yüksek çıktı. Hafta boyunca enflasyon konusu tartışıldı. Ücret, maaş ve aylıklara yapılan zamlar ilk aydan itibaren sert biçimde eridi. Ekonomistler, ekonomi yönetiminin işinin zor olduğunu, yılsonu hedefinin şimdiden aşındığını belirtti.

TÜİK'e göre, Ocak ayında TÜFE; aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 olarak gerçekleşti.

ENAG'a göre ise; aylık yüzde 6,32, yıllık yüzde 53,42 olarak gerçekleşti.

AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'nde beklenti; aylık bazda yüzde 4,21'di. artacağını tahmin etti. 2026 sonu enflasyon beklentisi ise, Ocak  itibarıyla yüzde 23,73 oldu.

Aralık ayında yüzde 30,89 olan yıllık enflasyon Ocak'ta da yine yüzde 30'un üzerinde kalarak yüzde 30,65 oldu. Böylece, Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin'den sonra dünyada en yüksek beyinci enflasyona sahip ülkesi pozisyonumuzu koruduk.

Enflasyon 12 aydır yüzde 30 seviyesinin altına inmiyor. Geçen yıl Şubat'ta yüzde 39'u gören enflasyon, 12 aydır inatçı yüzde 30'ları geride bırakamadı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyon konusunda, "Ocak ayı enflasyon gerçekleşmesinde, olumsuz hava koşullarının etkisiyle uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artan gıda fiyatları ile dönemsel unsurlar belirleyici oldu" dedi.

Eski Hazine Müsteşarı, ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez ise, "Korkulan oldu ve enflasyon Ocak ayında yüzde 4,84, yıllık olarak da yüzde 30,65 olarak gerçekleşti. Baz etkisi de işe yaramadığına göre işler zorlaşıyor. Bunun en kötü etkisi zaten kötümser olan beklentiler üzerinde olacak" diye yazdı.

 

Citigroup enflasyon beklentisini yükseltti

ABD'li banka Citigroup, Ocak ayındaki enflasyon verilerinin Türkiye ekonomisini zor bir yılın daha beklediğinin göstergesi olarak yorumladı. Kurum ekonomistleri, yıllık enflasyonun yüzde 24 olarak gerçekleşmesini öngördüklerini belirttiler.

Bankanın ekonomistleri, "Merkez Bankası’nın 2026 yılı için ara hedefi yüzde 16 seviyesinde olsa da, sektörel enflasyon beklentileri dezenflasyon sürecinin Merkez Bankası’nın öngördüğünden daha yavaş ilerleyebileceğine işaret ediyor" dediler.

 

TEPAV'ın gıda enflasyonu Ocak'ta %5,17

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) verilerine göre, Ocak ayında aylık gıda enflasyonu yüzde 5,17 ile son 2 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. TEPAV Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) verileri, Ocak ayı itibarıyla diğer kurumların açıkladığı aylık gıda enflasyonu oranlarının üstünde seyretti. Ocak ayında taze meyve ve sebze grubunda fiyatı en hızlı düşen ürünler portakal, havuç ve kuru soğan olurken kabak, taze fasulye ve patlıcan fiyatlarında artış kaydedildi.

 

Güldem Atabay: Enflasyon acısı neden geçmeyecek?

Ekonomist Güldüm Atabay, Birgün gazetesindeki yazısında Ocak enflasyonunu analiz etti. Atabay, "Ocak 2026 enflasyon verisi, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu fiyatlama rejimini de yüksek enflasyonla mücadeledeki başarısızlık derecesini de net şekilde oryaya koydu. Bu, fiyatlama davranışlarında bir kırılmaya ya da enflasyonun ana eğiliminde kalıcı bir iyileşmeye işaret etmiyor. Aksine, aylık artışın hâlâ bu denli yüksek olması, ekonominin yüksek ve yapışkan bir enflasyon sarmalından çıkamadığını gösteriyor" dedi.

 

Gıdadaki artış tarımda uzun süredir biriken yapısal sorunların göstergesi

Atabay, enflasyon verisinin alt kalemlerini inceleyerek şöyle devam etti:

"Ocak ayında en dikkat çekici kalem, gıda ve alkolsüz içecekler grubu. Aylık artış %6,59. Bunun arkasında meyve ve sebze fiyatlarındaki aylık %22’yi aşan sıçrama var. Bu artış, işlenmemiş gıda fiyatlarını aylık bazda yaklaşık %11,79 yukarı çekmiş durumda. Ocak 2026’da yüzde 22 olan Ocak 2025’te yüzde 3,41 olması, yüzde 12 olanın da aynı dönemde yüzde 2,66 olması mevsimsellik ötesinde anormal bir durumla karşı karşıya olduğumuz gösteriyor.

