Levent Gürses - Emekli refahında en dibe düşerken, Davos’ta “canavarlar zamanı” tartışması
Emekli refahında en dibe düşerken, Davos’ta “canavarlar zamanı” tartışması
Levent Gürses
Muhalefetin emekli aylıklarını 25 bin liraya yükseltme teklifi Meclis’te kabul görmezken, kaynak sorunu gerekçe olarak gösteriliyor. Oysa, sosyal güvenlik uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, bunun bir yalan olduğunu belirterek, “Emekliler için muhtaç olunan kaynak GSYH'de (pastada) fazlasıyla var" diyor. Diğer yandan çok ilginç bir istatistiğe göre, Türkiye OECD ülkeleri içinde mili gelirden en az payı ayıran ülke iken, 10 yıl içinde keskin bir kriz yaşayan, emekli maaşlarını düşüren Yunanistan en fazla payı ayırıyor.
Dünyada ise, Davos’ta adeta bir tarih yaşandı. Batı dünyasındaki ayrılıklar kopuş noktasına geldi. Ülke ve şirket liderleri çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Örneğin Belçika’nın muhafazakar Başbakanı Bart De Wever, “canavarlar zamanında” olduğumuzu söyledi.
Haftanın önemli gelişmeleri şöyle:
Emekli aylıkları 20 bin lirada kaldı, 25 bin TL önerisi reddedildi
En düşük emekli aylığının 25 bin liraya çıkarılması yönünde muhalefet milletvekillerinin verdiği önergeler, Meclis Genel Kurulu'nda olaylı ve kavgalı bir oturumda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. En düşük emekli aylığının önceden iktidar tarafından teklif edildiği gibi 1.060 liralık artışla 20 bin TL'ye yükseltilmesi kabul edildi.
Emekli aylıklarında en önemli sorun, emeklilerin yıllar süren çalışma hayatında ödediği primleri önemsizleştirerek, milyonlarca emekliyi taban maaşa mecbur bırakılması gibi gözüküyor. AKP'li Özlem Zengin, "Türkiye'nin şartları müsait olduğunda emekli aylıkları gözden geçirilecektir" dedi. Oysa geçen yıl ödenen 2 trilyon lira faiz harcamasının sadece 19 günlüğü, yani 110 milyar lira ile emekli aylıklarının 25 bin TL'ye yükseltilmesi mümkün oluyordu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, yılın ilk toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek, yüzde 38'ten yüzde 37’ye düşürdü. Kurul ayrıca, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41'den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını da yüzde 36,5'tan yüzde 35,5’e indirdi.
Emekli yoksulluğunda Türkiye, emekli refahında Yunanistan birinci
Türkiye, emekli aylığı harcamalarının gayrisafi milli hasıla (GSMH) içindeki payı bakımından OECRD ülkeleri içinde sonuncu oldu. 2024 sonu itibarıyla OECR üyesi ülkelerde emeklilerin GSMH içindeki payı ortalama yüzde 8,1 olurken, Türkiye'deki emeklilerin aldığı pay yüzde 6,1 oldu ve sonuncu sırada yer aldık.
10 yıl kadar önce dramatik bir ekonomik krize giren, emekli maaşlarını düşüren Yunanistan ise yüzde 16,2 pay ile emekli refahında birinci oldu, onu yüzde 16,1 ile İtalya izledi. Türkiye'de emeklilerin ulusal gelirden aldığı pay 2020 yılından bu yana yüzde 18 azaldı.
Aziz Çelik: Emekliler için "kaynak yok" safsatasına inanmayın!
Prof. Dr. Aziz Çelik, emekliler için muhtaç olunan kaynak GSYH'de fazlasıyla olduğunu belirterek, "Kaynak değil bölüşüm meselesi" dedi.
Prof. Dr. Çelik'in görüşleri şöyle:
"Nüfusun yüzde 19'unu oluşturan yaklaşık 16 milyon emekliye 2026'da pastadan sadece yüzde 1,3 puan daha fazla pay ayırarak tüm emekli aylıklarını en az yüzde 50 artırmak mümkün. "Kaynak yok" safsatasına inanmayın, "kaynaklar kime gidiyor" diye sorun."
