Levent Gürses - Alt ve orta gelirliler mülksüzleşirken, ‘tüketimi kim yapıyor’ sorunsalı…
Alt ve orta gelirliler mülksüzleşirken, ‘tüketimi kim yapıyor’ sorunsalı…
Levent Gürses
2018’den bu yana şiddetlenen ekonomik kriz; daha doğrusu üst gelir gruplarına sermaye transferi orta ve alt gelir gruplarının mülksüzleşmesine yol açıyor. Alt ve orta gelir grupları geçinmek için elindeki menkul ve gayrimenkulleri satıyor. Tarım kesiminde mülkü olanlar; traktörlerini, hayvanlarını, tarlalarını satarken, kentli düşük gelir grupları var olan birikimlerini bozduruyor, varsa gayrimenkullerini satıyor.
İktidar hem enflasyon hem de daha önceki düşük faiz politikalarıyla belli bir kesime çok önemli bir sermaye transferi yaptı. Düşük faiz döneminde çok düşük faizli krediler dağıttılar, kur korumalı mevduat ile daha da zenginleşildi, dövizdeki artıştan nemalandılar. Gelir adaletsizliği daha da bozuldu.
Konut sahipliği 11 yılda 4 puan düştü
Enflasyon, yükselen konut fiyatları ve kredi faizleri eriyen maaş ve ücretlerle birleşince dar gelirli için ise, konut almak hayal oldu. Konut almak bir yana eldekiler de satılıyor. Üst gelir grupları birikimleriyle, faizden kazandıklarıyla lüks konut projelerine yöneliyor. Üst gelir gruplarına yönelik projelerde sıkıntı yaşanmıyor.
TÜİK’in son Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri araştırmasında 2025 yılında yaşanan konut sahipliği oranında ılımlı artışın nedeni de bu… 2025 itibarıyla kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı 1 puan artarak yüzde 57,1 oldu. Ancak bu oran konut sahipliğinin yüzde 61,1 ile zirve yaptığı 2014 yılının gerisinde kalmaya devam ediyor. 2014 yılında yüzde 22,2 olan kiracı oranı ise 2024’te yüzde 27’ye ulaştı.
Konut sahipliği oranı AB’de %69 iken, bizde %57
Konut sahipliğinde Avrupa Birliği ortalaması yüzde 69 iken, dünya genelinde ev sahipliği oranı yaklaşık %70 civarında tahmin ediliyor. Dünyada en yüksek ülkeler şöyle: Romanya: %96, Laos: %96, Vietnam: %95, Slovakya: %92, Macaristan: %91, Singapur, Hırvatistan, Litvanya, Küba ve Kuzey Makedonya: %90, Hindistan: %87. Bu ülkelerde ev sahipliği genellikle kültürel bir statü sembolü veya devlet teşvikleriyle destekleniyor.
Türkiye'nin aralarında yer aldığı düşük ev sahipliği oranları olan ülkeler de şöyle: İsviçre: %42, Almanya: %46-50, Avusturya: %55, Danimarka: %59, Güney Kore: %58-60...
Uzmanlar, iktidarın ekonomik politikalarının toplumu barınma krizine sürüklediğini, dar gelirlilerin konut sahibi olmak bir yana kira ödemek için dahi borçlanmak zorunda kaldığını söylüyor.
TOKİ projeleri de lüks konuta yönelirken, son olarak konutta yaşanan sıkıntı ve kiraların enflasyona artan katkısı göz önüne alınarak başlatılan 500 bin konut hamlesine milyonlarca başvurunun yapılması da durumu ortaya koyuyor. Oksijen gazetesinin kira ödeyemeyen emeklilerin Ankara’da geceliği 200-300 liraya ucuz otel odalarında kaldığı haberi işin yürek yakan bir boyutu…
2025 rekoru, otomobil satışları nasıl %10,5 arttı?
Geçen hafta konuyla bağlantılı enteresan bir veri açıklandı. Haber şu:
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) 2025 yılında otomobil ve hafif ticari araç satışlarının önceki yıla göre yüzde 10,49 artarak 1 milyon 368 bin adede ulaştığını açıkladı. Böylece tüm zamanların yıllık rekoru kırıldı. Pazarın yüzde çoğunluğunu C ve B segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmentinde 465 bin 750 adetle yüzde 42,9 pazar payı elde edilirken, B segmentinde ise 288 bin 746 adetle yüzde 26,5 pay kaydedildi.