Ancak mesele yalnızca olumsuz hava koşullarıyla açıklanabilecek kadar basit değil. Çünkü işlenmiş gıda fiyatları da aynı ayda %2,7 arttı. Yıllıklandırılmış olarak bakınca işlenmiş gıda fiyatları enflasyonun yüzde 40’a yaklaşması ve hedef yüzde 16’nın çok üzerinde olması oldukça rahatsız edici. Daha da önemlisi, “mevsimlik ürünler hariç TÜFE” göstergesinde aylık artış %4,9. Yani gıdadaki yükseliş, geçici bir arz şokundan ziyade, bozulmuş maliyet yapıları ve kalıcı fiyatlama reflekslerinin ürünü.

Bu tablo, tarım sektöründe uzun süredir biriken yapısal sorunları da görünür kılıyor. Girdi maliyetleri, verimlilik kaybı, depolama ve dağıtım zincirlerindeki aksaklıklar çözülmeden, gıda enflasyonunun yaz aylarında manşet enflasyonun altına kalıcı biçimde inmesi zor görünüyor."

 

CHP'li Karabat: Enflasyonun bedeli orta sınıfa ödetilmek isteniyor

CHP Milletvekili Özgür Karabat ise, yaptığı açıklamada, yüksek faiz politikasına rağmen enflasyonun düşmediğini belirterek iktidarın yükü yine vatandaşa yıktığını söyledi. Bu koşullarda yükün yine vatandaşın sırtına bindirildiğini belirten Karabat iktidarın tercihinin halktan değil, yandaş sermayeden yana olduğunu savundu.

Karabat, üretime dayalı bir ekonomik modelin kurulmadığını, ithalata ve tüketime dayalı yapının aynen korunduğunu söyledi. Karabat’a göre kredi kartı limitlerini kısma tartışması, ekonomik yönetimin iflasının itirafı.

 

Başarır: Emekli aylıklarına zam yüzde 21 olacaktı

CHP grup başkan vekili Ali Mahir Başarır ise, "TÜİK’e sormak lazım: Kasımda %0,87, Aralık'ta %0,89 olan enflasyon, bu ülkede ne değişti de Ocak ayında %4,84’e çıktı?

Eğer TÜİK kasım ve aralık enflasyonunu 4,84 olarak açıklasaydı; İşçi ve bağ-kur emekli aylıkları zam oranı yüzde 21,2 Memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkıyla zammı da yüzde 28,1 olacaktı" diye konuştu.

 

Her aya bir enflasyon bahanesi

Ekonomist Tunç Şatıroğlu ise, iktidarın bahanelerin mizahi bir dille eleştirdi. Şatıroğlu'nun paylaşımı şöyle:

"Zamlar ve enflasyon takvimi:

Ocak -  Aralıkta yapılmayan zamların intikamı

Şubat - Ramazan zamları

Mart - Bayram zamları

Nisan - Don, sel ve diğer olumsuz hava koşulları zamları

Mayıs - Fırsatçıların, stokçuların yaptığı zamlar

Haziran - Sıfır veya sıfıra yakın aylık TÜİK enflasyonu (program çalışıyor)

Temmuz - Haziranda yapılamayan zamların intikamı

Ağustos - Kuraklık ve diğer olumsuz hava koşulları zamları

Eylül - Okullar ve okullarla ilgili zamlar

Ekim - Fırsatçıların, stokçuların yaptığı zamlar

Kasım - Kışa girilmesiyle enerji maliyetlerinin artması nedeniyle zamlar

Aralık - Sıfır veya sıfıra yakın aylık TÜİK enflasyonu (program çalışıyor)."

 

Sanayinin sırtındaki borç yükü 5.2 trilyon lira

BDDK verileri, sanayi ve üretim sektörlerinde borç baskısının alarm verdiğini ortaya koydu. İmalat ve inşaat başta olmak üzere tekstil ve tarımda da takipteki krediler sert artarken, şirketler ve çiftçiler borçlarını çevirmekte giderek daha fazla zorlanıyor. Nefes gazetesinden Yurdagül Uygun'un özel haberine göre, 2024 Aralık ayında 3.7 trilyon olan imalat sanayinin borç yükü, 2025’te yüzde 42 artarak, 5.2 trilyon lirayı buldu. Bununla birlikte, sektör borcunu ödemekte zorlanıyor. İmalat sanayinin takipteki kredi borcu ise bu dönemde yüzde 159 artarak, 39.9 milyar liradan 103.3 milyar liraya çıktı.