Altın gözünü 5 bin dolara dikti
Altın fiyatları geçen hafta tekrar yeni rekorlar kırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland konusundaki sert çıkışları, Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik bu konuda sert açıklamaları, yeni gümrük vergisi tehditleri spot altın fiyatlarının ons başına 22 Ocak Perşembe itibarıyla 4.922 dolara çıkmasını sağladı. Haftanın ilk gününde onsu 4.600 doları geçen spot altının onsu, Salı günü 4.750 doların üzerine, Çarşamba günü de 4.888 dolara çıkarak rekorunu tazeledi. Uzmanlar, altının gözünün 5 bin dolarda olduğunu, dünya jeopolitiğinde artan belirsizliklerin altını yukarı çektiğini vurguluyor. Ünlü yatırımcı Mark Mobius ise, atın fiyatlarının mevcut seviyesinin pahalı olduğunu söyleyerek, "Bu seviyeden altın almam" dedi.
Yastık altı altının değeri 740 milyar liraya ulaştı
Hane halkının yastık altında tuttuğu altın miktarının 5-6 bin ton arasında olduğu ve yükselen altın fiyatlarıyla birlikte bu birikimin güncel değerinin 740 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Ayrıca 9 Ocak itibarıyla 219,7 milyar dolar olan toplam döviz mevduatlarının yüzde 39'unun kıymetli maden hesapları olduğu ve ağırlığı altın olan bu hesapların toplam büyüklüğünün de 86,3 milyar dolara ulaştığı hesaplanıyor.
Tekstil ve hazır giyim hayatta kalma savaşı veriyor
Tekstil ve hazır giyim sektörüyle ilgili haberler gittikçe kötüleşiyor. Yüksek enflasyon, artan maliyetler ve kur politikası nedeniyle dar boğaza giren sektörde, geçen yıl 4 bin 500'den fazla şirketin kapandığı, son üç yılda 380 bin kişinin işsiz kaldığı bildiriliyor. Sektörün ihracatı geçen yıl yüzde 6,3 gerileyerek 16,8 milyar dolara düştü. Net kar marjlarının yüzde 1'in altına indiği ve firmaların hayatta kalma moduna geçtiği belirtiliyor. Sektörün kredi borcunun ise 2025 yılının ilk 11 ayında 714,1 milyar liraya çıktığı vurgulanıyor.
Davos’ta Trump Grönland’ı isterken, Batı ittifakında ayrışma alametleri iyice arttı
Küresel siyaset ve iş dünyası elitlerinin bir araya geldiği, geleneksel olarak gelecek yıla ilişkin öngörü, strateji ve tahminlerin paylaşıldığı Dünya Ekonomi Forumu zirvesi bu yıl çok farklı geçti. İsviçre'nin Davos kentindeki zirvede Grönland, Filistin, Venezuela ve Ukrayna krizleri ile Batı ittifakındaki kopma derecesine gelen ayrılıklar damgasını vurdu. ABD Başkanı Donald Trump altı yıl aradan sonra ilk kez Davos'a katıldı ve Grönland talebini burada da yineledi.
Grönland için müzakere istediğini belirten Trump, "ABD'nin istediği tek şey Grönland... Dünyayı korumak için bir buz parçasını istiyoruz" dedi ve adanın nadir elementlerden çok küresel güvenlik açısından kritik olduğunu ileri sürdü.
Trump, gerçekten anlaşılmaz, devlet adamlığı retoriği ile bağdaşmayacak eylemler içinde... Yapay zekada hazırlanan görseller ile Kanada, Avrupalı liderlerin yer aldığı Oval Ofis'teki bir resimde Grönland ve Venezuela'yı ABD'nin parçası gibi gösteren, Grönland'a ABD bayrağını diktiği bir görseli yayına koyan Trump, Fransa'yı ise şampanya ve şaraplarına yüzde 200 gümrük vergisi ile tehdit etti.
Trump, Grönland'ı satın alma talebine destek vermeyen 8 NATO ülkesine (Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, BK, Hollanda, Finlandiya) %10 gümrük vergisi tehdidinde bulundu.
Ancak daha sonra, NATO Genel Sekreteri Rutte ile "Grönland" konusunda anlaştıklarını, bu çerçevede 1 Şubat'ta yürürlüğe girecek gümrük vergilerini askıya aldığını duyurdu.
AB elindeki Amerikan tahvillerini satabilir iddiası
AB'nin ise ABD'ye karşı finnasal güçlerini kullanacağı, Trump Grönland konusundaki hamlelerine devam ederse, misilleme olarak merkez bankalarının elinde tuttuğu değeri 10 trilyon doların üzerindeki ABD tahvillerini kademeli olarak satmayı gözden geçirdiği ileri sürülüyor.
