20 Şubat 2026

Chrıs Skınner - Elon Musk: “Ben bir uzaylıyım”

chris-skinner-elon-musk-ben-bir-uzayliyim

Elon Musk: “Ben bir uzaylıyım”

Chris Skinner

Stephen King'in bir öyküsünden uyarlanan "Chuck'ın Hayatı" filmini yeni izledim (şiddetle tavsiye ederim). Film boyunca sürekli olarak Carl Sagan'ın Kozmik Takvimi'ne atıfta bulunuluyor. Kozmik Takvim, evrenin 13,8 milyar yıllık tarihini tek bir takvim yılına sıkıştırıyor; burada 1 Ocak Büyük Patlama, 31 Aralık ise günümüzü temsil ediyor*. Bu ölçekte, modern insanlık sadece 25 dakika yaşında.

Bu, insanın kendini küçük hissetmesine neden oluyor. Ama insanda biraz da merak uyandırıyor, çünkü insanlığın en büyük dönüm noktasının 5000 yıl önce Mısır’a uzaylılar geldiğinde olduğuna ilişkin bir teori var. Bu teori piramitlerin nasıl inşa edildiği, Dünya'nın büyüklüğünün nasıl hesaplandığı gibi birçok soruya cevap verebilen bir teori.

Mısır’ın ilerleme dönemi insanlık için kuşkusuz çok büyük bir adım -uzaylıların ziyaret ettiği başka uygarlıkların olabileceği olasılığını da göz ardı etmezsek (Güney Amerika’daki mumyalara bakın)-, ve bazıları bunun tamamen uzaylı yaşam formlarının periyodik ziyaretlerinden kaynaklandığını tahmin ediyor.

Bu teorinin büyük bir kısmı, Erich von Däniken'in Tanrıların Arabaları adlı eserinin temalarından oluşuyor. Bu eser, 5.000 yıl ya da daha uzun bir süre önce uzaylı ziyaretçilerin o zaman yaşayan insanlarla iletişim kurduğu ve teknolojik gelişimimizi, dinimizi ve kültürümüzü değiştirdiğini öne sürüyor. Dahası, kitabın yazarı "antik astronotların" tanrılarla karıştırıldığına dair kanıtlar olduğuna inanıyor ve insanların bu uzaylı öncülerin soyundan geldiğini ileri sürüyor.

Ayrıca,Von Däniken'in kitabından önce ortaya çıkan Fermi Paradoksu var. Fizikçi Enrico Fermi tarafından 1950'de ileri sürülen paradoks, bu engin uzayda neden uzaylılara ilişkin bir kanıt bulamadığımızı soruyor. Yanıtı ise şöyle:

  • Samanyolu galaksisinde Güneş'e benzer milyarlarca yıldız var.
  • Büyük olasılıkla, bu yıldızların bazılarının Dünya’ya benzeyen ve üzerinde yaşam olan gezegenleri var.
  • Bu yıldızların ve dolayısıyla gezegenlerinin çoğu Güneş'ten çok daha yaşlı. Eğer Dünya benzeri gezegenler türlerinin ortak özelliklerini taşıyorsa, bazılarında çok uzun zaman önce zeki yaşam gelişmiş olabilir.
  • Bu medeniyetlerden bazılarının insanların henüz araştırma aşamasında olduğu yıldızlararası seyahati yapmış olması olasılığı var.
  • Olabileceği düşünülen yıldızlararası yolculuğun yavaş hızında bile, Samanyolu galaksisi birkaç milyon yılda tamamen geçilebilir.
  • Güneş benzeri yıldızların birçoğu Güneş'ten milyarlarca yıl daha yaşlı olduğuna göre, Dünya daha önce uzaylı medeniyetler tarafından veya en azından onların uzay araçları tarafından ziyaret edilmiş olabilir.
  • Ancak bunun gerçekleştiğine dair ikna edici bir kanıt yok.

Bütün bunlar ilginç, ama neden blogda bunun hakkında yazayım ki? Yine de, ilk kez bir Fütüristler konferansına gittiğimde, dördüncü türle  yakın karşılaşmalara ayrılmış koca bir bölüm vardı. Bunun nedeni bir gün uzaylı yaşam formlarıyla karşılaşacağımızın tahmin edilmesiydi.  Bu elbette ilginç, ve bir Star Trek ve Star Wars hayranı olarak, bir uzaylıyla tanışmak benim için harika olurdu... ama bu çok düşük bir ihtimal. Sadece iyi bir kurgu, işte bu yüzden artık Fütüristler Konferansları'na gitmiyorum.

Bununla birlikte, Elon Musk geçen hafta Davos'ta uzaylı olduğunu itiraf ettiğinde dikkatimi çekti.

BlackRock CEO'su Larry Fink, Elon Musk'a evrende yalnız olup olmadığımızı sorduğunda, Musk ‘muhtemelen evet’ cevabını verdi. Yörüngede 9.000 uydu ve uzaylıların var olduğuna ilişkin hiçbir işaret yokken Musk, insan bilincini "uçsuz bucaksız karanlıkta yanan bir mum" olarak nitelendirdi ve onu korumanın ahlaki önemini vurguladı. Musk, SpaceX sayesinde çok gezegenli bir tür haline gelmenin, başka hiçbir zeki yaşamın bulunmayabileceği bir evrende insanlığın hayatta kalmasını sağlamanın anahtarı olduğunu savundu.

Ama sonra şaka yollu bir şekilde uzaylı olduğunu söyleyerek sözlerini bitirdi. Bu ifade beni şaşırtmadı çünkü Musk garip biri, ama aynı zamanda Starlink aracılığıyla uzayda (başka gezegenlerle) bağlantı için kullandığı ve SpaceX adında yeniden kullanılabilir roketler üreten bir şirket kurduğu için de çok gezegenli bir tür inşa etme konusunda liderimiz.  Yoksa o bir uzaylı mı?

Toparlayacak olursak, geçen hafta uzaylılarla ticaret konusunda bir blog yazısı yazdım; bu, İngiltere Merkez Bankası'nda eski bir analist olan Helen McCaw’un İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey'e sorduğu ve Beyaz Saray'ın uzaylı yaşamının varlığını doğrulaması durumunda alınacak önlemleri ortaya koymasını isteyen bir soruydu.

Bütün bunlar sadece göz boyama, gösteriş ve abartıdan mı ibaret?

Kim bilir? Bildiğimiz şey şu ki, biz insanlar, bağlantı kurabileceğimiz başka bir yaşam formu bulmayı çok istiyoruz. Star Wars, Star Trek, Aliens, Dune, Doctor Who, Battlestar Galactica ve daha birçok yapımın amacı da bu zaten.

Bunlar harika yapımlar, ama gerçek şu ki, Dünya'nın ötesinde yaşam olduğuna ilişkin kanıt nerdeyse yok... yoksa var mı?

Chris Skinner'ın Scala Yayıncılık'tan çıkan kitabı 

Dijital Dönüşüm - Liderlerden Dersler: https://www.scalakitapci.com/dijital-donusum-chris-skinner

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.