Borç yükü en fazla olan bir diğer sektör de inşaat oldu. İnşaat sektörünün borcu bir yılda yüzde 50 artarak, 976.8 milyar liradan, 1.4 trilyon liraya yükseldi. Sektörün takipteki kredi borcu ise yüzde 38 artarak, 38.8 milyar liradan 53.5 milyar liraya çıktı.

 

Tekstil sektörü de borç konusunda zorlanıyor

Borcunu ödemekte en çok zorlanan sektörlerden biri de tekstil oldu. Sektörün takipteki borcu bir yılda yüzde 89 artarak 21.9 milyara çıkarken, kredi borcu da yüzde 37 artarak, 510.1 milyar liradan, 697.8 milyar liraya yükseldi.

Bununla birlikte, çiftçinin borcu yüzde 41 artmasına karşın, takipteki borcu tam yüzde 311 artarak, 3.5 milyar liradan, 14.3 milyar liraya çıktı. Çiftçinin toplam borcu ise 1.2 trilyonu buldu.

 

Geçim krizi bankalara yaradı

Borçlarını çeviremeyen geniş kesimler geçim kriziyle boğuşurken finans sektörü bu krizden devasa gelirlerle çıktı. Yurttaş, 2025 yılında tüketici kredileri ve kredi kartı borçları nedeniyle bankalara 1 trilyon 222 milyar lira faiz ödedi. 2025 yılında bankacılık sektörünün net kârı, yıllık bazda 42,4 oranında artarak 940,2 milyar liraya ulaştı. Birgün gazetesinden Havva Gümüşkaya'nın haberine göre, sektörün kârlılığındaki bu sıçramanın arkasında, hane halkının artan borç yükü var.

Bankaların tüketici kredilerinden sağladığı faiz geliri Ocak-Aralık 2025 döneminde 719,9 milyar liraya ulaştı. 2024 yılında 515,6 milyar lira olan bu tutar, bir yılda yüzde 39,6 oranında arttı. Kredi kartlarından alınan faiz ise yüzde 47,3 artışla 341 milyar liradan 502 milyar 343 milyon liraya çıktı. Böylece yurttaşın kredi kartı ve tüketici kredileri için ödediği toplam faiz ise yıl sonunda 1 trilyon 222 milyar liraya ulaştı. Yıllık artış oranı yüzde 42,3 oldu.

Yüksek faiz oranlarının etkisiyle yaşanan geri ödeme krizi, takibe alınan alacak sayısında da artışa neden oldu. Takipteki alacakların toplam nakdi kredilere oranı yüzde 2,47’ye çıktı. Bu dönemde bankaların takipteki alacaklardan sağladığı faiz geliri ise 51 milyar 772 milyon liradan 2,3 kat artarak 116 milyar 501 milyon liraya ulaştı

 

Altın sert iniş çıkışlarda yoluna devam ediyor

Altın fiyatları geçen hafta sert iniş ve çıkışlar yaşadı.

Önceki hafta 28 Ocak'ta ons başına 5.400 dolarlık tarihi zirveye çıkan altın, 30 Ocak'ta yüzde 9,8 gibi keskin bir düşüşle 4.865 dolara inmişti.

Geçen hafta Pazartesi günü düşüş sürdü, altının onsu 4.666 dolara indi. Ancak burdan yükseldi, ons fiyatı 4 Şubat Çarşamba günü 4.939 dolara çıktı. 6 Şubat Cuma sabahı ise, altının onsu 4.822 dolardaydı. Altın 6 Şubat itibarıyla haftalık yüzde 3,4; aylık yüzde 9,9; yılbaşından bu yana ise yüzde 11,9 kazandırdı. Son üç yılda getiri ise yüzde 161 oldu.

 

Yatırım bankalarına göre altın daha da yükselecek

Peki bu kadar yükselen sarı maden trendini sürdürecek mi?

Yatırım bankası JPMorgan, altın fiyatlarında uzun vadeli yükseliş trendinin süreceğini öngörüyor. Banka, 2026 yıl sonu için ons başına 6 bin 300 dolar hedefini korurken, gümüş konusunda daha temkinli bir duruş sergiliyor.

Goldman Sachs ise, altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde risk dengesinin belirgin biçimde yukarı yönlü olmaya devam ettiğini bildirdi. Banka, Aralık 2026 için ons başına 5.400 dolar seviyesindeki altın tahminine yönelik önemli bir yükseliş riski gördüğünü vurguladı.