"Eski ölüyor, yeni henüz doğamıyor ve şimdi canavarlar zamanı..."
Davos'ta tuhaf açıklamalar yapılıyor ve belki de tarih yaşanıyor. Batı ittifakının sert bir çatışma ve bir kopuş süreci içine girdiği, bir kırılma anında olduğu gözlemleniyor. Serbestiyet sitesindeki habere göre, Belçika’nın muhafazakar Başbakanı Bart De Wever, Trump’ı İtalyan komünist düşünür Gramsci’den alıntıyla eleştirdi: "Çarşamba günü, Belçika Kralı Philippe ile birlikte Trump’la görüşeceğiz. Ama bu, planladığımızdan farklı bir karakter taşıyacak. Muhtemelen vermemiz gereken mesaj şu olacak: Burada kırmızı çizgileri aşıyorsun. Ya birlikte dururuz ya da bölünmüş dururuz; eğer bölünürsek, 80 yıllık Atlantikçiliğin sonuna gelinir, gerçekten de bir çağ kapanır. Ve bilirsin, Gramsci’nin dediği gibi: "Eski olan ölürken, yeni olan henüz doğmamışsa, canavarların zamanı yaşanır."
Carney: Bir kopuşun ortasındayız, karşılıklı fayda bir yalan
Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda konuşan Kanada Başbakanı Mark Carney, küreselleşme düzeninin işe yaramadığına dair itiraf gibi vurgular yaptı. Dünyanın bir geçişin değil kopuşun ortasında olduğunu belirten Carney, kurallara dayalı uluslararası düzenin hala anlatıldığı gibi işliyormuş gibi konuşmayı bırakmak gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Son 20 yılda finans, sağlık, enerji ve jeopolitik alanlarındaki bir dizi kriz aşırı küresel entegrasyonun risklerini ortaya koydu. Küresel entegrasyon süreci, ülkeleri bağımlı hale getiren bir sürece dönüşmesi halinde ilgili ülkeler 'karşılıklı fayda yalanıyla' yaşamaya devam edemeyeceklerdir."
Fink: Yapay Zeka, beyaz yakalıları yutmaya geliyor
Dünyanın en güçlü patronlarından BlackRock CEO’su Larry Fink, Davos’un açılışında küresel elitlere açık konuştu: "Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi. Şimdi Yapay Zeka, beyaz yakalıları yutmaya geliyor."
Fink’e göre kapitalizm, Soğuk Savaş'tan bu yana tarihinin en büyük sınavıyla karşı karşıya ve bu gidişle sınıfta kalmak üzere.
Fink şunları söyledi:
"Berlin Duvarı yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı ama bu para, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum uzun süre kaldıramaz, sonunda sistem çatırdar.
"Küreselleşme fabrikadaki işçiyi nasıl vurduysa, Yapay Zeka da şimdi aynısını ofis çalışanlarına, avukatlara, analistlere yapacak. Bu gelecekten değil, bugünden bahsediyorum."
Fink, sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol sundu: "Halkı büyümenin sadece 'kurbanı' veya 'seyircisi' olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız. Aksi takdirde, adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracak."
Türkiye'de 30 milyarderin serveti 38,5 milyonun servetine eşit
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam'ın Davos'ta açıkladığı Eşitsizlik Raporu'na göre, 2025 yılında Türkiye'deki 30 dolar milyarderinin toplam serveti, 73,8 milyar dolar oldu. Bu tutar ülke nüfusunun yüzde 44'ünün (38,5 milyon kişi) toplam varlığından daha fazla. Milyarderlerin kişisel servetleri geçen yıl kişi başına ortalama 496 milyon dolar arttı. Türkiye'de bir milyarder bir işçinin yıllık gelirini 19 dakikada kazanıyor.
Dünyada ise milyarderlerin kişisel serveti geçen yıl 2,5 trilyon dolar artarak 18,3 trilyon dolar ile rekor seviyeye çıktı. Bu 2,5 trilyon dolar küresel yoksulluğu 26 kez bitirebilir. Dünyanın en zengin 12 kişisinin serveti ise dört milyardan fazla insanın servetinin toplamına eşit. Dünyada 3 binden fazla dolar milyarderi var ve milyarderlerin toplam serveti 2020'den beri yüzde 82 arttı. Dünyanın en zengini Elon Musk ise, geçen yıl yarım trilyon dolar barajını aşan ilk kişi oldu.