Ancak büyümenin ana itici gücü lüks segment oldu. D, E ve F segmentlerini kapsayan lüks otomobil pazarında satışlar yüzde 34 artarken, vergi oranları görece düşük olan A, B ve C segmentlerinde büyüme yüzde 6,7 ile sınırlı kaldı.
Peki orta sınıflar erirken, böyle tarihi bir rekor nasıl kırılıyor? Sadece otomobil değil, toplumda orta sınıfların zayıfladığı, alım gücünün son derece düştüğü, ücretlerin enflasyona ezildiği bir dönemde lüks tüketim artışı ve AVM'lerin, kafe, restoranların dolu olması nasıl açıklanabilir.
Tüketimi gelir piramidinin en tepesindekiler yapıyor
Hemen bir veri verelim; tüketim daha çok gelir diliminde en tepede yer alan yüzde 10 ve 20 tarafından gerçekleşiyor. Merkez Bankası'nın geçen yıl Şubat ayındaki çalışmasına göre, düşük faiz dönemlerinde yüksek gelir grubunun tüketimi yüzde 60 artarken, düşük gelirlinin sadece yüzde 20 artmış. Parasal sıkılaşma sonrası bile yüksek gelirlinin tüketim hızı (%16) düşük gelirlininkinden (%12) yüksek kalmış. Özeti; tüketimi yüksek gelir grupları yapıyor.
Alt ve alt orta sınıflar ise, gıda, kira ve ulaşım harcamalarına sıkışmış durumda. Lüks tüketimi (otomobil, restoran, tatil) en tepedeki yüzde 10-20 yapıyor.
Yılın son haftası önemli veriler açıklandı. Gelir dağılımı ve yoksulluk... Durum şu: Tepedeki yüzde 10'un gelirden aldığı pay yüzde 32,8 ve ikinci yüzde 10'un payı da yüzde 15,2... Üçüncü yüzde 10 yüzde 11,6 pay alıyor.
En alttaki yüzde 10'un payı yüzde 2,4; ikinci yüzde 3,6: üçüncü yüzde 4,6...
Geçen hafta ayrıntılarına yer verdiğimiz Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri de durumu iyice gözler önüne seriyor.
Düşük gelirli gruplar zaruri ihtiyaçları için harcama yapıyor, o da borçlanarak
Bu, orta sınıfın temel ihtiyaçlara (gıda, kira, eğitim) zorlanarak harcama yaparken birikim yapamamasına yol açıyor. Sabit gelirli alt ve orta sınıfın giderleri enflasyonla artarken, maaşlar enflasyonun altında yükseliyor; bu da fakirleşmeyi hızlandırıyor.
Ayrıca, düşük ve orta gelir grupları, kredi kartıyla tüketimi sürdürüyor. Yani borçlanarak ve birikim eriterek ayakta kalmaya çalışıyor. Alt ve orta sınıfların tüketime olan (temel ihtiyaçlar) katkısı da borçlanma kaynaklı.
Gelelim 2025'te otomobilde yüzde 10,5 satış artışı ile tarihi rekorunu yakalanmasına.... Lüks segment satışlarındaki artışa bakılırsa, bu rekorun nedeni daha çok daha çok kurumsal ve sermaye transferi ile zenginleşen kesimin bireysel alımları diye açıklanabilir. Burada üst orta sınıfın katkısını ise; konut almak hayal olduğundan nispeten daha düşük fiyatlı ticari araç, otomobile yönelmesi diye açıklayabiliriz. Esnaf kesimi iş ve yatırım amaçlı ticari araç alıyor, birikimleri olanlar da eldeki eski modeli biraz daha üzerine koyup yeniliyorlar.