İsviçre bankası UBS Group, altın fiyatlarındaki yükseliş beklentisinin yalnızca taleple alakalı olmadığına dikkat çekerek küresel belirsizliklerin de fiyatlar üzerinde etkili olacağına işaret etti. Bankanın öngörülerine göre ABD’deki ara seçimlerin ardından altın fiyatları, geçici bir düzeltmeyle ons başına 5 bin 900 dolar seviyesine gerileyebilir.

 

2025 yılında 94 çocuk işçi iş kazalarında öldü

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), 2025 yılına ilişkin çocuk işçi ölümleri raporunu yayımladı. Rapora göre, geçen yıl en az 94 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdi. 2024'te bu sayı 71'di. Bu rakam, son 13 yılda çalışırken ölen çocuk işçi sayısının 836'ya ulaştığını gösteriyor.

Ölümlerin büyük kısmı trafik kazaları, ezilme ve yüksekten düşme gibi nedenlerden kaynaklandı. Rapor, çocuk işçileri 18 yaş altındaki ücretli veya ücretsiz çalışanlar olarak tanımlıyor.

 

Ölümlerin sektörel dağılımı şöyle:

Tarım sektörü: 31 ölüm (%33) – Mevsimlik tarım işçileri, çobanlar ve çiftçi çocukları ağırlıkta.

Sanayi sektörü: 27 ölüm (%29) – Metal, tekstil, kimya gibi alt sektörlerde çalışan çocuklar.

Hizmet sektörü: 20 ölüm (%21) – Moto kuryeler, sokak satıcıları ve AVM çalışanları.

İnşaat sektörü: 16 ölüm (%17) – Çırak ve kalfa olarak çalışan çocuklar.

 

Sağlık ve eğitim kredi kartı limiti düzenlemesinden hariç tutuldu

BDDK, sağlık ve eğitim alanındaki harcamaların kredi kartı limitlerinden eksilmemesine karar verdi. BDDK, konuyla ilgili yazısını bankalara gönderdi ve gerekli hazırlıklar için bankalara 3 ay süre verdi. Kurum, eğitim ve sağlık harcamalarının kredi kartı limitlerine ilişkin yeni düzenlemelerin uygulanmasından istisna tutulacağına dair bankalara talimat yazısı gönderdi.

 

İki milyar dolarlık enerji yatırımı anlaşması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan ile ilk kısmı 2 bin megavatlık güneş enerjisi projelerini içeren 2 milyar dolarlık bir enerji yatırımı anlaşmasının imzalandığını açıkladı.

 

Dış ticaret açığı 8,4 milyar dolar

Ocak ayına ilişkin dış ticaret verileri açıklandı. İhracat, takvim etkisiyle geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 azalarak 20,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış ihracat ise yüzde 3,7 artışla 272,5 milyar dolara yükseldi.

İthalat ocak ayında 28,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken dış ticaret açığı yüzde 11,2 artarak 8,4 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yaklaşık yüzde 71 oldu. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığı 92,9 milyar dolar oldu.

 

Bitcoin dibi gördü: Zirveden yarı yarıya değer yitirdi

ABD Doları son iki haftanın en yükselişe çıkarken, Bitcoin’e ilişkin kuşkular Kripto piyasasını sarstı. Özellikle büyük Bitcoin portföyü olan fonlar satışa geçti. Kripto para piyasasında süren sert satışlar Bitcoin’i 22 ayın en düşük seviyesine itti. 5 Şubat Perşembe günü Bitcoin, 60 bin dolara kadar indikten sonra 64 bin seviyesinde istikrar kazandı. 6 Şubat Cuma sabahı 65.240 dolardan işlem görüyor. Bitcoin, son bir yılda yüzde 32 değer yitirdi. Kripto para, Ekim 2025'teki zirvesinin yaklaşık yarısını kaybetti.

 

Trump Hindistan'a ayar verdi, Modi talimatı yerine getirdi

Küresel ekonomide ABD Başkanı Donald Trump faktörü ile ilginç gelişmeler oluyor;

ABD Başkanı Trump, Hindistan'dan petrol alımını durdurmasını istedikten sonra yaptığı açıklamada, bu ülkenin artık Rusya'dan petrol alımını durdurduğunu ve bu ülkeye uygulanan gümrük vergisini yüzde 18'e düşüreceklerini, Hindistan'ın ise buna karşılık ABD'ye uyguladığı gümrük vergilerini sıfıra indireceğini açıkladı.

Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinde ikili ticaret, gümrük vergileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını belirterek, Modi'nin Rusya'dan petrol alımını durdurmayı ve Venezuela'dan çok daha fazla petrol almayı kabul ettiğini bildirdi.