Osmangazi için 10,3 milyar dolar garanti ödemesi: 7 köprü parası
Yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirilen Hazine garantili projelerin vatandaşın ödediği vergilerle oluşan bütçe gelirlerini nasıl erittiği bir kez daha ortaya çıktı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Hazine'nin 2016-2035 arasında bu projelerden birisi olan Osmangazi Köprüsü için şirkete ödeyeceği garanti tutarının 10 milyar 329 milyon dolara ulaşacağını belirterek, "Yedi köprü parasına bir köprü" dedi. X'te Yavuzyılmaz'ın belirttiği gibi, Hazine, araç geçiş sayısı tutsa da tutmasa da şirkete bu garanti ödemeyi yapacak.
Şehir hastaneleri yerine ödeme yapmadan 260 hastane olabilirdi
Bir başka kara delik de şehir hastaneleri... 2017-2026 arasında 28 bin yataklı 18 şehir hastanesine kira ve hizmet bedeli olarak aktarılan 428,5 milyar lira ile yaklaşık 130 bin yataklı 260 devlet hastanesi yapılabileceği hesaplandı. Sözcü'nün haberine göre CHP 27. Dönem Milletvekili Dr. Fikret Şahin, vurgunun boyutlarını hesapladı ve üstelik 16 yıl daha hastane kirası ve hizmet bedeli ödenmeyeceğini bu paranın emeklilere ve dar gelirlilere aktarılabileceğini söyledi. Dr. Şahin, şehir hastanelerinin yatak başına devlete maliyetinin 15 milyon 71 bin lira olduğunu, yatırım programına ise devletin kendi yaptırdığı hastaneleri 3 milyon 297 bin liraya mal ettiğini belirtti.
Metal işçisi grev kılıcını çekti; 135 bin işçi greve gidebilir
153 bin 500 metal işçisi grev kararı aldı. Üç aydır devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde işçi tarafı ile Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında anlaşma sağlanamadı. MESS ilk altı ay için yüzde 18 zam teklif etti, sendikalar ise yüzde 39 zam talep etti. Uzlaşma sağlanamayınca, sendikalar grev kararı aldı. Grev ertelenmezse tarihin en büyük grevi olacak. Daha önce 1991 yılında Zonguldak'ta maden işçilerinin grev ve yürüyüşüne 100 bin işçi katılmıştı, 35 yıl sonra en yüksek katılımlı işçi eylemi olacak. Birleşik Metal İş Sendikası Başkanı Özkan Atar, MESS'in tekliflerinin "sefalet dayatması" olduğunu yasaklara rağmen fiili grevden adım atılmayacağını vurguladı.
Karadeniz gazında üretim hedefin hala çok uzağında
Tüketim için yeterli doğal gaz üretileceği ve enerjide dışa bağımlılığın azalacağı iddiasıyla yürütülen Karadeniz gazı projesinde üretim hedeflenen seviyeye ulaşamadı. Birgün Gazetesi'nin özel haberine göre, Sakarya Doğal Gaz Sahası'nda ilk ilk faz aşaması 2025'te tamamlandı. faz 2 aşamasının 2027'de ve faz 3 aşamasının 2028'de tamamlanması öngörülüyor. İlk fazda günlük gaz üretimi 10 milyon metreküp olarak hedefleniyor. Ancak EPDK'nın son verilerine göre, 2025 Ocak-Kasım döneminde 7,7 milyon metreküp üretim yapılabildi. Faz-2'de üretimin günlük 40, Faz-3'te ise 60 milyon metreküpe ulaşması planlanıyor. 2025 Ocak-Kasım döneminde hanelerde günde ortalama 55,9 milyon metreküp doğal gaz üretildi.
Faiz yüksek, batık krediler artıyor, tek dayanak kredi kartı
Merkez Bankası'nın faiz ödemelerine ve son olarak politika faizini yüzde 37'ye düşürmesine karşın ihtiyaç kredilerinde faiz oranları 9 Ocak itibarıyla yüzde 63,5 oldu. Yüksek faiz nedeniyle dar gelirliler kredi geri ödemesinde zorlanıyor. Yılın ilk dokuz gününde bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık krediler 7,7 milyar lira daha artarak toplam 603 milyar liraya ulaştı. Batık krediler son bir yılda yüzde 102,5 oranında arttı. Diğer yandan vatandaş kart ile alışveriş ve ödemeye yüklendi; 2025'te kredi kartı ve diğer kartlarla alışveriş hacmi yüzde 48 artarak 2 trilyon 511 milyar liraya çıktı.