Geçen haftanın önemli gelişmeleri şöyle:
2025'te enflasyon yüzde 30,89 oldu
2025 ile yüzde 30'ün üzerinde bir enflasyonla vedalaştık. TÜİK verilerine göre, enflasyon Aralık 2025'te aylık bazda yüzde 0,89 artarken yıllık bazda yüzde 30,89 oldu. 12 iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,88 artış olarak gerçekleşti. Aralık ayında enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine geriledi. Enflasyon hedefleri tutmadı ancak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecinin genele yayıldığı belirterek, "Son 12 ayda 40 puan gerileyen yıllık enflasyon yüzde 35,4 ile 2021 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine indi" dedi. Yıllara göre TÜFE'de oranlar şöyle:
2025: %30,89
2024: %44,38
2023: %64,77
2022: %64,27
2021: %36,08
2020: %14,60
2019: %11,84
2018: %20,30
2017: %11,92
2016: %8,53
2015: %8,81
En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunda artış oranları şöyle: gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 28,31, ulaştırma yüzde 28,44 ve konut yüzde 49,45. Bu ana grupların yıllık değişime olan etkileri: gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 7,07, ulaştırmada yüzde 4,36 ve konutta yüzde 7,52. TÜİK’in Aralık 2025 verilerine göre tüketici fiyatları bazında en yüksek artış yüzde 11,38 ile taze balıkta yüzde 6,92 ile patates ve yüzde 6,86 ile alkolsüz içeceklerde görülürken, en fazla fiyat düşüşü yüzde 32,95 ile hava yoluyla yolcu taşımacılığında kaydedildi.
"Yüzde 30'un üzerinde tutan unsur hizmet enflasyonu"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonda hizmet sektörünün direnç gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:
"Enflasyonu yüzde 30'un üzerinde tutan temel unsur hizmet enflasyonu olmaya devam ederken, bu görünümde özellikle eğitim ve kira kalemleri belirleyici oldu. Eğitim enflasyonu yüzde 66,3 seviyesinde gerçekleşti, 2024 yıl sonunda yüzde 91,6 idi. Özel okul ücretlerine yönelik kural bazlı düzenlemenin etkisiyle, önümüzdeki dönemde eğitim enflasyonunda daha belirgin bir gerileme bekliyoruz. Kira enflasyonu ise, yıllık bazda yüzde 61,6'ya geriledi, 2024'te yüzde 105,8'di. Konut arzındaki artışla bu kalemde de gerilemenin sürmesini öngörüyoruz."
Emekli aylıkları ve memur maaşları da belli oldu
2025 enflasyonuyla birlikte emekli aylıkları ve memur maaşlarına yapılacak zam oranı da belli oldu. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacağı enflasyon farkı yüzde 12,19 olarak kesinleşti. Buna göre en düşük emekli aylığı, yüzde 12.19 zamlanarak 18 bin 938 TL oldu.
Memur maaşları ve memur emeklisi aylıkları yüzde 18,60 oranında artırıldı. Böylece en düşük memur emeklisi maaşı 26 bin 887 TL’ye yükselecek. En düşük memur maaşı ise 59 bin 896 TL’ye çıkacak. 1000 TL'lik seyyanen zamla birlikte memur emeklisi maaşı 27 bin 887 TL'ye, memur maaşı ise 60 bin 896 TL'ye yükselecek.
Ancak, kulislerde iktidarın en düşük emekli aylığı için yeni düzenleme yapacağı öne sürülüyor. NTV muhabiri Özgür Akbaş'ın aktardığına göre, "Asgari ücrete yapılacak olan zam oranı kadar yüzde 27.36’lık bir zam olacağı ifade ediliyor. 4 milyona yakın emeklinin alacağı en düşük emekli maaşı 21 bin 500 TL olacağı ileri sürülüyor. Hazine'ye etkisi ise 10 milyar 248 milyon TL olacağı hesaplanmış durumda. Konuyla ilgili kanun teklifi 9 Ocak günü TBMM Başkanlığına sunulacak.
TÜRK-İŞ: Emekli açlık sınırının altında
TÜRK-İŞ'in Aralık ayı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'na göre, en düşük emekli aylığı zamlı haliyle 30 bin 143 liralık açlık sınırının yaklaşık 11 bin lira altında kaldı.
Ana muhalefet partisi CHP'nin lideri Özgür Özel ise, "Emekli maaşı maaş değil, harçlık artık" dedi.
Cumhurbaşkanı, bakan ve milletvekili maaşları da belli oldu
Maaş zamlarıyla birlikte Cumhurbaşkanı, bakan ve milletvekillerinin maaşları da belli oldu. Ocak ayı itibarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zamlı maaşı 312 bin 718 TL olacak. Ayrıca milletvekili emeklisi olan Erdoğan, buradan da 177 bin 658 TL aylık alacak ve toplam geliri 490 bin TL'yi bulacak.
Yapılan zamla birlikte kabinede görev yapan bakanların maaşı 280 bin 135 TL oldu. Bakanlık görevi yürüten kişilerin emekli olmaları durumunda ise aylık toplam gelirlerinin 456 bin 993 TL’ye çıkacak.