Hindistan'ın Moskova'dan petrol alımını durdurmasının Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesine yardımcı olacağını vurgulayan Trump, bundan memnun olduğunu belirtti.

Trump, Hindistan'ın ABD'de 500 milyar dolar düzeyinde enerji, teknoloji, tarım, kömür ve diğer birçok kategoride ürün almayı taahhüt ettiğini de sözlerine ekledi.

 

Rusya'nın enerji ithalatı gelirleri azalıyor

Rusya Maliye Bakanlığı, petrol ve doğal gaz gelirlerinin ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 50,1 azalarak 393 milyar rubleye (yaklaşık 5 milyar dolar) gerilediğini bildirdi.

Petrol fiyatlarının gerilemesi ve rublenin yabancı para birimleri karşısında değer kazanması nedeniyle ülkenin enerji ihracat gelirlerinin düştüğü belirtildi. Petrol ve doğal gazda planlanandan daha fazla gelir kaybı yaşandığı bilgisine yer verilen açıklamada, gelirlerin ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 50,1 azalarak 393 milyar rubleye gerilediği aktarıldı.

 

Elon Musk zenginlikte bir seviyeyi daha aştı

ABD’li milyarder Elon Musk, uzay ve havacılık şirketi SpaceX'in yapay zeka ve sosyal medya girişimi xAI'yı bünyesine katmasının ardından, 800 milyar dolarlık servete sahip ilk kişi oldu. Böylece dünyanın ilk trilyonerine dönüşmeye bir adım daha yaklaştı. Musk’ın serveti 4 ay önce 500 milyar dolardı.

Forbes’un haberine göre, SpaceX ve xAI anlaşmasının, Musk'ın servetini 84 milyar dolar artırarak 852 milyar dolara yükselttiği, birleşik şirketin toplam değerinin ise 1,25 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

 

Çin'in dolara karşı yuan hamlesi ne anlama geliyor?

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, Komünist Parti’nin “Qiushi” dergisinde yayımlanan son makalesinde, ülkenin resmi para birimi yuanın gelecek dönemde küresel ticaret ve finans sistemindeki payının artırılmasına yönelik hedeflere yer verildi.

Nefes gazetesindeki analize göre, Şi, yazısında, ülkenin resmi para birimi yuanın yalnızca ülke içi işlemlerde kullanılan bir para birimi olmaktan çıkarılarak uluslararası ticaret ve finans sisteminde daha etkin bir rol üstlenmesini amaçladıklarını ifade etti.

Bu doğrultuda Şi, para politikasında bağımsızlığın güçlendirilmesi, finansal altyapının derinleştirilmesi ve Çin’in ulusal koşullarına uygun bir finansal sistemin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Söz konusu yazıda, güçlü bir finansal denetim yapısına, sağlam bir finans hukuku çerçevesine ve özellikle uluslararası finansal kuralların oluşturulmasında etkili bir söz hakkına sahip olunmasının gereğine işaret edilirken, Çin’in bu sistemi sürdürebilecek güçlü ve uzmanlaşmış bir finansal insan kaynağı havuzu yetiştirmesi gerektiği de belirtildi.

 

Hedge fon dünyasının devinden Trump'a eleştiri...

ABD’li milyarder yatırımcı ve fon şirketi Citadel’in kurucusu Ken Griffin, Donald Trump yönetimindeki bazı isimlerin ailelerinin zenginleştiğini öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı.

Wall Street’in önde gelen figürlerinden ve önemli bir Cumhuriyetçi bağışçı olan Griffin’in sözleri, iş dünyasından gelen nadir kamuoyu eleştirileri arasında yer aldı. Griffin, “Bu yönetim, aldığı bazı kararlar ya da izlediği bazı yollarla, yönetimde yer alan kişilerin aileleri için son derece kazançlı sonuçlar doğurdu. Bu da kamu yararının gerçekten gözetilip gözetilmediği sorusunu gündeme getiriyor” dedi.

48,3 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zenginleri listesinde 38. sırada bulunan Griffin, kamu görevinde bulunan kişilerin her koşulda kamu çıkarını gözetmesi gerektiğine inandığını belirterek, yönetim çevresindeki aile üyelerine sağlanan finansal faydaların kendisini rahatsız ettiğini ifade etti.

Griffin’in açıklamalarına Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai yanıt verdi. Desai, yönetimin karar alma sürecini yönlendiren tek özel çıkarın Amerikan halkının çıkarı olduğunu savundu.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.