2026 yılı için milletvekili maaşları 273 bin 196 TL'ye yükseldi. Emekli vekil maaşı ise 177 bin 658 TL oldu. Bu dönemde hem milletvekili hem de emekli olanların maaşı ise 450 bin TL’ye çıktı.
Evde bakım yardımı aylığı 13.878 TL oldu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2026 yılı sosyal destek ödemelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Göktaş'ın açıklamasına göre; memur maaş katsayısındaki artışa bağlı olarak evde bakım yardımı 13 bin 878 lira oldu. Sosyal ekonomik destek ödemesi ise 9 bin 723 liraya yükseldi. Koruyucu ailelere çocuk başına yapılan aylık ödeme ortalama 15 bin 533 liraya, ağır silikozis hastalarına ödenen aylık ise 14 bin 42 liraya çıkarıldı. Göktaş, "2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi için Evde Bakım Yardımı 11 bin 702 liradan 13 bin 878 liraya yükseldi. 2025 yılında toplam 67,7 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nda bulunduk" dedi.
Halkın borcu bankaların faiz gelirini büyüttü
Kredi ve kredi kartıyla geçinmeye zorlanan yurttaşın ödediği faiz bankaların kasasını doldurdu. Geri ödeme krizi derinleşirken bankaların batık kredilerden elde ettiği faiz 44,2 milyardan 101,7 milyara yükseldi. Birgün'den Havva Gümüşkaya'nın özel haberine göre, BDDK verileriyle bankaların faiz geliri Ocak-Kasım döneminde yüzde 42,2 artarak 7 trilyon 550 milyar liraya ulaştı. Bankaların faiz gelirlerinin yüzde 63’ünü kredilerden alınan faizler oluşturdu.
Bu dönemde bankaların tüketici kredilerinden topladığı faiz geliri, yüzde 40 oranında büyüyerek 649,6 milyar liraya çıktı. Bankaların kredi kartı kullanımından elde ettiği faiz gelirleri de Kasım 2024’te 305,9 milyar liradan yüzde 48 artışla Kasım 2025’te 453,4 milyar liraya çıktı.
Öte yandan takipteki alacakların toplam nakdi kredilere oranı, Kasım 2024’teki yüzde 1,80 seviyesinden yüzde 2,43’e çıktı. Ekonomik dar boğazda başlayan geri ödeyememe krizi, bankaların takipteki alacaklardan sağladığı faizi gelirini adeta katladı. Bu dönemde 44,2 milyar lira olan takipteki alacaklardan alınan faiz, bu yılın Kasım ayında 101,7 milyar liraya ulaştı. Batık kredilerden bankaların sağladığı faiz geliri yüzde 130,3 arttı.
Bankacılık sektörünün net karı, yılın 11 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 yükseldi. Sektörün toplam net kazancı 842,8 milyar lira seviyesine ulaştı.
Takipteki alacaklar ikiye katlandı
BDDK verilerine göre, bankaların ödeme alamadığı ve ümidini kestiği borç anlamına gelen takipteki alacaklar ise yıl içinde adeta zirve yaptı. 2025’in başında 116 milyar 457 milyon TL olan takipteki alacakların tutarı yıl sonunda 236 milyar 448 milyon TL’ye yükseldi. Artış oranı yüzde 103'ü geçti. Takibe düşen kredilerin tutarı 59 milyar 756 milyon TL’den 113 milyar 984 milyon TL’ye, kredi kartı borçlarının tutarı ise 56 milyar 750 milyon TL’den 122 milyar 463 milyon TL’ye yükseldi.
113 milyar 984 milyon TL’lik takibe düşen kredi borcunun 112 milyar 463 milyon TL’si ise daha çok ücretli kesimler tarafından kullanılan ihtiyaç kredilerinden oluştu.
Borsada yeni rekor; BIST 100, 12.087'den kapandı
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 8 Ocak Perşembe günü yüzde 0,49 değer kazanarak 12.087,97 puanla yeni bir rekor seviyeden tamamladı. Gün içinde 12.152,59 puanı gören BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 59,13 puan artarken, toplam işlem hacmi 149,1 milyar lira oldu.
BİST 100 endeksi 8 Ocak itibarıyla son bir haftada yüzde 5,13, son bir ayda yüzde 7,99 ve son yılda yüzde 21.97 yükseldi.
İlk haftada ABD Dolarının geri dönüşü yaşandı
Dolar yıla güçlü bir başlangıç yaptı. Dolar endeksi 8 Ocak perşembe günü 98,9 seviyesine çıkarak, son bir ayın en yükseğine ulaştı. ABD Doları'nın Euro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini ölçmek için kullanılan dolar endeksi, 2025 yılında yüzde 9,4 gerileyerek 2017'den bu yana en hızlı düşüşünü kaydetmişti.
Ayrıca, dolar Euro karşısında da güçleniyor. Euro/Dolar paritesi 1,17'yi gördü. Bu Euro için Aralık 2025'ten bu yana en düşük seviye, Euro'nun haftalık değer kaybı yüzde 0,6 oldu.
ABD'de işsizlik başvuruları geçen hafta hafifçe artarak 208 bine ulaşırken, işten çıkarmalar Aralık ayında 35.553'e düşerek Temmuz 2024'ten bu yana en düşük seviyeye indi. Bu durum, işgücü piyasasının güçlü olduğunu ve yakın bir yavaşlama korkusunun azaldığını gösteriyor.
Ekim ayında ticaret açığı, ithalatın 21 ayın en düşük seviyesine inmesi ve ihracatın gümrük vergilerinden kaynaklanan dalgalanmalar nedeniyle rekor seviyeye ulaşmasıyla birlikte, Haziran 2009'dan bu yana en düşük seviye olan 29,4 milyar dolara geriledi ve 58,1 milyar dolarlık tahminin oldukça altında kaldı. Ayrıca, piyasalar ABD Merkez Bankası'nın (ED) faiz oranlarını sabit tutma olasılığını yaklaşık yüzde 90 olarak fiyatlandırıyor. Tüm bu unsurlar doların güçlenmesine neden oldu.
Petrol 2026’yla birlikte yükselişe geçti
Petrol fiyatları yılın ilk haftasında artış gösterdi. Şubat vadeli Batı Teksas ham petrolü 8 Ocak Perşembe günü 58,28 dolara kadar çıktı. Batı Teksas petrolü hafta içinde yüzde 1,81 değer kazandı. Mart vadeli Brent türü petrolün varili de 61,99 dolara çıkarken, haftalık yüzde 3 değer kazandı.
ABD fiziksel stoklarının güçlü olmasına karşın kısa vadeli arz risklerini göz önüne alan piyasa alıcı pozisyonuna geçti. Özellikle ABD'nin Venezuela'ya müdahalesi ile ham petrol satışları üzerinde daha fazla kontrol uygulama ve Venezuela bağlantılı tankerlere el koyarak yaptırımların uygulanmasını yoğunlaştırma planlarını açıklaması piyasayı yukarı çekti.
S&P 500 ve Dow Jones tarihi rekor tazeleyerek yıla başladı
Wall Street yıla yeni rekorlarla başladı. 6 Ocak Salı günü Dow Jones ve S&P 500 yeni rekorlara imza attı. S&P 500 Salı günü 6.944, Dow Jones ise 49.462 puana çıkarak yeni rekor kırdı. 8 Ocak Perşembe kapanıştı hafif düşerek S&P 500 6.921, Dow Jones da 49.266 puana indi. S&P 500'de haftalık artış yüzde 1,83, yılbaşından bu yana ise yüzde 2,5 oldu.
FED'in faiz indirimine ilişkin beklentiler, kar artışı beklentileri piyasayı desteklemeye devam etti.
Venezuela’ya yönelik askeri hamlesi sonrası enerji ve savunma hisselerinde yaşanan yükselişin yanında, yatırımcıların çip üreticilerine geri dönmesiyle, yarı iletkenler yükselişe öncülük etti; Micron, Texas Instruments, Analog Devices ve NXP yüzde 5-10 arasında değer kazandı.
Ünlü yatırımcıdan korkutan piyasa uyarısı
Bu arada ünlü yatırımcı Jim Rogers, ABD piyasalarında uzun süren yükselişin ardından büyük bir düzeltmenin kapıda olduğunu söyledi. Rogers, Venezuela’daki gelişmelerin ABD piyasalarını etkileyebileceğini belirtirken “Tüm hisseler yüksek” diyerek, yalnızca Çin ve Özbekistan hisselerini portföyünde tuttuğunu açıkladı.
Kriz kahininden Venezuela uyarısı: Oyun değişiyor
2008 küresel krizini önceden öngörmesiyle tanınan ünlü yatırımcı Michael Burry, ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunun piyasalarda görülen sakinliğin aksine orta ve uzun vadede küresel dengeleri sarsacak bir 'oyun değiştirici' olduğunu söyledi. Burry’ye göre Maduro’nun kaçırılmasıyla sonuçlanan hamle, henüz fiyatlanmayan ciddi jeopolitik ve ekonomik sonuçlar barındırıyor.
ABD'nin ticaret açığı 2009'dan beri en düşüğe indi
ABD’nin ticaret açığı, Ekim 2025'te keskin bir şekilde daralarak 29,4 milyar dolara geriledi. Bu, Eylül ayındaki revize edilmiş 48,1 milyar dolarlık rakamdan ve 58,1 milyar dolarlık açık tahminlerinin çok altında ve Haziran 2009'dan bu yana en düşük açık oldu.
Gümrük vergilerinin uygulanması, özellikle parasal olmayan altın ve ilaç ürünlerinin ithalatında büyük düşüşlere yol açtı. Parasal olmayan altın ve diğer değerli metallerde ihracat ise yüzde 2,6 artarak rekor seviye olan 302 milyar dolara ulaştı.
Euro Bölgesi işsizlik oranı beklenmedik şekilde yüzde 6,3'e geriledi
Euro Bölgesi'nde işsizlik oranı, Ekim ayındaki yüzde 6,4'ten Kasım 2025'te yüzde 6,3'e geriledi. Analistler ise oranın %6,4'te sabit kalmasını bekliyordu. İşsiz sayısı bir önceki aya göre 71.000 azalarak 10,937 milyona düşerken, bu oran Nisan ayından bu yana en düşük seviye oldu.
Bu arada, iş arayan 25 yaş altı gençleri yansıtan genç işsizlik oranı, Ekim ayındaki yüzde 14,8'den Kasım ayında yüzde 14,6'ya geriledi. Bloğun en büyük ekonomileri arasında Almanya (%3,8) ve Hollanda (%4) en düşük oranları kaydederken, İspanya (%10,4), Fransa (%7,7) ve İtalya (%5,7) en yüksek oranları kaydetti.
Bu arada, Almanya'da işsiz sayısı, zayıf ekonomi ve kış tatili nedeniyle Aralık 2025’te bir önceki aya kıyasla 23 bin artarken, iş gücü piyasasında 2010'dan beri en kötü aralık ayı rakamları görüldü.
Diğer önemli gelişmeler şöyle:
- TPAO ve ABD'li ExxonMobil arasında mutabakat zaptı imzalandı. Enerji Bakanı Alpaslan Bayraktar, "Karadeniz ve Akdeniz'deki yeni arama alanlarını ve karşılıklı olarak kararlaştırılacak diğer potansiyel uluslararası alanları kapsıyor" dedi.
- Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesindeki eski NATO kabul limanı olan Çeşmeli Limanı ve liman geri bölgesindeki taşınmazlar, "işletme hakkı devri" yöntemiyle 45 yıllığına özelleştirilecek. Özelleştirme İdaresi, ihaleye katılım için yatırılması gereken geçici teminat bedelini 70 milyon TL olarak belirledi.
- Maaşların yarısından fazlası enflasyon ve vergiye gitti. DİSK-AR’ın raporuna göre 2025’te enflasyon ve artan vergi yükü, 17 milyonu aşkın işçinin ücretlerinde en az 2,5 trilyon TL’lik erimeye yol açtı. Ortalama ücretin yarıdan fazlası kesinti, vergi ve enflasyon karşısında kayboldu.
- Goldman Sachs, gümüş fiyatlarında geçen yılki tarihi rallinin ardından da sert dalgalanmaların sürebileceği konusunda uyardı. Bankaya göre fiziki stoklardaki sıkışma ve küresel belirsizlikler, gümüşte oynaklığı yüksek tutuyor.
- ABD’de kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 120’ye ulaşması, ekonomistlerin “mali hakimiyet” uyarılarını artırdı. Eski Fed Başkanı Janet Yellen, 38 trilyon doları aşan borç nedeniyle para politikasının bütçe yükü nedeniyle etkisiz kalabileceği bir döneme girildiği endişesini dile getirdi.
- Bakırın fiyatı uluslararası piyasalarda arz endişeleriyle pound başına 6,06 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini test etti. Bakır fiyatı, geçen yıl özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları ve arza ilişkin endişelerden etkilendi.
